4 Eylül 2007 Salı

geçmişe mazi derler

Ankarada çalışıyorken sevgilimle evlenme hayallerimin ilk şartı benim onun yaşadığı şehre gelmemdi.Buraya gelmem içinse bir iş bulmam gerekiyordu. Ama daha ailelerimizin konudan haberi bile yoktu ki ben iş arayım.Fakat o herşey kesinleşmeden ailelere haber vermemizi de istemiyordu.Ve her şey hiçbir zaman kesinleşemiyordu. Yani kısırdöngü mü denir ondan işte. Ben bir adım atmaya karar verdim ; Ankaradaki işimden istifa edip Konyaya annemin yanına döndüm , Konyada iş aramadım , evde oturacağım dedim.Eğer evlenirsek buradan da senin yanına gelirim ; evlenene kadar ben burada oturup seni bekleyeceğim ama artık karar ver . Yok eğer evlenmeyeceksek zaten ben bu yıkımı Ankarada tek başıma atlatamam en azından annemin yanında bu dönemi atlatıp kendime Konyada bir iş bulup hayatımı yeniden kurarım. dört ay süren bu boş günlerimde birşeylerin olmasını beklerken pek de boş durmadım hergün yürüyüşümü yapıyor; havuza gidip yüzüyordum.Evde küçük umut vardı ve onunla vakit çok güzel geçiyordu. Ve ben olumlu düşünmeye çalışıyordum ; sevgilimi hiç sıkıştırmıyor zorlamıyor halimden memnun bir hava yaratıyordum .
Bir de iş görüşmesi yaptım bu arada ; olumlu oldu. Artık o da vaktin geldiğini anlayıp annesi ile bize geldi ;annesi gelecek hafta yüzük takalım dedi.Yüzükler de takılınca artık sıra eve geldi..Ev kiralandı ; geçici oturacağımız bir ev olacaktı burası.Çünkü eşim ev almak niyetindeydi fakat benim işe başlama durumum söz konusu olduğundan ve istediğimiz gibi bir evi öyle hemen bulamayacağımız için bir ev kiralayıp en kısa zamanda evlenmemiz uygun olacaktı.Neyse kiracı olacağımız evin sahibi bizden bir yıllık kontrat istedi.Arkadaşının ablası olduğundan ev alma niyetimizi suyuna kadar biliyordu ve bir yıldan önce evden çıkacaksak oturmayalım diye de senet aldı bizden Herşeyde ağır ağır hareket eden biz bu kez acele ettik başka ev aramadık ve bu evi tuttuk. O kişiye de hak veriyordum ; çünkü kış ortasında kiracı bulamaz ve kalorifer falan sorun olur . Bizim ev bulup taşınmamız nerden baksan bir yılı bulur dedik hem bizde kış günü taşınmayı zaten istemeyiz diyerek imzaladık kontrat ve senetleri.
İşe başladım ,evi döşedik ve düğün günü aldık ; ben evimizde oturmaya başlamıştım tek başıma ; tam iki ay düğün gününü bekledim. Düğünün o kadar beklemesi de ; uygun bir yer bulamayışımızdandı. Herkesler erkenden rezervasyon yaptırdığı için bize yer kalmamıştı. Gerçi bana kalsa küçük bir nikah töreni yetecekti ama “elalem ne der” diye düğün yapıldı.Sanki “elalem” evleniyor ..
Evlenmemizden birkaç hafta sonra evi almamız büyük sürpriz oldu .Taşınmayı düşünemedik hem evin içinde bazı tadilatlar vardı hem de ev sahibine verilmiş sözümüz vardı.Bir kiracı bulsak diye düşündük ama çıkmadı. Bu arada eşimin çalıştığı şirkette işten çıkarmalar oldu ; biz de nasibimizi aldık. Yılbaşına kadar çalıştı.Ondan sonra biraz tazminat ve güle güle.
Hal böyle olunca ev sahibine çıktık. Biz iyi niyetle ev aldığımız halde sırf size söz verdik diye ve sizi mağdur etmemek için bu vakte kadar oturduk; hem bu eve aidat ödedik hem kendi evimize aidat ödedik; ayrıca evimiz boş dururken size kira ödedik.Ama artık bu masrafları kaldıramıyacağız çünkü işten çıkarılma söz konusu.Anlayış göstereceğinizi umuyoruz ve biz taşınıyoruz dedik.Anlayış felan beklemek hataymış ; senetleri alıp mahkemeye gideceğini söyledi. Eşim araya arkadaşını koydu ,biraz para verdik ve senetleri aldık. Onlarla tüm ilişkimiz bitince çok sevindim .Baştan yaptığımız hata ; bize pahalıya patladı .
Şimdi bu tüm bu olayların üstünden zaman geçince biraz rahatlamış da olsam o günlerde çok stresler yaşadım ve unutma Özlem sana ders olsun diye kayda geçtim.

