9 Şubat 2008 Cumartesi

oradaydım , tüm kalbimle ...


ne güzel ifade etmiş bu fotoğraf;
bu fotoğraf karesindeki kadın ; bağırıp çağırmasa da en yüksek sesi ile sesleniyor duyana ve ( başımı da kapatırım , bayrağımı alır mitinge de giderim ... çünkü bu yaptığınız hiç de samimi değil siz oyun oynuyor ve bu oyunu kazanma uğruna beni kullanıyorsunuz , kullandırtmam kendimi ) diyor sanki.
Fotoğraf ; 08.02.2008 tarihli Ankara Sıhhiye Meydanı'ndaki miting hakkında Milliyet gazetesinin yaptığı yayından alınmıştır. Gidemedim ; ama oradaydım tüm kalbimle. Kızkardeşimi arayıp " sen git , kendin için gitmeyeceksen bile benim için oraya git" diyecektim. Aradım Heyecanlı bir sesle telefonu açtı " ablacım , nerdeyim bil " dedi... Mitingdemisin dedim. Evet şimdi polis kontrolünden geçeceğiz kapatmam lazım dedi. Benden önce ;ben demeden zaten oraya koşan bir kızkardeşim var ;çok gururlandım. Erkek arkadaşı ; diğer kız arkadaşları , erkek arkadaşının annesi babası kardeşi hep beraber gitmişler oraya.
Bense kilometrelerce uzakta ; işyerindeyim. Öyle bir işyerinde çalışıyorum ki , namaz serbestçe kılınabilsin diye mescit var , bu çok güzel bişey ama öte yandan ben ramazanda hasta da olsam iyi de olsam oruç da tutmasam öğle yemeğimi yiyemiyorum ,çünkü yemekhane kapalı.
Elbette başörtüsü ile üniversite okunmaz diye bir kural yok ama din siyasete alet edilemez diye bir kural var ; ve hep olacak . Bu kural olduğu sürece de herkes onun gereklerine göre davranmalı .

3 yorum:

Archi*Sugar (Esra) dedi ki...

Kizkardesin uzaklardaki bizler icin de yurumus. Kendi adima tesekkur ederim. Ancak yuruyuslerin hicbir ise yaramadigi acik. Ne yazik ki... isteyen istedigini yapti, bitti...

Is yerinde ramazanda yemekhanenin kapali olmasi cok korkunc birsey. Insanlari zorlamaktan baska birsey degil bu. Iste laikligin elden gittigi ilk basamak da bu. Istemeyen orucunu tutmama ozgurlugune sahip degil. Ozgurlukse eger, herkese ozgurluk...

Geveze Kalem dedi ki...

Peki Özlem'ciğim sana yemek parasını ya da ramazan ayı sonunda bütün aya denk gelecek bir ramazan paketi gibi bir şey veriyorlar mı?
Yaptıkları zaten kabul edilemez ama çalışan hakları bakımından bu şikayet edilmesi gereken bir konu. Üstünde düşün derim.

Esra da ne güzel söylemiş; gerçekten bu yürüyüşler bir başarıyı getirmiyor (ama bu yapmayacağız demek değil elbette) Biz kaç kişiyiz acaba diye sordum geçen gün bir arkadaşıma. Sahiden adamlar 1 milyon kişi bulamadılar daha değil mi? Yani 85 yıllık cumhuriyetin anayasadaki en dokunulmaması gereken maddesi olan ikinci maddesinin - laiklik maddesinin içi işte böyle oyuluyor.

Kardeşini de kutluyorum.

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Ben de artık bu yürüyüşlerin bir işe yaradığını düşünmüyorum! Neden? Çünkü ezici çoğunluk durumundalar! Ama biz buna rağmen tabiki sessiz kalamayız! Düşüncelerimizi dile getirmeliyiz! Ben hiçbirşeyin fanatiklik boyutumda yaşanmaması gerektiğine inanıyorum! Tabiki herkes okuma hakkına sahip! Ama ülkemizde herşey o kadar saptırılıyor ki, biliyoruz ki hep daha fazlası istenecek! Şu an içinde bulunduğumuz durum istismardan başka birşey değildir! Ayrıca şirketini de kınıyorum! Demokrasi-özgürlük bu mudur?