10 Ekim 2017 Salı

yoğun ve yorgun geçen aylar

kısaca bu başlıkta özetleyebileceğim ağustos ve eylül aylarını uzun uzun anlatayım :


ağustos 12 de istanbula gittik düğün vardı eşimin ablasının oğlu evlendi
ben yalnız döndüm , sadece haftasonu için istanbula gidip gelmekse yorucuydu
gelince bir kaç gece evde yalnız kaldım ve biraz temizlik felan yaptım hiç de keyfini çıkaramadım
zaten eşimle oğlum geldikten sonra da tatile gidecektik biraz da valiz işlerim oldu derken çıktık yola tatile gittik , kayınvalidem İstanbul'da kalmıştı , bizim tatil de güzel geçiyordu ta ki İstanbul'dan bir haber gelene kadar , kayınalidem kalp krizi geçirmiş. Biz toparlanıp gelene kadar da zaten vefat etti. Geldik onu yerleştirdik , sonra kurban bayramı felan işte gelen giden oldu derken Oğlum 'u annemlere bıraktık okul açılana kadar diye çünkü ona kayınvalidem bakıyordu. Kuzum çok üzüldü .
Okul açılana kadar iki hafta oğlumdan ayrı geçti bayağı zorlandım , okul çıkışında evde yalnız kalmasına içim elvermedi , bir bakıcı yerine bir etüt merkezi ayarladık o da Onur' a çok iyi geldi. Gerçi ilk gün uzun bir yaz tatilinden sonra hem okula hem de etüte gidince yorulmuş olacak ki kuzu   " arkadaşlarımın yerinde olmayı çok isterdim " dedi bana, okuldan sonra bahçede oynadıklarını kastederek .Ben de ona iki günlük haftasonundan sonra her pazartesi işe gitmenin bana nasıl zor geldiğini , 90 günlük kocaa yaz tatilinden sonra bu hissettiklerinin normal olduğunu ve geçeceğini anlattım. Etüt hocaları genç , dinamik ve eğlenceli. Tam da dediğim gibi çabuk alıştı ve seviyor . Bunca acıya rağmen Onur'un düzenini oturtabilmiş olmak bir şans oldu benim için. Okulun ilk günü eşim rahatsızlandı , karnı ağrıyordu , akşam yemeğini yemedi ,Onur 'da bi ara ağlamaya başladı . Ne oldu diye sordum "babaanneme üzülüyorum" dedi ama ben durup dururken böyle ağlamasına pek anlam veremedim "emin misin baban bizimle yemek yemedi hasta diye mi üzüldün yoksa" dedim. "Evet ama o sadece hasta ona üzüldüm desem babaanneme ayıp olur diye babaanne dedim " şeklinde beni şaşırtan üzen bir cevap verdi , babamız 3 gün o ağrıyı çekti .Doktor önce gaz dedi sonra fıtık dedi en sonunda kan tahliline bakıp apandisti patlamış acil ameliyat dedi. Verilmiş sadakamız varmış heralde biraz daha teşhis koyamasaydı ne olurdu düşünmek bile istemiyorum. Allah'tan onun ağrılarını ve ameliyat olma ihtimalini anneme telefonda bahsediyordum da , anne yetiş dememe kalmadı annem zaten trendeyim dedi düşünceli kadın sağolsun. Ben işten direk hastaneye koşarken o da Onur'un etüt çıkışına eve yetişti. Yoksa Onur komşuda falan kalacaktı heralde . Üç gün hastanede kaldık , servis çok yoğundu ve odada yalnız değildik uyumak falan zor oldu. Bu arada tatil , vefat , hastane derken işten aldığım izinler üst üste gelmişti izin alamazdım. Eşime 1 ay rapor verdiler , bir süre evde onunla ilgilenmek istedim ameliyat yapılan hastaneden bana rapor vermediler , aile sağlığı merkezine gittim aile doktorumuza anlattım o da vermedi. Çaresiz işe gittim , yolda giderken kendimi çok kötü hissettim dolmuştan inip yakınlardaki özel bir tıp merkezine gittim . Doktora kendimi iyi hissetmediğimi söyledim tansiyonumu ölçtü 16 , hemen yatırdı beni işe yollamadı . . Orda yatarken bir de dil altı hapı vererek tansiyonumu 11 e indirdi. Sağolsun 5 gün de rapor verdi. Böylece hem kendim dinlenebildim hem de eşimle evde ilgilenebildim . Tüm bunlar olurken tarih ekim oldu bile biliyor musunuz. Ama bitmedi ,geçtiğimiz cuma da evde bir anda boğazım acımaya başladı , tüm haftasonu tırnaklarımdan saç diplerime kadar her yerim ağrıdı ağrıdı . pazartesi işe geldiğimde sesim çıkmıyordu. müdürüm akşama doğru iyica konuşamadığımı farkedince doktora gönderdi beni .doktor da ses tellerim iltihaplandığını tahriş olduğunu söyledi. aldığım izin ve raporlar haddini aşınca şu anda işteyim ,hiç konuşmadan çalıştım sayılır bugün , antibiyotik tedavi edecek inşallah bununla geçmiş olur.
Fakat o kadar yoğun bir süreçti ki , ne kadar yorgunum anlatamam.
Rahmetli kayınvalidem bizde kalırdı.Onur umun doğurmayan annesi sayılır o büyüttü. hem Onur ile ilgileniyor hem de sağolsun yemeğimizi yapıyordu , ben işten çok geç çıktığım için bu yardımı çok büyük bir nimetti bizim için. Artık becerikli ben :) yapıyorum yemekleri. Haftasonum mutfakta geçiyor desem yeridir, Onur okuldan direk etüte geçtiğinden beslenme de hazırlıyorum , haftanın ilk günleri için yemek de. Günlerden çarşambaya gelince yemek bitmiş oluyor ama en azından hergün makarna veya kahvaltı olmuyor bu iki günlük yemekler sayesinde. Bir de onur ve babası öğle yemeklerini de evde yiyor bu nedenle miktar ve çeşit çok oluyor. Mutfak hikayelerimi başka sefere bırakıp postu yayınlayayım ...