17 yorum:

Mücevher Kutusu dedi ki...

Ben şu an olduğun ili merak ettim. Aşk, sevgi vs. bu kadar büyük kararlar almak cesaret ister bravo sana.

Dürüstlük ve güven insanın kalitesini belli ediyor. Yazıda senetgörünce tatmamdır dedim ve öyle oldu para bazı insanları o kadar çabuk değiştiriyor ki.

sessiz balik dedi ki...

cahil cesaretiymiş benimki karşıma ne çıkacağını bilmediğimden ; şaka şaka . ben kendimi biraz kolaya kaçmış buluyorum hepsi bu.çünkü küçük bir şehir ve korunaklı . eşim Ankaraya gelse büyük şehre karşı savaşmamız gerekecekti. oysa şimdiki durumda savaşlarımız sadece kendi içimizde.
buranın adı biraz kimliğimi ortaya çıkarır gibi geldi kimden ve neden saklanıyorsam artık ama olsun gizemli gizemli ; nasıl ?

FECFAC: dedi ki...

çook geçmiş olsun.Ucuz atlatılmış tecrübelerden walla bence.Tabi yaşayan sensin neye patladı sen bilirsin.Bendede çook var bu hikayelerden bilirim yani.
sevgiyle...

zilsizzarife'nin yeri dedi ki...

Bununlan geçmiş olsun diyelim o zaman
Neyse ki geçip gitmiş o günler.Dilerim bundan sonra herşey çok güzel olur:)

Butejoy dedi ki...

özlem ablacım,herkes kendı baktığı yerden görür misali ben başka bişi dicem:sen odtü bitir ..üstelik müh.fak...
sonra ankara'da işte bul...sevgilin seninle,onun küçük şehrinde yasamazsan evlenemeyecegını sölesin...
sen de herşeyi bırakıp onun ardından git....işte bu sadece bi kadının yapabilecei bişi biliomusun...bizler harıka varlıkklarız aslında...onlardan daha güçlü daha gözü pek...
seni seviyorum özlem ablacım...ama sen benı çok boşladın...hiç mailin gelmio artık...küçük kardesini unuttun mu?

sessiz balik dedi ki...

cümle tam olarak "sen buraya gelmezsen evlenmeyiz" gibi bir cümle değildi butejoy , yanlış anlaşılma olmasın. zaten bir cümle ile olmuyor bu işler biz üçbuçuk yıl bereber olduk ve pekçok şeyi değişik açılardan değerlendirdik sonunda onun burada mutlu olacağını burada huzurlu olacağını gördüm ben ; ve "fedakar"lık değil sadece" güçlülük" örneği göstererek geldim. o benim kadar güçlü ve mücadeleci değil çünkü. biliyorum. ve bundan kendim adına ve beni yetiştiren ailem adına gurur duyuyorum. o hep korunaklı ve sakin sularda yüzmüş ; o suları bırakmak istemedi .ama ben okyanusları dolaşmışım bu küçük denizde haydi haydi yüzerim dedim ve geldim.

Butejoy dedi ki...

işte güçlülük bu!!!
onun yerıne sen bişilşer yapıosun o yapamaz diye güçlülük ve fedakarlık...
bilmiom ben öle annadım en azından.
yanlışta olabılır tabi

TalismanDiyette dedi ki...

