12 Aralık 2007 Çarşamba

akasyalar ....

resimli bir blogum olmasını isterdim fakat teknik altyapı eksikliğinden mümkün değil ; örneğin benim bir fotoğraf makinem yok. olsa bile işyerinde bilgisayara resim yükleyip burdan yayınlamam çok doğru olmaz. fakat şimdi bir akasya dalı ,çiçekli hem de , kokusunu yayar gibi şurda salınıyor olsaydı hiç de fena olmazdı kanımca. neyse siz halledin yani hayal edin , " kendi akasyanı kendin hayal eettt , bu özgürlüğe sahip olduğunuz tek blog burası ; geeel vatandaş geeelll"
saçmalamayı burada kesip , hayatımın en güzel ılık yaz akşamlarını geçirdiğim ankarada emek dört~ bahçeli yedi ve etrafındaki caddelerde gün batımı tazeliğinde yürüyüşler yaptığım yirmilerimin sonuna selam ederim . O yürüyüşlere eşlik eden şarkılardan biri de "akasya kokan gecelerde" sözleri ile başlar ki ismi " sevdalım hayat" dır.diğer tüm livaneli şarkıları gibi bu da bir gözüme gözyaşı damlası bırakır bir gönlüme umut. insan kopyalanabilir olsaydı bu adamdan bir kopya yaptırıp evime koyardım "sen öyle sıcak sıcak bak ve gülümse bana yeter" derdim. tabii babası zülfü diye şu hayatta en kıskandığım insan olmaya adayken bana müsade ve lorke ile oh be şükür iyi ki de o değilim dedirten aylin livaneliye de dokundurmadan edemiycem keşke hiç türk müziği yapmasaymış.
cumartesi işyerinde gazetede bir yazı okudum , beyaz şova konukmuş livaneli .bir seyirci arayıp " sizi ; nazım hikmeti ve atatürkü babamdan öğrendim ben ,her sabah babamı güneş topla benim için diye uyandırdım.onu geçen yıl kaybettim.zülfü abi sizden bişey isteyebilir miyim , güneş topla benim için" demiş. ben işyeri felan dinlemedim bu satırları okurken ağladım. çünkü evet ben de babamdan dolayı tanıyıp sevmiştim nazımı ve livaneliyi ,ve ahmed arifi , ve yaşar kemali , ve hayatı ,ve insanları.babamla sevmiştim şiir okumayı , duyarak. babamla sevmiştim şarkıları , sözlerine bakarak.ve kaybetmiştim babamı ben de doyamadan ona . ağlamaz mıydım. ve hayıflandım kendime , hep erkenden uyursun özlem diye ne vardı sen de izleseydin şu programı.
sonra pazar sabah herzamanki gibi erkenden kalkıp bir kahve içtim ,kocam uyurken ütü yaptım, ekmek alma yürüyüşüne çıkacaktım ki televizyonu açtım. iyi ki de açmışım.programın tekrarı vardı.hemen kuruldum koltuğa.ve harika bir pazar sabahı yaşadım, ondan şarkı dinlemek mümkün olmadı ise de .

14 yorum:

Mücevher Kutusu dedi ki...

Babayla ilgili güzel şeyler okuduğumda bir türlü canlandıramıyorum gözümde :(
Yaşadığım yılların, kötü olan anılarının tümü babamla ne yazık ki.

Programın o kısmını haberlerde izledim, ağlamamak elde değil.

sessiz balik dedi ki...

canım benim ;
henüz yaşamadığın o kadar güzel şeyler var ki ...
ve dilerim o güzellikler öyle güçlü öyle güçlü olsunlar ki ,
yaşadığın kötü anıları bir yumrukta devirsinler !

benim çok ama çok yakın olduğum iki arkadaşım var ,babaları ile sorunları oldu hatta annelerini terketti babaları başka bir kadından kardeşleri oldu ama şimdi o günleri düşünemeyecek kadar mutlular.birinin bebişi bile var taptatlı.bana hep "allah ölüm ayrılığı versin; çünkü ölüm ancak bedeni ayırır ruhları değil biz şimdi bedenen de ruhen de ayrıyız babamızdan ve bu en kötüsü"derlerdi.

Geveze Kalem dedi ki...

Aaah ah arkadaşım, ne güzel yazmışsın ama bir o kadar da buruk!

Yazında beni yaralayan kısımlara hiç değinmeden başka şeylere geçeyim, birincisi hayal gücümüzü zorlaman bir o kadar iyiyse de eğer istersen internetten bulabileceğin fotoğraflarla bu amacına ulaşabilirsin. ;-) İkincisi kaçırdığın programların tekrarını da yine internetten izleyebilirsin. :-)) Mesela ben bir türlü izleyemediğim ama kaçırmayı istemediğim Yaprak Dökümü'nün tekrarını, internetten bir dizi kanalından, Barış'ın uyuduğu bir öğle vakti izliyorum. Veya bazen geceleri bilgisayarımı yatağıma alıp kaçırdığım vizyondaki filmleri izliyorum. Eğer istersen sana bunlar için link verebilirim. Gerçi izlemişsin ama Beyaz Show'un o günkü programı var o adreslerden birinde. Zaten ben senin bu yazından sonra ilk fırsatta izleyeceğim. ;-)

Geçen gece biz de eşimle trt'de bir programa denk geldik, Zülfü Livaneli konuktu. İkimiz de ne çok özlediğimizden dem vurduk. Lise yıllarımıza onun şarkıları damga vurmuştur.

Aslında değinmek istemesem de, nur içinde yatsın sevgili baban. Senin gibi bir evlat yetiştirdiğini bu günlerinde de görebilseymiş keşke.

