4 Ağustos 2007 Cumartesi

falan filan

gitme ellerim
daha yaprakları var sayılacak bu sonbaharın
gitme ellerim
misket oynayacağız daha çocuklarla
gitme ellerim
güller toplayıp güneşe sunacağız daha
gitme ;
ellerim de değilsin sadece
herşeyimsin sen benim çünkü
gitme

sevgilim olarak tarihe adını yazdırmış olan birkaç şanslı(?)arasında en güzel eller kimin bilin bakalım ,tabii ki son sevgilimin,kocamın.tesadüf sadece.ama iyi ki de öyle.tabii ki seveceğim kişinin ellerine bakıp da karar verecek halim yoktu ama böyle güzel elleri olan birini sevip evlendiğim için kendimi de ayrıca tebrik ediyorum.onun elini tutmaya da bayılıyorum.arabadan inip apartmana girene kadarki yol keşke daha uzun olsa ( çünkü biz evden işe -işten eve bir yaşam sürdüğümüz için onun elini ya araba ev arasında ya da oturma odasından mutfağa kadarki koridorda tutabiliyorum) bu şiir kimbilir liseden mi kalma ; ama o zamandan belliymiş benim bu konudaki hassasiyetim demek ki
dün akşam ; küslük hiç yaşanmamış gibi davrandık , gerçi ben yine herzamanki gibi erken uyuduğum için küs olmakla olmamak arasında pek fark olmadı . ben bazen onu özlüyorum biliyor musunuz.altı gün işteyim pazarları da genelde başbaşa kalmıyoruz gelen giden oluyor ya da biz gidiyoruz ,akşamları ise çoğunlukla o TV izlerken ben mutfaktayım veya uyuyorum.
zaten benimle evlendiğine memnun olmasında bu "kumandanın ve TV koltuğunun tek hakimi" olmasının ve az dırdır çekmesinin de etkisi olduğu kanısındayım . Zaten kavgalarımızı da benim işten çıkıp uyumaya kadar "yaşadığım" bir iki saatte ediyoruz ,hani diyorum bazen yemek işini de es geçip ben direk işten gelip uyusam mı? işyerinde sürekli klima açık olduğundan diyorum başım ağrıyor ve akşamı zor ediyorum , uyku bu yüzden bu aralar beni esir alıyor.
bir balığım vardı benim ; filiz. işyerinde bir fanusta yaşardı, herkes niye eve götürmediğimi sorardı,saçma.ben evde onu göremem ki derdim.evet ,işyerinde daha fazla "uyanık" zaman geçirdiğim kesin.Neyse filiz bizimle iki yıl yaşadı,çok güzeldi zaten ,nazara gelmediğine şaşıyorum.Sonra benim tayinim çıktı ,Ankaraya taşınıyorum diye onu anneme teslim ettim.Arada bir gelip görüyordum iyiydi .Ama sonra baktım kavonozdaki başkası.Annem yavrum ben anlamıycam sanmış aynı renk balığı almış ama anladım .Neyse o da öldü.Şimdi küçük umut ( bkz: http://seatoland.blogspot.com/2007/04/umut.html) için alınan mor güzel var o fanusta ,ismi mor güzel değil ama söyliycem kızmayın"dümbük"

Hiç yorum yok: