4 Ağustos 2017 Cuma

geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı

bir kişi değil bu başlığa sebep ; gençliğim
gitti bitti ve artık onu düşünerek ah vah etmek boşuna
o kadar durgun sıradan bir hayatım var ki , genç olsam hareketlenecekmiş gibime geliyor
ben enerjisi yüksek bir insanım ama sevdiğim şeylerde , örneğin ev işleri enerjimi verebileceğim bir şey değil , veya işyerinde evrak dosyalama vesaire konular
ama bir sohbet esnasında farkedilir bir enerji yayarım ya da dans edip eğlenirken :)
ve gezerken
gezelim yaa niye oturuyoruz
yaşım 41 bitti 42 den gün alıyorum
Türkiye nin Karadeniz'ini görmemişim , Pamukkale 'sini Erciyes'ini görmemişim
yurtdışına ise hiç çıkmamışım
beyaz yakalı çalışanım para kazanıyorum ama harcamak için zaman bulamıyorum
ben galiba erken emekli olacağım.
bu zaman yokluğu ve eşim ile olan gezme konusundaki fikir ayrılığımız canımı sıkıyor hem de çok


sonra
durup diyorum ki
tek derdin bu olsun
evet insan sağlık ve afiyette ise ; başka şeylere kafa yorabiliyor
kafa yorduklarıma şükür


neyse ben gidip emekli olma hayali ile çalışayım
Allah'tan bugün cuma , evde oturmalı bir haftasonu da olsa kulağa hoş geliyor.

14 Mart 2017 Salı

şanslı şanssızlıklar

bende şans olsaydı dünyaya erkek olarak gelirdim diye söylendim durdum yıllarca , hamileliğimde de bebeğimin erkek olacağını öğrendiğimde onun adına mutlu oldum .Kızlar ile annelerinin arası nasıldır bilirim , kız çocuğum olsaydı bir anlamda kendim için bir şans olacaktı en iyi arkadaşım dostum sırdaşım olacaktı ama onun tarafından bakınca erkek olması iyi.


ama erkek veya kız bir evlat sahibi olabilmek , beraber sağlık ve afiyette olmak binlerce şükür sebebi.


bebeğim üç aylıkken işe başladım ben , standart doğum izni o kadar çünkü. Çok az . Yengeç burcu , evcimen ve duygusal bir kişilik olarak çok zorlandım o dönem. o zorluk öyle bir deldi ki ciğerimi bir daha çocuk yapmayacağımı anladım; tek bir annelik hakkım vardı o da yarımdı. şimdi instagramda takip ettiğim anneleri görüyorum da bebeğine kahvaltı ettiriyor. o kadar özeniyorum ki onlara. bir gün işe gelip işyerinde lazım olan anahtarları evde unuttuğumu farkedince almak için geri dönmüştüm eve . Onur kalkmış babaannesi ile kahvaltı yapıyorlardı ağzı yüzü yumurta sarısına bulanmış kara gözleri zeytin gibi açmış kocaman kocaman o hali hiç gitmedi gözümün önünden.


elbette onu babaannesi ile bırakmak bir şans. ama hiçbiriniz bu şansın bedelini ödemek zorunda kalmayın bence , kendi anneme bile minnet etmek istemem kaldı ki kayınvalideme ...


yaşadığımız yer küçük bir yer olması sebebi ile hayatımızda bazı kolaylıklar sağlıyor , ulaşım kolay ve yaşantımız olabildiğince sade , harcamalarımız düzenli ve sınırlı . Bu şansın bedeli ise bolca yalnızlık. Ailemden uzakta olmak. Eşimin ailesine fazla yakın olmak. Dengeyi kuramayışım. Arkadaş edinemeyişim ve sonrasında kitaplara sarılmam.


dedim ya şanslı şanssızlıklar



27 Aralık 2016 Salı

2016 kitap listem

1. Merhamet ( TONI MORRISON )
2. Lea ( PASCAL MERCIER )
3.Anıkolik ( PAGAN KENNEDY)
4.İsim Şehir Bitki ( YILMAZ ÖZDİL )
5.Kayıp Sicil ( SONER YALÇIN)
6.Yüreğimdeki Ülkem ( ISABEL ALLENDE)
7.Bir Düşten İbaret ( ALAN BRENNET )
8.Moskova'da Yanlış Anlama ( SIMONE DE BOUVAIR)
9.Nefes Nefese ( AYŞE KULİN)
10.Aşk Köpekliktir ( AHMET ÜMİT)
11. Britanya Yolu 22 ( AMANDA HODGKINSON)
12. Güvercinler Gittiğinde ( MERCE RODOREDA )


Hayaller haftada bir gerçekler ayda bir kitap diyor , 2016 kendime ders olsun.

