6 Mart 2008 Perşembe

bir mektup buldum çekmecemin taa gerisinde

temiz ve beyaz masa örtüleri olan bir lokantada karşılıklı oturmuş sessizliğimizle birbirimize çok şeyler anlattığımız bir gündü.bir öğleden sonra olmalıydı.çünkü o sessiz uzayan sohbeti "gözüme güneş geldi" diyerek böldüğünü hatırlıyorum. güneş; dünyanın öbür yarısının sabahı olmak için koşarcasına uzaklaşırken ışıklarını saçlarında dolaştırmayı da ihmal etmemişti.benim dokunamadığım saçlarında...sana isminle bile hitap edememişken bu arzunun içimde nasıl büyüdüğünü sen tahmin et. sen yer değiştirip masada yanıma oturunca artık gözlerine bakamadığımda susmuştum. sessiz sohbetler eden gözlerimiz artık birbirine bakmıyordu. ve sen bir tek gözlerini açıkta bırakan o kalın duvarınla masanın karşısından yanıma geldiğinde , güneşin şimdi doğacağı öbür yarısı kadar uzaktın benim bu akşam kokan dünyama. sen sabaha uyanırken ben günbatımını kokluyordum.sen duvarlarının ardında gizli bir ormanı bahara uyandırırken cıvıl cıvıl ; ben yalnız bir koca çınardım yapraklarını sonbahar rüzgarında kaybetmekte olan. " canım kızım.Çiçeğim.özür dilerim.belki de o duvarı sen örerken ilk harcı ben koydum.belki tuğlaları tek tek ellerimle sana getirdim. ama pişmanım.yık artık onu. bırak bu çınar da bir yer bulsun senin o gizli ormanında.bırak babanın elleri okşasın bir kez başını.bırak bir kez seni benim koyduğum isminle çağırayım. bırak sana sarılayım." diyemedim yine ve bir kez daha ve gelmemek üzere gittim.

12 yorum:

fikriminincegülü dedi ki...

En acısı da bu olmalı.. evladınla aranda koca bir kalın duvar olması. Kalemin ve yüreğin dert görmesin..

Geveze Kalem dedi ki...

Ama şimdi ben merak ederim; ne geçmiş aralarında? Nereye giti kadın? Babası niye küsmüş? :(

Ayy ama bu kadar güzel anlatıma böyle kısa kesilip atılmaz ki Sessiz Balık'çığım.;-)

etki alanı dedi ki...

Aynen geveze kalem gibi düşünüyorum ben de sessiz Balık..
Bence aramıza bir duvar ördün.:-)
Sevgiler,
TüTü

emre dedi ki...

Össsleeeemmmm ne diyim güzelim be duygulandım akşam akşam, aşılamayn duvarlardan da ayrıca tırsarım korkarım. Öptüm canım eline sağlık.

sevinç dedi ki...

özlem ablacıım,
senden ne gelecek dıye merakla bekliyordum...
duvarlar aslında bir anlamda bizi özgür kılarken bir anlamda özgürlüğümüzü kısıtlıyor...
bazen bizi en çok yaklaştıran şey olurken sevdiğimize,bazen en uzak kılan oluyor...

Archi*Sugar (Esra) dedi ki...

ben de merak ettim detaylari. Hele senin guzel anlatiminla...eline saglik.

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Sessiz balık, çok uzun zamandır yazılarını sadece okuyup geçmek zorunda kalıyordum ama nasıl olduysa bugün yorumu açıldı, yine her zamanki gibi çok ama çok güzel bir anlatımla aldın götürdün beni ama bende "bu kadarcıkmı" diye kalanlardanım haberin olsun.. sevgiyle kal.. yorumlarımı yollayamadığım gerid ekalan tüm yazıların içinde ekleyeyeim hepsi çok ama çoook keyifli ve güzellerdi, sevgiyle kal.

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Sevgili Özlem,
Ben yazının devamını hiç merak etmiyorum çünkü ne anlatmak istediğini anladım.
Çok duygulu, çok sarsıcı duvarlardır bu duvarlar.
Ellerine sağlık
Sevgiler,

Hüzünbaz dedi ki...

Şimdi ne desem yalan..yutkunamadığım bir düğüm var boğazımda!güzeldi!çok güzeldi..

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Yine çok güzeeel! Kalemine sağlık:))İyi haftalar!

Geveze Kalem dedi ki...

Özlemcim niye ses seda çıkmıyor senden? :(
Bu birinci merakımdı, ikincisi de Sevinç'e ne olduğu hakkında bir bilgin var mı? Sayfasında bir tek söz bitti yazıyor. Ay ikiniz birden kaybolmayın böyle ortalıktan.

sessiz balik dedi ki...

herkese tek tek teşekkür ederim
yorumları birer birer cevaplayamadığım için kusuruma bakmayın. gönül ister ki blogu güncellesin yorumları yanıtlasın arkadaşların güzel yazıları okunsun onlara yorumlar yapılsın ama ne çare bu gönül her istediğini yapamıyor. çalışma ortamında fırsat buldukça yine gelip buralara konacaktır ama

bu hikayeye gelince
tanık olduğum bir olayla bağlantılı ve aslında ben de istiyorum devamını yazmayı ama özel alanlara dokunacağım korkusu ile bıraktım.