4 Ağustos 2017 Cuma

geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı

bir kişi değil bu başlığa sebep ; gençliğim
gitti bitti ve artık onu düşünerek ah vah etmek boşuna
o kadar durgun sıradan bir hayatım var ki , genç olsam hareketlenecekmiş gibime geliyor
ben enerjisi yüksek bir insanım ama sevdiğim şeylerde , örneğin ev işleri enerjimi verebileceğim bir şey değil , veya işyerinde evrak dosyalama vesaire konular
ama bir sohbet esnasında farkedilir bir enerji yayarım ya da dans edip eğlenirken :)
ve gezerken
gezelim yaa niye oturuyoruz
yaşım 41 bitti 42 den gün alıyorum
Türkiye nin Karadeniz'ini görmemişim , Pamukkale 'sini Erciyes'ini görmemişim
yurtdışına ise hiç çıkmamışım
beyaz yakalı çalışanım para kazanıyorum ama harcamak için zaman bulamıyorum
ben galiba erken emekli olacağım.
bu zaman yokluğu ve eşim ile olan gezme konusundaki fikir ayrılığımız canımı sıkıyor hem de çok


sonra
durup diyorum ki
tek derdin bu olsun
evet insan sağlık ve afiyette ise ; başka şeylere kafa yorabiliyor
kafa yorduklarıma şükür


neyse ben gidip emekli olma hayali ile çalışayım
Allah'tan bugün cuma , evde oturmalı bir haftasonu da olsa kulağa hoş geliyor.

14 Mart 2017 Salı

şanslı şanssızlıklar

bende şans olsaydı dünyaya erkek olarak gelirdim diye söylendim durdum yıllarca , hamileliğimde de bebeğimin erkek olacağını öğrendiğimde onun adına mutlu oldum .Kızlar ile annelerinin arası nasıldır bilirim , kız çocuğum olsaydı bir anlamda kendim için bir şans olacaktı en iyi arkadaşım dostum sırdaşım olacaktı ama onun tarafından bakınca erkek olması iyi.


ama erkek veya kız bir evlat sahibi olabilmek , beraber sağlık ve afiyette olmak binlerce şükür sebebi.


bebeğim üç aylıkken işe başladım ben , standart doğum izni o kadar çünkü. Çok az . Yengeç burcu , evcimen ve duygusal bir kişilik olarak çok zorlandım o dönem. o zorluk öyle bir deldi ki ciğerimi bir daha çocuk yapmayacağımı anladım; tek bir annelik hakkım vardı o da yarımdı. şimdi instagramda takip ettiğim anneleri görüyorum da bebeğine kahvaltı ettiriyor. o kadar özeniyorum ki onlara. bir gün işe gelip işyerinde lazım olan anahtarları evde unuttuğumu farkedince almak için geri dönmüştüm eve . Onur kalkmış babaannesi ile kahvaltı yapıyorlardı ağzı yüzü yumurta sarısına bulanmış kara gözleri zeytin gibi açmış kocaman kocaman o hali hiç gitmedi gözümün önünden.


elbette onu babaannesi ile bırakmak bir şans. ama hiçbiriniz bu şansın bedelini ödemek zorunda kalmayın bence , kendi anneme bile minnet etmek istemem kaldı ki kayınvalideme ...


