20 Ekim 2007 Cumartesi

kelime oyunu : pencere

Can sıkıntısı ile dolaşıyordum sokaklarda , evden de çok uzaklaşmadan ama...
Bir evin “ fotoğrafçılık ve resim dersleri verilir” yazıyordu penceresinde ,
kapıyı çaldım
tatlı bir gülümseme ile karşılaştım
sonra da tatlı bir sohbete daldık Çağrı ile .
ordan burdan derken fotoğrafa geldi sıra , ders verir misin bana dedim , “işim bu” dedi
ben sadece pazarları boşum ama dedim ,sakıncası olmaz ama bu akşam tatile gideceğim bir ay sonra geleceğim ,dönüşte başlarız olmaz mı dedi. Tatile nereye gideceksin diye sordum “yenibayram” dedi.
Tesadüfe bak buraya kimse gitmez ama ben de çok severim sık sık giderim dedim , şaşırdı o da gerçekten buralardan “yenibayram” ı iyi bilen birisiyle tanışmak güzel dedi, o küçücük yerde nasıl karşılaşmamışız dedik. Belki de karşılaşmıştık , kim bilir? Ona Bülent Ortaçgil 'in EYLÜL AKŞAMI isimli şarkısından bahsettim .

Mail adresimizi telefonumuzu verdik birbirimize ve dönüşte haberleşiriz diyerek ayrıldık

Sabah uyandığımda hissettiğim can sıkıntısını alıp götürmüştü penceredeki o yazı ve hatta yerine hafif bir aşk başlangıcı bile getirip koymuştu. Dayanamadım ve akşam aradım onu , trenle gidecekmiş , iyi yolculuklar tekrar dedim .

Ertesi gün ilk işim ona günaydın diye başlayan bir mail atmak oldu.Vardın mı ,iyi misin demiştim yanıtsız bırakmadı. yenibayramdan haberler vererek başladı ,yazmaya . her gün yazıyordum ona ,o da bana. arada bir arıyorduk birbirimizi . Hiç tanımadığım halde seni özledim diye yazmıştı bana bir keresinde.

Evet ,ben de onu özlemiştim ama aksine ben onu sanki çok iyi tanıyordum. Eskiden çok eskiden beri tanıdığım biri gibiydi.

Dönüşünü erkene aldı , atölyede buluşacaktık .Ona bir kartpostal hazırlamıştım ve kapısına bırakmıştım o gelmeden .Zarfın üstüne de bir nazar boncuğu yapıştırmıştım . Hiç adetim değildi oysa. Atölyeye geldiğimde beni bekliyordu ,kartpostal masasının üstündeydi , sevdiğimi söyledim diye ; o hiç dinlemese de “bülent ortaçgil” albümü almıştı benim için dinledik . Birer kahve içtik.

Bana gelirken “nazar boncuğu” getirmişti yenidoğandan .Zarfın üstünde seninkini görünce şaşırdım dedi. Seninle pek çok konuda farklıyız ama bu küçük benzerlikler daha çok dikkatimi çekiyor dedi.Ben de ona “bence bir ilişkide hayata farklı pencerelerden bakmak güzeldir ,hele de dönüp sonra sevdiğine orada ne gördüğünü anlatınca gülümsemek ,en güzelidir” dedim. Elimi tuttu . Pencereye yürüdük.Baktık dışarıya. Anlat dedi: “ bir bisikletli geçti” dedim , “pedalları çeviren kızın ayakkabısı kırmızıydı” , gülümsedi.İlişkiye başladık o halde dedi

İçerden bir tablosunu getirdi. Sen kelimelerle anlattın bir ilişkiyi bak bu da benim daha önceden yaptığım bir tablo dedi. Bir kız ve bir erkek evden dışarıyı seyrediyorlar dışarda gördükleri manzara tabloda ayrıntıları ile yansıtılmıştı . Aslında aynı sokağa bakıyorlar ama farklı pencerelerden ve birinin baktığı tarafta bazı görüntüler bulanık bazıları net , diğerinde tam tersi.

Çağrı da bana, sen kelimelerle çizerken resimleri ben boyamışım tabloları , yazdığın maillerde de bunu gördüm ve sana ulaşmak için erkenden döndüm “sevgilim” dedi hadi penceremizden bakmaya devam edelim.


“ not : bu öykü bir hayal ürünüdür”

8 yorum:

Asortik Krep dedi ki...

Gerçekten..?

Butejoy dedi ki...

belki benim kagit param bi seklide done dolasa senin cebine girmistir...

olamaz mi ? olabilir....

'Annem'in kalemi... dedi ki...

Hayır yaa! Olamaz! Nefis öykülenmiş gerçek bir hikaye olduğunu sanmıştım:)

Biliyordum, demiştim! Senin sadece şiirde değil, öyküde de okunası cümlelere imza atacağını hemen hissetmiştim.:)
Çok keyifle okudum, eline sağlık.

sessiz balik dedi ki...

asortikciğim ; aslında geçmişte tanıdığım biriyle ilgili o günlerde kurduğum bir hayali bugün yazıya döktüm. öyküde gerçek olan sadece onun resim yapması. hele hele "sevgili" olma kısmı tamamen "hayal" .bildiğimiz platonik olma mevzuları işte...

sessiz balik dedi ki...

butejoyum , o şarkı var ya o şarkı
nasıl da insana yakın geliyor değil mi
etrafına iyi bak derim ben.
dolmuş kuyruğunda arkanda kim var iyi bak
belki ilerde ne olur ne olmaz

batmayan Güneş.. dedi ki...

slm..ya gerçekten muhteşem olmuş..okurken 'vay be' dedim, 'büyük aşklar tesadüflerden doğarmış derler ya gerçekten doğruymuş galiba'dedim..sonuna geldiğimde de şok oldum..ama ne olursa olsun çok güzeldi emeğine sağlık:)

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Ne güzel olmuş, dinlendirici, sakinleştirici, rahatlatıcı bir etkisi var:)

zilsizzarife'nin yeri dedi ki...

Çok güzeldi ama gözlerim parlayarak okudum sonuna kadar ama hayal ürünü yazını görünce çok üzüldüm yaa:(