27 Temmuz 2007 Cuma

yüzüyordum uğradım

bu kadar karasal bir habitatın olsun ama sen git balık ol,tabii mutsuz olursun.annem beni yanlış coğrafyada doğurmuş.biraz daha güneye gidivercekti hepsi o.şimdi ben yılda 3 gün işimden izin koparabilirsem ve kocamı ikna edebilirsem su yüzü görücem.pullarım dökülmez mi?herkesler tatile gidiyo ben klima havası teneffüs etmekten boğuluyorum.akşam balkonda aydedemle buluşalım diye çıkıyorum buram buram sıcak hava dolayısı ile yine odaya kaçış.serinlik versin diye dondurma yiyorum,bi tek o güzel.en son Sezgin Kaymaz'ın Zİndankale isimli kitabını okudum.Ankara yı özletti bu kitap bana.Kalkıp gidivereceğim ama kocamsız naparım orada.sanki solungaçlarım o benim.değiltabii ki.ama kural bu bozulamaz.birarada yaşanıcak.sizce evli olup da ayrı şehirlerde yaşamak nasıl olur?bir arkadaşım 3 hafta önce evlendi eşi Antalyada o Ankarada ,yine bir diğeri ,5 yaşında da kızı var aynı kaderi paylaşıyor.bizde bunun lafı bile edilmez.mesela ben kariyerim için Ankara da kalmış olsam = evlenmezdi. bu kadar basit.ben şimdi yeni bir kitaba başlıycam.gerçi kitap da eski ben alalı da epey oldu.pekinde sonbahar" acaba onu okuyunca pekine mi gidesim gelir.yok yok benim şu an gidesim olan yer "kazdağları" ve mümkünse "manici kasrı"
herkese "yeşil, serin,su " içeren günler ve de bana da :) dilerim.
ps. şimdi erkek kardeşim aradı , yarın gelin beyşehir gölündeki adaya gidicez dedi.ben de tam "su su su" diyordum duydu mu ne:)

1 yorum:

etipuf'un paleti dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.