29 Aralık 2007 Cumartesi

bir önceki posttaki hikayeden yola çıkarak

durup dururken bana mail olarak geldi bu bir önceki posttaki hikaye.bir arkadaştan.yani belirteyim ki benim değil...
ve ben okuyunca"işte bu" dedim .belli ki bir erkeğin aklını başına getirmesi beklenerek yazılmış olan bu hikayenin bana neden işte bu dedirttiği de bu postun konusu .
benim blog arşivimde de arada sırada bahsi geçtiği üzere , evliliğim çok da beklenen değildi. duyan herkes evliliğime şaşırdı . ilk başlarda işin ucunda evlilik olacağını ben de sanmıyordum , ama ilişkimiz başladı sürdü gitti derken baktım bir sonuca varılması gerekecek ve sonuç benim vazgeçeşlerim ile olacak.ya ondan ya elimdekilerden. ondan vazgeçmeye karar verdim , kendimi ondan uzaklaştırmak için elimden geleni yaptım ama olmadı. mantıken ; fiziken uzak kalmış olsam da zaman kalbimi, ruhumu ona daha da yaklaştırdı. sonuçta tüm doğrularımı yıkarak vazgeçtim beklentilerimden ve onunla evlendim. birbuçuk yıl oldu. mutluyum.kalbim ona hala o eski yakınlığında hatta daha da öte.birlikte oldukça bağlarımız güçlendi.evet arada sırada patlama noktasına geldiğim ,bunalım takıldığım oluyor ama benim huyum bu zaten. hep bir depresyon konusu çıkarırım gidişattan.
işte bu hikaye benim veremediğim neden sorusuna verilecek cevaptı. eşim daha tanıştığımız andan beri beni değil hikayede bahsedilen içimdeki o " küçük kızı" bulmuş ;onu sevindirmeyi bilmiş ve küçük kız da beni peşinden sürükleyip buralara getirmişti.
işin garibi ben kendi çocukluğumda bile küçük kız olmadım , çok basmakalıp bir ifade belki ama doğru. hep yaşımdan olgun davranırdım . yaşıtım olan kız arkadaşlarım şayet yanlarında ben varsam babalarından izin koparıp çarşıya oraya buraya gidebilirdi. öğretmenlerim ders içinde bişekilde gerektiği için sınıftan ayrılırken sınıf başkanını değil beni görevlendirirdi ," özlem sessiz sakin olun" diyerek. evde zaten iki yaşında abla olmuş olmanın yükü vardı üzerimde . ayrıca tipim de yaşımdan büyük gösterirdi. lise birde olduğum bir zamanda babamla beraber bizi görüp de babamın eşi olduğumu sananlar vardır.
ve aksine ben kendimi olduğum gibi değil olduğumdan da küçük hissederim , bonibonla sevinir , çizgi filmle eğlenir , aydedeyle konuşurum. bunları saklamadan gizlemeden neşeyle vakit geçirebildiğim tek yer ise eşimin yanı ." işte bu" benim için evliliğime giden yolun formülü.

10 yorum:

Geveze Kalem dedi ki...

Hikayeyi bir erkek okuduğunda, onu yazanın kadın olduğunu hemen anlayıp biraz da 'ti'ye alacaktır. Ne yazık ki bahsedilen gibi içimizdeki küçük kızı görebilen erkeklerin sayısı az. Şanslıymışsın arkadaşım. Mutlu olmanızı dilerim.
Ama ben henüz 1,5 yıldır evli olduğunuzu bilmiyordum. Ben de zannettim ki siz uzun yıllardır evlisiniz ve en nihayet bebek kararını alabildiniz.:) Acelen ne arkadaşım, olur olur, sen hiç dert etme. Kendine vakit ayır yaw!:D

Emre dedi ki...

İçindeki küçük kız hiç büyümesin o halde, iyi seneler sevgilinle sana.)

zilsizzarife'nin yeri dedi ki...

Küçük kız hep minicik kalsın.Buarada mutlu seneler:)

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Özlemcim bu içtenliğin hiç kaybolmasın! Yeni yılınız mutlu olsun! Öptüm:)

sessiz balik dedi ki...

semacım , "içimizdeki küçük kız" dediğine göre sen de bendensin. o halde bu gece aydedeye bırakacağım hediyeni ondan almayı unutma. mutlu seneler

sessiz balik dedi ki...

sevgili emre , onu büyütmeyi istesem de başaramıyorum zaten
ama galiba bu durumdan şikayetçi olmamalıyım ne dersin ? sana da çok çok mutlu bir yeni yıl dilerim

sessiz balik dedi ki...

zarifecim ben senin şifreli bloguna hiç giremedim , affet
ama artık davetiye de güncelliğini yitirdi .
sen beni okuduğuna göre buradan alırsın şimdi yeni yıl dileğimi değil mi
mutlu seneler

sessiz balik dedi ki...

seblacım mutlu yıllar sana da

Mücevher Kutusu dedi ki...

Nice yıllara arkadaşım!
2008 iyi gelecek bizlere.

Butejoy dedi ki...

duyuglandim,
herkesin yapamadigii yapabildigin icin,kucuk kizin isteklerini kirmadigin icin seviyorum seni:)))
mutlu yillar ozlem ablacigim...