1 Ağustos 2007 Çarşamba

ve perde !!!

Yaşadığım şehir münasebetiyle tiyatro ve sinemayla oldukça geç tanıştım ,yoktu .Sinema sosyal bir aktivite olmanın ötesine geçmedi ,hani arkadaşlarla buluşup gidilen.Ama tiyatro öyle olmadı, yani biraz daha cesur olsam ,biraz daha kendime güvensem herşeyi bir yana bırakıp tiyatro sanatçısı olmayı bile düşünürdüm. İzlerken duyduğum heyecanı hesaba katarsak sahnede iken neler olurdu kim bilir? Gerçi bu duyguyu kıyısından yakalama fırsatı da buldum.6 yedi yıl önceydi; üyesi olduğum derneğin gençleri olarak bir tiyatro kolu oluşturup , içimizden yetenekli bir hocamızın kaleme aldığı kimi şiir kimi anektod ile süslenmiş bir oyunu sahneledik.Bu iş bir yıl kadar sürdü hem yaşadığımız kentte hem de yakın çevrede .O günler hayatımda apayrı bir yere sahiptir zaten.Her yolculuk ayrı bir heyecan ayrı bir zevktir.Otobüste onca becerisi olan genç birarada iken yollar uzamaz aksine kısalırdı.Şarkılar oyunlar derken hemencecik varılacak yere gelinir otobüsten inilip sahne alınacak yere gidilir ve kendi çapımızda hazırlıklar yapılırdı ,makyöz olarak tayin ettiğimiz arkadaşımız bizleri birer “maymuna” çevirse de ,heyecandan farketmezdik. Oyunumuz ücretsiz gösterildiğinden sahne olarak ya bir okulun sahnesinden faydalanırdık ya da bahçesinde kurardık sahneyi kendimiz. Ama bir ilde bize gerçek tiyatro sahnesi ayarlamışlardı. Işıkçısıyla sesçisiyle tüm ekip de oradaydı.Ve bu beni çok heyecanlandırmıştı, aynı oyunu defalarca oynamış olmam bu heyecanı bastırmaya yetmedi. Bu yaşıma geldim ; bu denli heyecanı da bir daha tatmadım.
Anlatması çok zor , düğünümde ilk dansımda bile çok çok daha sakindim.Çünkü bu beklediğim bişeydi ,evliliği planlamaya başlayınca dansı felan da kabulleniyorsun doğrudan kanıksıyorsun yani.Ama tiyatro benim açımdan uzak bir hayaldan ibaretti ve şimdi o hayale dokunmuştum. Benden yaşça küçük ama tiyatro ile daha fazla muhabbeti olan Özgür isimli bir arkadaşımın verdiği tüyolar ve yüzüme vuran ışıklar sayesinde de karanlıktaki seyircileri göremeyişimden aldığım güç ile kendimi o sahnede değilmişim gibi hissederek oyunu tamamlamayı başardım.
Ben tek başıma izlerdim oyunları hep ,öncesinden bilet ayarlamak gerekmezdi öyle olunca , yer yoksa bile bir sandalye koyuverirlerdi kenara
Bir dönem okulda tiyatro dersi almıştım ,hocamız bazı oyunlara bilet dağıtırdı işte o zaman grup olarak giderdik .
Özel tiyatrolar benim bütçemi zorladığı için sıklıkla gidemezdim ama elbette değecek olanları seçip gidebildiğimce gittim.Ama benim için Ankara Devlet Tiyatrosu Sahnelerinde olan biten herşey müthişti:buraya gelince benim için artık “Perde kapandı”

1 yorum:

archisugar dedi ki...

Tiyatro sanirim insanin kanina isleyen bir ask. Bir giren bir daha kopamiyor. Sen, bence, ne yap et bir yolunu bul, yine kucuk de olsa bir sahne tozu yut. Icine islemis bu asktan kopma. Insan sonra yapmadiklari/yapamadiklari icin pisman oluyor.
Sevgiler... :-)
Esra