19 Haziran 2007 Salı

Biz

Şafakla olanlardan sonra keyfim yoktu.İş arkadaşım Çilek internette arkadaşlık sitelerinden birine girmişti.Onu iyi tanıyordum gayet aklıbaşında birisiydi ve bu işten keyif alıyordu.Sohbet ediyoruz maille ; sen zaten yazmayı çok seviyorsun bence dene şeklinde bana tavsiyede bulundu.Ben de onu dinledim. Bu internet sitesinde Çilek ve ben varsam bizim gibi aklı başında kişiler de vardır mesele onları seçmekte ve dikkatli olmakta dedim.Gerçekten o günden beri internet yolu ile birkaç kişi tanıdım, yüzyüze de tanıştık .Çok hoş arkadaşlıklar kurdum,ve biri de eşim oldu. Bana zarar verebilecek bişey yaşamadım çok şükür.Biraz şans biraz da dikkatli olmam sayesinde. Şimdiki eşim Mert ile birbirimize mail yollamaya başladığımızda ; o çok resmiydi yazdıklarında. Uzun süre de bu mesafeyi korudu. Ben diğer herkesin bir anda samimileşmesine karşın onun soğuk tavrından etkilenmiştim. Tanışmamızdan aylar sonra ilk telefon görüşmemiz gerçekleştiğinde hala sizli bizli konuşuyorduk.Yakın şehirlerde oturuyorduk bu sayede bir süre sonra buluşmalar başladı.İlk buluşmamızda fotoğraf bile görmemiştik buna rağmen artık çok iyi bildiğim biriyle yanyanaydım. Hakkında bildiklerime yenileri ekleniyordu zaman geçtikçe ve onu tanıdıkça farklılığından daha çok etkileniyordum.Mert bir Çerkes ,bunun farklı oluşuna biraz etkisi vardır diye yazdım bunu. Hem tipi farklı ,o çok yakışıklı ; hem de terbiyesi , çok saygılı nazik biri. Benim arkadaşlarım da iyi kişilerdi ama bu saygı ve nezaket bizim nesilde yerini başka şeylere bırakmıştı.Rahat ve laubali tavırlara ... Onlar bana küçükmüş gibi gelirdi hep Mert ise boy boy büyüktü bana kalırsa .Neyse işte görünen o ki ben ondan hoşlanmıştım.Oysa mantıklı değildi ona aşık olmam ,birbirimize uygun değildik . Yaşadığımız hayatlar farklıydı,zevklerimiz çok farklıydı ,eğitim seviyemiz farklıydı .Tüm bunları en başından beri bildiğim halde onunla neden görüşmeye mailleşmeye ya da telefonlaşmaya devam ettiğimi bilmiyorum.Aslında beni çok etkileyen bi şey var ; ilk telefonlaşmaya başladığımızda ben böbreğimde oluşan taş nedeniyle rahatsızlanmıştım ,hastaneye gittim ama tek başıma gitmek zorunda kaldım , ağrının şiddetinden davranışlarımı kontrol edemiyordum,doktor eve git bol su iç düşer demişti ama benim eve gitmeyi becermem mümkün değildi. Tesadüf o esnada telefonla aradı beni ve eve gitmemi sağladı.O aramasa ağlayıp oturacaktım hastane bahçesinde.Bana yakın davranmış ,cesaret vermiş ,yalnız olmadığımı hissettirmişti. Taksi tut dedi paran yoksa eve gidince komşudan iste dedi ( o başka şehirde yaşıyordu yoksa eminim gelirdi ) sonrasında da her saat arayıp su içtin mi düştü mü diye sordu.Gecenin bir yarısı olmuştu ama hala aklı bendeydi ve telefon ediyordu.Mert tüm soru işaretlerimi işte bu davranışı ile yıkıp kalbimi kazandı.

.Hastalığımın bir faydası oldu anlaşılan bize Sonra güzel vakit geçirmeye başladık , haftasonlarımızı beraber geçiriyorduk , hafta içi de telefonla görüşüyorduk .Tatil vakti gelince beraber Bodruma gittik . Bu birbirimizi daha iyi tanımamıza fırsat verdi .Orada ilk kavgamızı ettik ben valizimi toplayıp döndüm.Bu inişli çıkışlı günlerin başlangıcıydı. Mert ile internette tanışmamızdan tam üç buçuk yıl sonra evlendik ,geçen süreçte çok kavga ettik. Hala da ederiz .Ama sonrasında barışmayı başardık her seferinde ;er ya da geç . Bilmem bu bizim bağlılığımızı kuvvetlendiriyor mu yoksa inceliyor mu ipler ,yaşayıp göreceğiz

.Ama bana çok iş düşüyor. Sabırlı olmam gerekiyor ,güçlü olmam gerekiyor ve inanmam gerekiyor .

1 yorum:

Butejoy dedi ki...

ortak nokta: böbrek taşı düşürdüm bende:))uffff ne sancı ama...
ya biliyor musun?
yazdıklarını okuyunca şöle dedim kendi kendime:
kader diye bir şey var ve mert senın kaderınmış -senın de dediğin gibi arabesk bir cümle olasa da...