21 Kasım 2007 Çarşamba

bir soru

inanılmaz durgun , yorgunum . bloglarda geziyorum , yorumlar yazıyorum ama kendimi toplayıp buraya iki satır yazamadım .
çalıştığım şirkette bir bayan arkadaşım var artık , Melda. Bir buçuk yıldır buradayım ve kimseyle iş arkadaşlığı ötesine geçen bir sohbet kuramamıştım . etrafta beyler sayıca çok , ondan kaynaklıdır belki. oysa kendimi "girişken" bilirdim .neyse , öğle yemeğine herkes gibi onikide değil de ikide gitmeye başlamıştım ; bir süre önce. bu sayede tabldotta olan yemek bana uymuyorsa en azından "çorba var mı " veya " salatayı iki ölçü verir misiniz" gibi tek cümle ile de olsa talebimi servis görevlisine iletebiliyordum , çünkü arkamda ve önümde sırada bekleyen olmayınca adam sağolsun ilgileniyordu. bu arkadaşımla da yemekhanede karşılaşır olduk meğer Melda da bu taktiği ,yemeğe geç gitme taktiğini , zaten uyguluyormuş.
kendisi benden iki üçyaş büyük ,ve bekar. ben 31imdeyim. buralarda o yaşta bekar bir bayan olmak zor. üstelik melda 'nın ailesi de şehir dışında yani yalnız mı yalnız. çok hassas , çok duygusal ama ilk bakışta öyle görünmüyor , tanıdıkça onun için endişelenmeye başladım.
işine de karışarak , bırak buraları git ailenin yanına diye söyleniyorum , hatta ona orada bir iş bulmak için neler yapabileceği hakkında tavsiyeler veriyorum , ben beş iş değiştirdiğim için.
evet ya , on yıl olmamış daha çalışma hayatım ve beş işyeri var , ortalamam iki yıldan da az.
ama tecrübe kazandım , artık işle ilgili konularda üzülmemek üzere eğitimliyim. sanıyorum öyleyim. ama emin de değilim .sizce ,

duyguları yönetebilir miyiz ? bu konuda kendimizi eğitebilir miyiz?

16 yorum:

Butterfly dedi ki...

Sanırım yönetilecek olan konu duygular olursa, iş biraz sarpa saracaktır çünkü duygular yönetilmeye karşı inanılmaz dirençliler, şöyle düşün; bir karar verirsin, kararı vermende aklın kalbinle yanyana hareket etmediği sürece illaki seni huzursuz eden bir taraf kalır, aldığın kararı uygularsın da ama bu duygularını yönetiğin anlamına gelmez çünkü o iç ses seni hiç rahat bırakmaz, ben derim ki, duygular yönetilemez ama hayat öğretir- illa öğrettirir de yönetmeyi de başka diğer çıkmaz sokakları aşmayı da. Bana göre akıl karar verme organı değildir akıl işaret eder, kalp karar verir, karar verirken bu yüzden duygular her zaman belirleyici olur ki bu bence insanın kendi için de en doğruya ulaşması için bir yoldur, daha güvenli bir yol hem de, ama yanılmak konusunu sorarsan eğer, o da başka bir boyutu bu işin:) Çok uzun olacak devam edersem en iyisi susayım:) sevgiler

sessiz balik dedi ki...

off
bir deli oldum kuyuya taş mı attım ben şimdi kelebekcim ?
amma velakin sen ne de güzel demişsin "hayat öğretir" diye vecizce
budur!

Butejoy dedi ki...

mantigimizla duygularimiz arasinda kesin karar verirsek; duygular da ona gore yon degistirebiliyor zannimca....
hersey bu secime bagli oluyor ki insan bu karari kolay veremiyor

SS dedi ki...

bunu öğrenmeye çalışıyorum desem! bakış açısını değiştirmek diyorlar aslında. olaylara karşı verdiğin tepki, senin daha önce öğrendiklerinle doğru orantılı çünkü...bir süre sonra bunlar senin alışkanlıkların haline geliyor. yani otomatik tepki veriyorsun, konu uzun gerçekten, bir o kadar da ilginç (en azından benim için) ama bunu aşmak o kadar da kolay değil. bir kitapta şunu okumuştum (belki burada bloglardan birinde yazmış olabilirim hatırlamıyorum):
alışkanlıklar, kireçlenmiş uzuvlara benzer. onlardan kurtulmak canınızı yakacaktır...(tam cümle bu olmasada özet bu idi :D )

nagişim dedi ki...

canım uzun zmandır gelmediydim sana geldim göz attım gidiyorum.. maç bitmek üzere:) sürem soluyor:))
duyguları yönetemeyiz bence onlar bizi yönetiyor ama yönlendirebiliriz belki ha ne dersin:))
özlemişim seni:)

archisugar dedi ki...

