1 Şubat 2008 Cuma

gündemden kaynaklanmadı içimden geldi

eşimle ilk tanıştığımız günlerdi.çoğunlukla telefonla görüşüyorduk ,yüzyüze görüşmelerimizse haftasonları mümkün olabiliyordu sadece.bu nedenle birbirimizi özledikçe elimiz telefona gidiyordu.aslında özleyecek kadar iyi tanışmıyorduk ama bugünlere ulaştığımıza göre rahat rahat diyebilirim ki biz zaten tanışıyor gibiydik.esas konuya dönelim.o telefon günlerinde biz iki saf aylar boyunca ucuz tarifeli bir hat almayıp şimdilerde tavukla reklam yapan hattı kullanmıştık.haklıydık da ; daha ortada fol yok yumurta yok ,sevgili olduğumuzu ilan etmemişiz ikimiz de çekiniyoruz kim söyleyecek yeni hat alalım diye ,bu nedenle de çok para ödedik çook.sonradan ilan edilip sevgililik hali bir de ucuz tarifeli hat alınca anladım telefonda konuşmak aslında bizim ödediğimizden onlarca kat ucuzmuş. pahalı hatlı o ilk ısınma günlerinde de heyecanımız doruktaydı ve hiç öyle kısa bir nasılsın iyiyim konuşması yapamazdık ; özellikle yatmadan önceki sohbetler uzarda uzardı. ve sohbetin sonunu getirebilirsek o bana Allah rahatlık versin diyerek kapatırdı. ve bunu öyle içten söylerdi ki ...

İlk bakışta sıradan bir iyi geceler dileği gibi gelse de ben şifreleri kırmış ve karşımdaki insanın güçlü bir inancı olduğunu ,aldığı terbiyenin o yönünü bu üç kelimeyle dahi olsa yansıttığını sezmiştim.ve bu beni sevindirmişti. din , devlet işlerine karıştırılmaması gereken bir konu, sonuna kadar bunu savunurum ama ben ve sevdiğim adam bahse konu devlet değil ve hal böyle olunca dini değerleri de etkili oluyordu. etki derken tamamen ona dayalı bir ilişki kuracağımı söylesem beni şurdaki yazdıklarımla tanıyan hiçkimse buna inanmaz ve inanmamakta da haklıdır.
ama katolizör etkisi diye bişey var ya ; o işte benim kastettiğim.
annemle babam bu anlamda iki ayrı dünyanın insanı gibiydiler ve ben çocukluğumu bu iki kişinin arasında kalmışlıkla yaşadım hep.annemin yönlendirmesi ile namazı öğrenmeye çalışır ve kılardım ama tam da bir yerinde babam gelip beni görmese diye de içimden geçirirdim.çünkü onun ne düşündüğünü bilirdim ve ben o düşünceler dışına taştığım için beni sevmemesinden korkardım çocuk aklımla. büyüdükçe işler yoluna girdi tabi ama çocukken bunun tam tersini hissediyordum. doğrusu işlerin yoluna girmesinde babamın da ben büyüdükçe olgunlaşmasının ve tepkilerini kontrol etmeye başlamasının da etkisi vardı sanırım.
yine de küçücükken benim düştüğüm ikilemleri veya benzerlerini bir çocuğum olursa o da yaşasın istemiyordum.günlük hayatına dinin bütün gereklerini uygulayarak devam eden biri olmasam da tüm kalbimle inanıyor ve duayı şükürü niyeti önemsiyorum.
oysa çok mümkündü benim de karşıma aynı inancı ve düşünceyi paylaşmadığım birinin çıkması ;ve onunla da mutlu olabilir ve çok sağlıklı çocuklar yetiştirebilirdik. bunun aksini iddia etmiyorum ben sadece bişey istedim o da oldu diye seviniyorum.

5 yorum:

Butejoy dedi ki...

özlem ablacım ,
herkesi anlamanda herkese saygı duymanda belkide böyyle bir ailede yetişmen etkili olmuştur...

tam istediğin gibi biriyle evlenmen de yüreğininin temizliğinden bence...

darısını bana da bulaştır:)))

archisugar dedi ki...

Ozlemcigim, dini inanci benden farkli biriyle evliyim. Gerekli saygi ve sevgiyle, herseyin ustesinden geliyor insan. Onemli olan herkesin digerinin inancina saygi gosterip baski yapmamasi...
Sevgilerimi yolluyorum

sessiz balik dedi ki...

esracım,
bu yazıyı yazarken bir noktasında sen geldin aklıma ; ve mutlu bir evliliğin illa ki aynı inancı paylaşmayı gerektirmediğine en güzel örnektin benim için. zaten ben de karşıma bu konuda farklı fikirlerde birisi çıkmış olsaydı yapamazdım demiyorum.
sadece böyle olması işimi kolaylaştırdı ve ben aslında zoru sevmem :)

sevgili butejoy
tam istediğim derken ? :)))
bir şeyler tamamlanırken başka şeyler eksiliyor olmasın ???
hiç bir zaman tüm istediklerine sahip birini arama , yok öyle biri , ben bulamadım en azından.
yüzde ellisini geçsin ellibir olsun yeter ! o bile çok....
gözünü korkutmak gibi olmasın da.

Mücevher Kutusu dedi ki...

Annem kendi halinde inançlı babamsa bu konularda hayli rahat bir insandı. Din ile hiç bir ilişiği yoktu, ibadet etmezdi. Kendine göre bir yol tutturmuş mutlu mesut yaşıyordu. Çoçukluğum hangisinin doğru olduğunu düşünerek karmakarışık geçti. Sonun da bende kendi doğrularımı buldum. Çocuklarımın benzer duyguları yaşamasını bende hiç istemem. Cem, bana göre oldukça inançlı, gereklerinin çoğunu yerine getiriyor. Çoğu tercihlerimiz daha küçücükken mi gerçekleşiyor acaba ?

sessiz balik dedi ki...

Aysuncum;
tam da senin çocukluğunda yaşadıklarındı işte benimkilerde

beni anlıyorsun sanırım , pek de iyi ifade edemedim endişesindeydim de..

iyi ki yazdın bana bu yorumu.