30 Temmuz 2007 Pazartesi

Ev işleri

Ev işleri ile başım dertte. Ben mi yavaş ve tembelim yoksa gerçekten mi vaktim az? bunu tesbit etmem lazım.Çünkü huzursuzum , bir an geliyor kendime kızıyorum başka bir an geliyor kendime hak veriyorum
Aslında eşim de iş yapıyor evde bana yardım ediyor bununla beraber ana arterlerin kontrolü yine benim elimde ; ve o düşünüyor ki ben de yardım ediyorum buna rağmen neden bizim evimiz düzgün temiz olmuyor ,öyle olursa yaşam kalitemiz artar diyor.Haklı,ama kendi kendimi üzdüğüm yetmezmiş gibi bu konuda bir de onunla tartışıyoruz
Başka bir boyut ise ; yemek. Ben her ne kadar kilolu bir insan olsam da hayatım boyunca yemek hiçbir zaman önem arz etmedi benim için , haşlayıp kabak yerim , domates peynire eyvallah derim çayı üç gün beklemiş olsa da ısıtır içerim.Damak zevkinden yoksunum
Ve yemek yapamıyorum.Yani ne yaptıysam “güzel” olmadı.Mutlaka malzemeleri telef ediyorum.Yemek yapmak bana zevk vermiyor,isteyerek yapmayınca da doğrudan lezzetsiz oluyor zaten .
Öyle bir yerde yaşıyoruz ki çeşit çeşit restoranlar var da biz mi gitmiyoruz tek takılabileceğimiz et lokantaları hal böyle olunca ve de cebimiz biraz boş olduğundan evde yemek zorundayız.
Hani davul bile dengi dengine diye bir laf var ya kim söylemişse doğru söylemiş. Şimdi ben eşimi küçümsemek için bunu söylemiyorum ,ama biz farklıyız yaşamdan beklentilerimiz farklı bunu söylüyorum.O yaşamdan beklentilerine paralel olarak evleneceği kadından da bazı şeyler beklemiş hep.Oysa ben o kadın değilim .Ama bana aşık oldu n’apsın
Ben de ,kırk yıl düşünsem bunları dert edeceğim aklıma gelmezdi ,çünkü 30 yaşıma kadar “konularım” arasına hiç girmemişti ev işleri. Ama bu konuya ilgisi olan bir çevreye glein geldim.Eşimin annesi benim yanımda başkasının gelinini becerikli olmadığı için ayıplıyor,bir yere ziyarete gidince kendisine yapılan ikramı önemsiyor aynı şekilde konuklarına sunacağı ikramlara da hayli özeniyor.Örneğin günü varmış ,hazırlık için birgün önceden mantı yapmışlar komşusunun yardımı ile.Ancak beğenmemiş komşunun yaptıklarını ; hem yufkası kalınmış hem de iri bükülmüş. Yardımcı olan komşuyu kırmamak için bir şey söylememiş o gidince yeniden hamur ve malzeme hazırlayıp bu kez tek başına minicik minicik mantıyı hazırlamış gece yarısına kadar uğraşmış.Bunu anlatınca ben kendimden utandım ,o yaşta bu durumda ve ben daha mantının Msine gelemedim ,hazır mantıyı alıp yoğurtlamaktan acizim ,ciddiyim
İşte arkadaşlar şimdi bir de bunları sorun etmeme esas sebep ; bebek. Yani ben kendimi ve eşimi , iki kişiyi idare edemezken çocuğum olunca naapıcam ? Korkum had safhada anlatamam.

2 yorum:

Butejoy dedi ki...

tabı evlenmeden önce aşktan sebep düşünmüo insan galiba bu ayrıntıları.....kaynanada becerıklı olunca galiba işler daha da zorlaşıyor....
sen balıksın senı susuz bırakmasınlar.....

archisugar dedi ki...

Merhaba! Ben de geldim! Insan evlenene kadar ev isleri nasil idare ediliyormus anlamiyor, degil mi... Cocuk doguruncaya kadar da anne olmanin ne zor bir is oldugunu. Insan annesine nasil da hak veriyor, simdi. Oysa ki 15 yasinda ev isleri ve cocuklarin daginikligindan, vurdum duymazligindan sikayet eden annemizi nasil da "anlayamaz"dik.
:-)

Neyse... Cocuk olunca isler daha da zorlasiyor tabi ama ne olur panik olma. Kendini zorlama. Seni bu kadar stres yapanin biraz da kayinvaliden oldugunu dusunuyorum. Ev biraz kirli, olsun... Yemekte makarna var, ne olacak ki... Elinden bu kadar geliyorsa ne yapabilirsin ki...

Kolay yemekler bulmayi denedin mi? Yani oyle manti gibi (kayinvalide de abartmis yani) saatler suren yemekler degil de oyle 10 dakikada hazir olan seyler...

Ev islerine de bir program yapin esinle.Ornegin sadece pazar gunu 3 saat temizlik yapilacak ve birlikte yapilacak gibi. O zaman en azindan hafta ici stres olmazsin.

Bilmem, ilk aklima gelenler bunlar...

Sevgiler :-)))