3 Ağustos 2007 Cuma

2.post

öğle arasında aradı,"hanım napıyosun"dedi, iyiyim (?) cevabını verdim de ağladım tabi hemen anında.kapattık.biraz ağlayıp durulup konuşabilecek duruma gelince ben onu aradım, "aşkım"diye konuşmaya başladı ve devamında "akşam çıkışta alırım" dedi "nereye gitcem benim ne işim olur ki dışarda "dedi. kapattık.bir de mesaj yazmış "s.s."
iyi hoş
bu hep oluyor zaten
biliyorum zaten bu gece de küs uyursak bile en geç yarın barışırdık
hep barışmadık mı
hep ben özür dileye dileye diimde tüy bitince , o da " bak bu sefer son" diyip affetmedi mi ... burdan bakınca hep ben sebep oluyormuşum gibi gelse de aslında benim tolerans limitlerim yüksek olduğundan onun pek çok ıvır zıvırına takılmadığımdan hiç küsen ben olmadım.oysa onun limiti düşük, bir saniye içinde bir hareketim bir sözüm yüzünden , kabahat sahibi oluveriyorum.
yani barıştık
ama ben hala üzgünüm hala çok sıkıntılıyım
bu hallerini gördükçe "yok sana çocuk mocuk"diyorum içimden
evet bu kadar ani ve sert kararlar verebilen bu kararlarla insanı bu kadar acıtabilen bir baba(?)
benim babam da böyleydi
ben babamı çok severim ama çok da üzülmüşümdür onun yüzünden
ve en çok da annemi üzmesine üzülmüşümdür
ve kendi çocuğum aynısını yaşasın istemiyorum!
gel gör ki ben annem gibi "mülayım" ,eşim babam gibi "keskin nişancı"
nasıl da benzemişiz.
yani şu an itibariyle çocuk istemiyorum kararındayım
bizim evlilik ortamımız bebek için yeterince olgun değil.
bizim evlilik olgunlaşınca ise ; bedenim için işten geçmiş olabilir ama napıyım.

1 yorum:

archisugar dedi ki...

En onemlisi bebegin mutlu ortamda buyumesi. Hazir olana kadar beklemek en dogrusu... Umarim sakin sular yakindadir. Sevgiler...
Esra