Duygulari yonetmek... Ozlemcigim sanirim bu hangi duygu olduguna bagli. Kendi acimdan cevaplayabilirim bu soruyu. Ben, hirs, aclik, is, arkadaslik, ofke gibi konularda artik duygularimi yonetmeyi ogrendim. Ancak konu sevgi ve hasret olunca is degisiyor. Sevgiyi yonetmeyi, yonlendirmeyi ogrenemedim, ogrenemeyecegim... Sevgi beni yonetiyor.

Mücevher Kutusu dedi ki...

Balıkım : Bence insan her şeyi yönetebilir. Vereceğin tepkilere her daim kendin karar veriyorsun. Bazı insanlar güçsüzdür mesela en ufak şeyde hemen dağılır. Çünkü bu kolaydır. Bazılarıysa sorun büyüdükçe daha da metanetle hal etmeye çabalar. Çevresindekilere de destek olur, kontrolü elden bırakmaz. İki kişinin aynı olaya verdiği tepkiler çok farklı olur.

Aşk mesela yanlış olduğunu ve sana zarar verdiğini canı gönülden hissedersen o büyük aşkını bir günde bitiverirsin. Kafan da bitirdin mi kalbin buna uyum sağlar. Herşey beyin ve kendini nasıl şartlandırdığınla alakalı gibime geliyor. (Hassas, duygusal,kırılgan insanlar beni çok yoruyor.)

Öykücü dedi ki...

Eğitim şart:)

Duyguları yönetebiliriz ve elbette bu konuda kendimizi eğiteb iliriz.Archisugara katılıyorum aslında.Ben de sevgi,özlem gibi duyguları yönetebilinir olarak görmüyorum.Ama bu duygular da yönlendirilebilir.

Özleminden tüm gün ağlamazsın da özlemini anlatan bir mektup yazarsın mesela.Özlem azalmaz ama kanalize olmuş olur...Gibi.

Öfke, nefret ise kesinlikle yönetilebilir bence.

Ben duygusal anlamda zayıf insanlardan genelde uzak dururum.Öfkesini kontrol edemeyen, her daim ağlak tiplerden genelde uzak duruyorum.Yardım etmeye bile çalışmıyorum çünkü bu konuda kişi yardımı ancak kendine sağlar bence.Bu tip bir yardımda bulunmaya çalışmak çok yorucu oluyor ve işe yaramıyor ne yazık ki.

Sevgiler.

Geveze Kalem dedi ki...

Zor be arkadaşım!:)
Duyguları yönetmek bir bebek büyütmek gibi canlandı gözümde.
'Hayır'ı öğretmek çaba ve zaman alır. Ne zaman, nerede, nasıl davranması gerektiğini de öyle. Ama çocuklar (çoğunlukla) bir aile için vazgeçilmezdir. Neyi ne kadar öğrendiğine, kişiliğinin bizlerle aynı paralelikte gelişip gelişmediğine bakmadan sever, korur, kollarız onları. Hangi çapta hata yaparsa yapsın -en unutulması imkansız durumları bile- görmezden gelip kucak açmaya hazırızdır.
Bütün duygularımız şımarık bir çocuk gibi hep baş tacı edilmek ister.
Zaten duygularımızın bütünü, içimizdeki uslanmayan ve hiç büyümeyen çocuktur...
...bence...;)

sessiz balik dedi ki...

butejoyum

ben mantık mı - duygular mı sorusunu kendime soramayacak kadar duygusalım . bu yüzden duygularımı eğitmem gerekiyor.

sessiz balik dedi ki...

ss
ben de aslında duygularımı değil de o duyguyu hissetiğim anda nasıl tepki vereceğimi yönetmekteyim .
sen yazınca farkettim.

sessiz balik dedi ki...

nagiş bence sen yönlendirmeye çoktan başlamışsındır ,öğretmen olunca :))

sessiz balik dedi ki...

esracım ,
ben zaten bana ve çevreme zarar veren duygularımı ,bu zararı azaltma yönünde eğitmek yolundayım
yoksa " sev sevebildiğin kadar "
diyen biriyim .

sessiz balik dedi ki...

aysuncum
duyguları değil de
tepkileri yönetmek

her duyguyu değil de
zarar verenleri yönetmek

bu gibi sonuçlar çıkıyor ... yorumlardan

sessiz balik dedi ki...

öykücüm
çok sevdim "eğitim şart" olayı süperdi
senin yorumun da benim şu sonucuma gitmeme yardım etti
duyguları değilsede tepkileri kesin eğitip yönlendirip doğru kanalize edebiliriz

sessiz balik dedi ki...

semacım bir anne olarak olaya farklı bir yorum katmışsın
tamamen hükmedeğimiz ama işine de karıştığımız çocuklar gibi duygular