12 Ekim 2016 Çarşamba

aşk


Sana yazmak

Bir taşa çivi ile harfler kazımak

Sana bakmak

Maden ocağında güneşi aramak

Sana dokunmak

Ellerin kanayarak kırık bir bardağı avuçlamak

Sana inanmak
Bir yalan olmaktır

3 Haziran 2016 Cuma

LEA

Pascal Mercier 'in Lizbon'a Gece Treni kitabını çok beğenmiştim o kadar çok beğenmiş olacağım ki kitap benimle uzun bir süre vakit geçirdi şaka bir yana beğenmekle birlikte çok geç bitirebildiğim bir kitaptı. Son kitap alışverişimde aynı yazarın Lea isimli kitabını aldım yine beğendim yine birlikte vakit geçiriyoruz aylardır elimde sürünüyor okuyamıyorum . Dönem dönem oluyor en çok da diyet döneminde okumak zor geliyor bana çünkü ben genelde sabahları okuyorum diyetteyken sabahları yürüdüğümden vakit kalmıyor ama artık hava çok sıcak ve ben bu kitabı bitirip yenisine geçmeliyim artık.
Bir diyetisyen söyle yazmış instagramda "  serotonin salgılanmasını artırmak mutlu olmanızı sağlar.tam buğday , yulaf , muz ,esmer pirinç yağlı tohumlar gibi triptofan içeren besinleri tüketmek serotonin salgılanmasını artırır ve verimliliğinizin artmasını sağlar "

İşte bu

ben her sabah muz + süt + yulaf yiyorum sonra badem ya da fındık ve öğleyin de tam buğday ekmekli sandviç

demek ki bir önceki postlardan birinde pozitifliğimden dem vurarken bilimsel bir sebebim varmış


ve bugün  3 haziran, selam olsun en sevdiğim şair Nazım Hikmet' e ölüm yıldönümünde milyon kalp

13 Mayıs 2016 Cuma

mehter takımı gibiyim


zayıflamak istediğimi tesbit ettiğimden bu yana bir duruyor bir gidiyorum bir türlü standardı tutturamadım. Bugün tartıldım 2 hafta 200 gr. eksi sadece , bu iki haftanın bir haftasonunda herşey dahil otele gitmiştik kaçırmış olmalıyım. öbür haftasonunda ise evde depresyon modunda takılırken kendimi yemeğe vermiş olmalıyım çünkü haftaiçi düzenli besleniyorum da bu haftasonları ipin ucu kaçıyor.neyse durmak yok yola devam.ama moralim bozulmadı desem yalan olur.diyetisyenim yeni liste yaptı daha düşük kalorili ve biraz daha ayranı yoğurdu bol bir liste. bugün cuma olduğundan eski listeme devam ettim haftasonu kafama göre takılıyorum zaten hiç diyet modunda olasım gelmiyor.yani pazatesi yeni bir liste ile merhaba diyeceğim haftaya.lütfen artık biraz kilo veriyim yaa .biraz da tuhaf bir enerji düşüklüğü var yürüyesim de gelmiyor pek çıkıyorum bir mağzaya markete girip yürümekten vazgeçiveriyorum .biraz da ısınan ısınmayan yağan yağmayan bir dağılan bir yığılan bulutlu havalar ile alakalı olabilir mi acaba ? 

6 Mayıs 2016 Cuma

sen bana yağmur ol efendim

yağmur ne güzel şey ;ne çok özledik onu .seneler önceki bir anım aklıma geldi
kızkardeşim ve ben çıralıdayız , aylardan ağustos . bungalowda kalıyoruz etrafımız ağaçlık . yağmur denizdeyken başladı biraz yağmur altında yüzdük sonra geldik bungalowa duş aldık kahvemizi de alıp oturup yağmuru dinledik . o günü yeniden yaşamak isterdim . gerçi o yağmur bizi bir kaç gün sonra Antalya merkezde de yakaladı işte o zaman rezil olduk . dingin ve sakin bir yerde yağmur daha bir başka yakışıyor doğaya sanki. işte haftanın son işgününde aklımda sadece ve sadece yaz tatili hayalleri olması gerekirken evde yağmur izleyerek bi fincan çay içmek hayali kurmama sebep bulutlu havalara selam olsun.

kilo verme çabamda -6 dayım , tabii ki diyetime harfi harfine uymadığım ve günlük yürüyüşlerimi istediğim gibi yapamadığım için çok yavaş kilo veriyorum ama birincisi 8 şubattan beridir kilo almadım. ve yavaş da olsa 6 kilo verdim. Herşeyden önemlisi sağlık. Bu gelişmelerin benim açımdan değeri budur , yoksa estetik kaygıları olan bir insan değilim nedense hiç olmadım. Fakat şu bel ağrıları belimi büktü . ayrıca kaçamaklar olsa da genel olarak sağlıklı gıdalarla beslendiğim için metabolizmamdaki hal ve gidişat ruhuma da yansıdı nispeten daha pozitif buluyorum ruh halimi.