Selam sessizbalık,
Çok iyi etmişsin bence.. Kararlı davranman da, işini bırakıp Konya ya dönerek kısır döngüye son vermen de çok iyi olmuş..
Ya zaten insan sevdiğinin yanında olsun herşey hallolur.. Ya da uzaktan öyle geliyor :)

nagişim dedi ki...

canım akşam okudum biriken postlarını yorum bırakamadan çıktım ..
daha sık yazmaya başlamana seviniyorum:))
bizimde ev haklerimiz sizinkire benziyoo..
ev konusu da çok ilginçmiş siz iyi niyetle yaklaşmanıza rağmen ev sahibinin azizliğine uğramışsınız...
bi yere mail adresini bırakmışsın davetiye için msn ye kaydettim seni nagihan benim kabul edersen ordan da görüşebiliriz canım:))sana kanım kaynadı "arkadaşım " diyebilir miyim?:)))

Asortik Krep dedi ki...

Küçük nehirlerin güçlü balıklara daha çok ihtiyacı var bence..Çünkü okyanusta tüm balıklar savaşçı.

sessiz balik dedi ki...

çok iddialı olmayım güç vesaire gibi konularda çünkü an oluyor dayanamıyorum ; bir gün herşeyden vazgeçmekten çok korkuyorum, dayanamamak da var biyerden sonra.ama bloga yazmak, arkadaşlıklar kurmak,sessiz haykırışlarımı duyurmak bana terapi gibi geldi.Eskiye göre iyiyim bu küçük suya alıştım okyanusumu hiç aramıyorum.işallah da aramam.yani taa buralara gelip bir yorumcuk yem atanlar ; bu balık size borçlu haberiniz olsun.
~~~ >O- ~~~~

Mücevher Kutusu dedi ki...

Ne güzel yazıyorsun öylesine içten öylesine sen ki. Okudukça kendimi sana yakın hissediyorum.

Asortik Krep dedi ki...

Bize borcunu sık sık yazarak öde, olur mu?

Senin anlattıklarını ben buraya ilk geldiğimde yaşadım ve alışmam 3 yıl sürdü..Sonra bir gün Uzunbey'le yemeğe giderken içimden dedim ki ben buraya alıştım :) Bu cümleyi burada hiç kullanamayacağımı düşünen biri olarak bu beni mutlu etti :) Umarım sende mutlu olursun..Tabii içimden ne geçirdiysem hemen ona da söyledim ki bu cümleyi sanırım senelerdir bekliyordu..

sessiz balik dedi ki...

asortik sana ne diyim ; hemen bir yeni post yazıyım en iyisi.
ben üç yıl sonrayı hayal bile edemiyorum keşke bir mucize olsa

sessiz balik dedi ki...

asun , keşke ben kadar hüzne yaklaşmasan
ben kadar mücadale etmek zorunda olmasan
ama ben kadar aşık olmana bişi demiycem

Mücevher Kutusu dedi ki...

Mücadele edilince kazanılan daha da anlam oluyor. Yaşadığım aşkı devam ettirebilmek adına büyük mücadele verdim ve vermeye devam ediyorum.

benim için hiçbir anlam ifade etmediğine göre hala hüzünle tanışmamışım :)

Pretty Woman dedi ki...

yazını okurken oturdum ağladım :( Kalkıp buralardan İzmire gidişim 3buçuk ay orda iş arayışım, bulamayınca İstanbula geri dönüşüm sonra 5bucuk ay boyunca ayda bır kere onun İstanbula gelmesi benim 3 4 günlüğüne İzmire gitmem, havaalanları, Havaş, Otobüzler, Valizler, Sarılmalar Kavuşmalar, Ayrılmalar Vedalaşmalar... Ve en sonda zaten bloğumda yazanlar... İstemeye geliyoruz diyip 1 hafta geçmeden ben yapamayacağım diyerek kapatması telefonu....

Ha üzüntüden ağlamadım... Ben Güçlü idim, kendimden emindim, mücadeleci idim, herşeye hazırdım. O ise yerinde oturup kalmayı tercih etti...

Başardığını okumak beni ağlattı.. Sevinçten yani...

Sevgilerimle Sessiz balık...