yaşadığımız yer küçük bir yer olması sebebi ile hayatımızda bazı kolaylıklar sağlıyor , ulaşım kolay ve yaşantımız olabildiğince sade , harcamalarımız düzenli ve sınırlı . Bu şansın bedeli ise bolca yalnızlık. Ailemden uzakta olmak. Eşimin ailesine fazla yakın olmak. Dengeyi kuramayışım. Arkadaş edinemeyişim ve sonrasında kitaplara sarılmam.


dedim ya şanslı şanssızlıklar



27 Aralık 2016 Salı

2016 kitap listem

1. Merhamet ( TONI MORRISON )
2. Lea ( PASCAL MERCIER )
3.Anıkolik ( PAGAN KENNEDY)
4.İsim Şehir Bitki ( YILMAZ ÖZDİL )
5.Kayıp Sicil ( SONER YALÇIN)
6.Yüreğimdeki Ülkem ( ISABEL ALLENDE)
7.Bir Düşten İbaret ( ALAN BRENNET )
8.Moskova'da Yanlış Anlama ( SIMONE DE BOUVAIR)
9.Nefes Nefese ( AYŞE KULİN)
10.Aşk Köpekliktir ( AHMET ÜMİT)
11. Britanya Yolu 22 ( AMANDA HODGKINSON)
12. Güvercinler Gittiğinde ( MERCE RODOREDA )


Hayaller haftada bir gerçekler ayda bir kitap diyor , 2016 kendime ders olsun.

12 Ekim 2016 Çarşamba

aşk


Sana yazmak

Bir taşa çivi ile harfler kazımak

Sana bakmak

Maden ocağında güneşi aramak

Sana dokunmak

Ellerin kanayarak kırık bir bardağı avuçlamak

Sana inanmak
Bir yalan olmaktır

3 Haziran 2016 Cuma

LEA

Pascal Mercier 'in Lizbon'a Gece Treni kitabını çok beğenmiştim o kadar çok beğenmiş olacağım ki kitap benimle uzun bir süre vakit geçirdi şaka bir yana beğenmekle birlikte çok geç bitirebildiğim bir kitaptı. Son kitap alışverişimde aynı yazarın Lea isimli kitabını aldım yine beğendim yine birlikte vakit geçiriyoruz aylardır elimde sürünüyor okuyamıyorum . Dönem dönem oluyor en çok da diyet döneminde okumak zor geliyor bana çünkü ben genelde sabahları okuyorum diyetteyken sabahları yürüdüğümden vakit kalmıyor ama artık hava çok sıcak ve ben bu kitabı bitirip yenisine geçmeliyim artık.
Bir diyetisyen söyle yazmış instagramda "  serotonin salgılanmasını artırmak mutlu olmanızı sağlar.tam buğday , yulaf , muz ,esmer pirinç yağlı tohumlar gibi triptofan içeren besinleri tüketmek serotonin salgılanmasını artırır ve verimliliğinizin artmasını sağlar "

İşte bu

ben her sabah muz + süt + yulaf yiyorum sonra badem ya da fındık ve öğleyin de tam buğday ekmekli sandviç

demek ki bir önceki postlardan birinde pozitifliğimden dem vurarken bilimsel bir sebebim varmış


ve bugün  3 haziran, selam olsun en sevdiğim şair Nazım Hikmet' e ölüm yıldönümünde milyon kalp

13 Mayıs 2016 Cuma

mehter takımı gibiyim


zayıflamak istediğimi tesbit ettiğimden bu yana bir duruyor bir gidiyorum bir türlü standardı tutturamadım. Bugün tartıldım 2 hafta 200 gr. eksi sadece , bu iki haftanın bir haftasonunda herşey dahil otele gitmiştik kaçırmış olmalıyım. öbür haftasonunda ise evde depresyon modunda takılırken kendimi yemeğe vermiş olmalıyım çünkü haftaiçi düzenli besleniyorum da bu haftasonları ipin ucu kaçıyor.neyse durmak yok yola devam.ama moralim bozulmadı desem yalan olur.diyetisyenim yeni liste yaptı daha düşük kalorili ve biraz daha ayranı yoğurdu bol bir liste. bugün cuma olduğundan eski listeme devam ettim haftasonu kafama göre takılıyorum zaten hiç diyet modunda olasım gelmiyor.yani pazatesi yeni bir liste ile merhaba diyeceğim haftaya.lütfen artık biraz kilo veriyim yaa .biraz da tuhaf bir enerji düşüklüğü var yürüyesim de gelmiyor pek çıkıyorum bir mağzaya markete girip yürümekten vazgeçiveriyorum .biraz da ısınan ısınmayan yağan yağmayan bir dağılan bir yığılan bulutlu havalar ile alakalı olabilir mi acaba ?