26 Aralık 2007 Çarşamba

rehavet

bayram tatiline biraz erken başladım , tek başıma annemi görmeye gittim o boşlukta . sonra bayram için geri geldim buraya.bayramın ikinci gün akşamı yeniden yola çıktık anneme, bu kez eşimle beraber . onu da bayramlayıp geri geldik. iki anneyi de yalnız bırakamıyoruz bayramda , bi burda bi orda . biraz yorgun döndüm tatilden , bu gidip gelmeler nedeniyle. rehavetten kurtulup post yazacağım yoktu , ama yorumların itici gücü ile toparlandım ve yazdım.
aslında biraz dertleşmeye ihtiyacım da var , bayramda yaşadığım bir olay üzerine...
eşimin iki ablası var , ikisi de şehir dışında yaşıyorlar. Bizden yaşca oldukça büyükler , birinin üniversiteyi bitirmiş bir çocuğu bile var.
bu iki abladan küçük olanı ile evlenmeden önce tanıştım , çok sıcak bir tanışma oldu ve sağolsun sonra nişanımıza da katıldı.büyük olanı ise ilk gördüğümde üstümde gelinlik ile kuafördeydim. sadece benimle değil eşimin ailesi ile de az muhabbeti olan biriydi bu büyük abla. ama şimdi eniştemiz emekli olunca vakit bolluğundan buralara sık gelir oldular.geçen bayramdan önce gelip kalmışlar ama bayrama çocukların yanına dönmüşlerdi. o sebeple bu bayramı annesi ile geçirmek istemiş , tabii buyursun gelsin.
kurban kesimi buraya yakın bir köyde yapılacaktı. bayram sabahı eşimle kayınvalidem o köye gitti ben kendi evimizde kaldım.bir tatlı yapayım bari gelip gidene ikram ederiz diye düşündüm. mutfakta uğraşırken telefon çaldı.büyük ablaydı arayan.
meğer geleceklerini kayınvalideme haber vermişler , o da köye gideceğinden bahsedince evinin anahtarını kapının orada bi duvar kovuğu var ,oraya bırak demişler. kayınvalidemin canı anahtarı bırakmayı istememiş hırsızı var arsızı var. ama bunu kızıyla paylaşmamış da içinden şöyle düşünmüş ; "özlem evinde nasıl olsa bizi bulamayınca anahtarı da bulamayınca onu ararlar oraya giderler " evet neticede öyle de oldu ; büyük abla annesini evde bulamamış, anahtar da bırak dediği yere bırakılmamış ve bir hışımla beni aradı. "neredeler" diye. köydeler dedim. ben evdeyim buraya gelin ,evi bulabilir misiniz ?
kapattık fazla uzatmadan , geleceklerdi nasılsa yüzyüze konuşurduk.gittim üstümü değiştim salondaki koltukların örtülerini topladım makinada çamaşır vardı serdim ama hala gelmediler.o kadar da uzak değiliz. ben aradım bu kez ablamı , nerdesiniz diye ,arabayla turlayalım da annemi bakleyelim dedik şeklinde bir cevap verdi. buraya neden gelmediniz dediğimde de bozuk bir ses tonuyla "davet etmedin ki" dedi. bana kendimden şüphe duyuracak kadar da emindi sesi ,acaba mı dedim? yok canım , davet etmesem evi bulabilir misiniz diye sorar mıyım. hem sonra burası yabancı biyer mi ( eh birbirimizi pek tanıdığımız söylenemez ama o ; eşimin ablası ) davet gerekir mi?
eşime ulaşamıyorum ,onları ikna edemiyorum , tam bir saat çabaladım .nihayet eşime ulaştım , ama ondan önce ben onları bize gelmeleri konusunda ikna ettim. eşim de ablasını arayıp "özlem bekliyor eve gidin" demiş ama ablam "davet etmediğimi" ona da söylemiş. fakat canım benim , hiç inanmamış ki ona. ama yine de "davet mi lazım , lazım değil hem ; hem de benim hanımımsa seni kesin davet etmiştir sen git doğruca bize bak o bekliyor" demiş.
ablamla enişte kapıdan girerken buz gibi soğuktular ,kim var dediler. kimse yok. meğer kendi ailem varmış, davet etmeyişimin sebebi olarak da onlarla başbaşa olmak istemişim diye de senaryoyu yazmışlar.
neyse biz çay içerken annesi de geldi ,sonra kurban etinden yemek yaptık ; yedik ve konu kapandı.
gel gör ki ben bundan hiç hoşlanmadım. hayatımın bundan sonrasında bu önyargılı ,senarist ve mesafeli insana abla demek zorunda kalışım hiç hoşuma gitmedi. neyse ki eşim de ; annesi de beni tanıyor ve öyle bişey yapmış olmadığımı biliyorlar.

9 yorum:

Geveze Kalem dedi ki...

Offf of! Bu akraba meseleleri böyle uzayıp gidiyor işte. Hepimizde var bunun gibi örnekler. Tek diyebileceğim, takma! Zaten kendileri kurgu yaptıklarını fark edip, içten içe mahçup olmuşlardır.