Butejoy dedi ki...

ORTAKLIK MI ALSANA IKIMIZDE DUYGUSALIZ,,,

BEN O PROGRAMI IZLEME SEREFINE NAIL OLDUM VE DE AYNI SAHNELERDE GOZYASIMA HAKIM OLAMADIM...

VE DE ZULFI LIVANELI'YI BI KERE BI KERE BI KERE DAHA SEVDIM,SAYGIYLA BAKTIM...

sessiz balik dedi ki...

semacım ,
internet kullanım süremi mümkün olduğunca kısa tutmak zorunda olduğum bir yerdeyim ,işteyim.
ve bu kısıtlı süreyi de mümkünse bloga veriyorum . işim gereği bilgisayarın başından hiç kalkmadığımdan evde hiç istemiyorum bilgisayar. bu kadarı bana yeter.

sessiz balik dedi ki...

sevincim
evet sen de duygusalsın hem de sende benden ayrı olarak bir sanatçı duygusallığı da var ama hayatını yönlendirirken benim kadar duygusal olmazsın ; değil mi. sana güveniyorum akıllı kardeşim benim.

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Ne mutlu ki sana; arkasında güzel anılar bırakan, çocuğuna olumlu anlamda örnek olabilmiş, birşeyler katabilmiş bir baban varmış. Allah rahmet eylesin canım!

Biyonikkedi dedi ki...

Resimli blogları seviyorsan benim blogu da çok seviyorsundur dimi ehiiiiiiiiiii.

Baban da babaymış bu arada:(

sessiz balik dedi ki...

biyo
evet ! çok sewıom hem de.
bugün de tam ne kadar güzel fotolar var demiştim eski okulundan olanları , evinde misafir ağırlama fotolarını görünce:) oraya yazacak yorum bulamamıştım , bazen bana oluyor öyle , kal geliyor .

sessiz balik dedi ki...

sebla ,
babam bir tek bende değil yüzlerce kişinin çocukluk anılarındadır, o çok sevilen bir öğretmendi çünkü.
eğitimciliği evde de sürerdi
babam olduğu kadar öğretmenim de oldu benim
dersler kadar önemli birçok bilgiyi paylaştı bizimle
umarım bizler çocuklarımız için aynı değerlerin taşıyıcısı olabiliriz.

SS dedi ki...

"baba" ortak noktadayız sevgili sessiz balık. benim "yitirdiklerimiz" yazımı okumuşmuydun? ben onun için ekleme yapmıycam burada, orada bulursun söylemek istedilerimi...
ama beyazın programı konusunda gerçekten hem fikirim, ben de kendi kendime hayıflandım. neden dedim hemen yattın uyudun. tam da pazar sabahı açtığım tekrar bölümünü seyrederken...zülfü livaneli'yi canlı canlı ilk kez (yani bir sohbet havasında) ferhat göçerle hüsnü şenlendiricinin programında seyrettim. ne tatlı, ne yumşak bir yürek dedim. ne kadar duygulu ve bağışlayıcı...resimlerinde, konserlerinde hiç yakalayamadığım bir şeydi bu...ve aynı konuda özgü namal bahsetti. sizi dışardan gören kendini topralama gereği hissediyor, böyle resmi yani. ama hiç öyle değilsiniz...samimi ve içten. yüreğimden geçeni okudu sanki özgü namal :))) güneş topla benim içini en kısa zamanda bağlamada çalmak istiyorum :)))))
bu arada ismimi sormuşun ama söylemesem :(( lütfen bana kızma olur mu? seninle ilgili bir şey değil, sadece kendimi burada böyle rahat hissetmemle ilgili bir şey...
umarım ben de bir gün giderim i.hakkı ile erkan oğur a...

sessiz balik dedi ki...

ss'cim
ben sana ss'cim derim, hiç de kızmam .Seni de haklı buluyorum o konuda belirteyim.
o yazını da okumuştum zaten , sessiz kalışım diyecek söz bulamadığımdandır .
sen çal o türküyü , ama biz nası duycaz sesini ? belki bir gün ...

Emre dedi ki...

Yazını okurken duygulandım ne yalan söliyim ama sevindim programın tekrarını izlemene bende izlediğimde dayanamayıp ağladım biliyosun yeni evliyim daha ve programın olduğu akşam nikahtan beri hiç görmediğim annem ve babama gitmiştik, zaten yoğun duygular yaşıyordum o programda tuz biber oldu bana aktı gitti yaşlar gözümden olsun iyi oldu açıldığımı hissettim, birine duyulan özlemin ne kadar ağır ve yorucu olduğunu keşfettiğim zamanlardayım şu an ki sana söyleyebleceğim tek şey rabbim sana bol bol sabır versin inşallah, görüşmek üzere bundan böyle:)

sessiz balik dedi ki...

yeni gelin emre :)hoşgeldin
burdan da tebrik edeyim
mutlu olmanı canı gönülden diliyorum

biz evleneli bir buçuk yıl olacak. arada bir kendimi evin bir odasına ya da mutfağa kapatıp katıla katıla ağlıyorum ; eşime yakalanırsam fena . neden ağladığımı anlamıyor üzülüyor hatta kızıyor

oysa ben , adım özlem olduğundan mıdır nedir özlemekten başka bir de ağlamayı iyi bilirim

yıllarca onu özledim diye ağladığım gecelerden eşim habersizdi , şimdi beraberiz.

ve ben şimdi de annemi kızkardeşimi özlemekten ağlıyorum

babamı özleyip ağlamaya ise gücüm yok , çünkü ona bir başladım mı bitmez