İyi ki bir ses verdin sonunda.:)

Butejoy dedi ki...

BENCE ESIN SENI BILIYOR VE EN ONEMLISIDE BU!!!

SONUCTA O DA AILESINDEN YANA OLASYDI COK ZOR DURUMDA KALIRDIN..HOS OLMAZDI..

BOYLE TUHAF FIKIRLI INSANA;R VAR MALESEF BAZEN KARIKATURLER MI YOKSA GERCEKLER MI ANLAMAKTA ZORLANIYORUM

Emre dedi ki...

Ne tesadüf bende aynı şeyleri yaşadım aylar önce hatta evli bile değilken söylemediğim sözler yüzünden eşimin hiç tanımadığım kardeşlerine teeee istanbullardan laf taşındı ama sağolsun eşimde benim öyle sözler söylemeyeceğimi bildiği için onlara gereken cevabı verdi de nolduki sanki benim içim rahatlamadıki ama sussan ayrı konuşsan ayrı bir dert benim tek bildiğim doğru "cahille etme sohbet her sözü bir baş incitir" ayrıca birsöz daha var yazmadan geçemiycem "okumak cahilliği alır eşşeklik baki kalır" buda kapak olurmu bilmem ama ben bunlarla geçiştiriyorum şimdilik biliyorumki konuşsam dahi anlaşılmayacam e ne gerek var diyorum iyice canını sıkmaya elbet gün gelecek onlarda yaptıklarının hesabını verecekler bu hesap bana verilmese dahi dimi, ohhhh be sayende içimi döktüm hem senide merak etmiştim doğrusu, hade görüşmek üzere, sıkma canını dicem sende söleyene bak dicen dimi:)

sessiz balik dedi ki...

semacım , takma demişsin ama ben en çok da bu nedenle yazıyorum , içimde birikmesin , dökeyim istiyorum . şimdi hiçbişey hiisetmiyorsam da belki kalmış bişeyler vardır onlar da aksın gitsin istedim

sessiz balik dedi ki...

butejoyum
eşimin beni bilmesini sağlamak için ne gerekiyorsa yaptım , ona hep doğruyu söyledim , bundan kimi zaman zararlı çıksam da. sonunda geldiğimiz noktada hakkımda hiçbişey bilmiyorsa da birşeyi çok iyi biliyor ben ona yalan söylemem

sessiz balik dedi ki...

emrecim
arkamdan neler konuşuluyor bilmiyorum ; aslında bir istihbarat timi kurup bu ablaların üstüne salmak lazım , önümden bu kadar cadı kazanı kaynatan arkamdan bi konuşur bi konuşur elle tutulur yerim kalmaz benim
ama neyse ki işten güçten fırsat bulup da topluma karışmıyor ve fazla malzeme vermiyorum insanlara...

Öykücü dedi ki...

Ay seninle olduktan sonra yıldızlar ne yaparsa yapsın.

Ama o ablayı ne eşinle ne kayınvalidenle asla konuşma.Haksız olduğu belli ama sen aleyhine konuşursan insan psikolojisi gereği savunmaya geçebilirler.

Bazı insanlar gereksiz alıngan oluyor.Sadece alınganlık da olabilir.Ablaya bir şans daha ver bu tip psikopat görünümlü insanlar bazen çok zor anlarda çok yardımcı olabiliyor.

Hayat süprizlerle doludur.

Sevgiler..

sessiz balik dedi ki...

öykücüm
bayıldım bu söze " Ay seninle olduktan sonra yıldızlar ne yaparsa yapsın"
işin doğrusu bu abla ne alıngan ne psikopat , onun bir "gelin" profili var beyninde ve ben ona uymuyorum , onun kafasındaki gelin samimiyetden uzak ,aile kavramını sadece kendi ailesi için düşünen ve cahil. çünkü kendisi böyle.oysa ben herşeyden önce evliliğimi eşimi sevdiğim için yaptım ; onun profil gelininin yolları ile değil.
eski kafalı bi görümce işte.

Asortik Krep dedi ki...

Bir kere hem öykücünün yorumuna hem de seninkilere bayıldım :) İşte yaşamak istediğim ilişkiler hep bu boyutta.Yani bilinçli yaklaşımlar..
Eşinin davranışı ise muhteşem.Sadece bu davranış için bile severdim ben onu :) Yani abla olarak, tanımıyorum ya..
Bu tarz insanların ön yargısını kırmak kolay değil ama böyle samimi ve saygılı davranırsan ,eline bir koz vermezsen neden sonra içten olduğunu anlayacaktır.Birde gerçekten birbirinizi tanımıyorsunuz,biraz zaman verin ilişkinize..Ondan sonra gardını alırsın duruma göre..Bence de söylemişsindir.Sadece buraya yazdıklarından tanıyorum seni ama sen düşmanın olsa o konumda çağırmadan durmazsın :))