24 Mart 2008 Pazartesi

hatıralar

Alışveriş canavarı değilim ,hiç de olmadım. Belki içimde biryerlerde gizli bir canavar vardır ama hiçbir zaman onu ortaya çıkarmaya yetecek param da olmadı . Bunun neticesinde gün gelip kendi evim olacağı tutunca ;ve de o evi döşemek için eşya lazım olunca ; o eşyalarla ilgili alışveriş yapmam gerekince kendimi kaybetmezmiyim?

Bunları yazıyorum , okumaktan zevk alırmısınız bilmem ama benim için hayli ilginç bir süreçti ve bir yerlere kaydetmesem olmazdı.

Evimin ilk alışverişleri daha ortada bırakın folu yumurtayı tavuk bile yokken ; sırf sevdim beğendim diye kendim kendime ,ya da alıp bir kenara koyalım düşüncesindeki annem sayesinde yapılmış. Hoş bir porselen takım ,çatal kaşık takımı ,tabii ki çelik tencere takımı şeklinde bu alışverişler yanında nevresim havlu dantel mantel var , anlarsınız işte.

Sonra zamanla fol ve yumurta ortaya çıkmaya başlayınca ben ilk kampanyada çamaşır bulaşık makinemi aldım , çok ince eleyip sık dokuyarak değil , basit ve ucuz bişeyler buldum yetti. Nişanlandıktan sonra bir süre ben işsiz güçsüz evde oturup evlilik bekledim annemin evinde.
Hal böyle olunca bu boş vakitlerimi değerlendirmek adına çıkıp çıkıp mobilya mağazalarını dolaşmaya başlıyorum. Elimde defter kalem ,yazıyorum tek tek. Broşür topluyorum. Beğendiklerimi işaretliyorum.Biraraya gelirsek bakarız diye. Ama eşim pek de alıcı gözle bakmayınca ben anlıyorum işin başa düştüğünü.

Alıcı gözle bakınca benim gözüme ilk çarpan şeyse halı oluyor. Bir alana bir bedava. Bunlar gibi zevkime uygun bir halı bulmam çok zor olacağından ( çünkü ben düz sade bişey istiyorum öyle sultan halılarından değil ) Ev kaç metre olacak halılar odaya uyacakmı mobilyalara uyacak mı sorularını duymazdan gelip veriyorum kredi kartını taksitler onsekiz ay. Hooop işte sana halılar tamam. O zamanlar nişanlım olan eşim habersiz bile.

Ben halılardan sonra gidip yatak oturma ve salon takımlarını da alıyorum. Çeeekkk kredi kartından taksitler onsekiz ay. Sadece salon takımını internetten görüyor bizimki onaylıyor , gerisinden bihaber. Bunlar böyle yazıldığı kadar kolayca bir günde olup bitmiyor ama ; ben aynı markanın dört mağazasını bile dolaşıyorum daha ucuzuna bulmak adına.Yanımda sağolsun kızkardeşim var hep. Yaz demiyor sıcak demiyor üstelik de çoğunu yürüyerek geziyoruz bu mağazaların.

Sonra birden ben evlenip yerleşeceğim şehirde bir iş buluveriyorum pat diye hadi başlayın diyorlar.İş bulduğum gün hemen ilk gördüğümüz evi kiralıyoruz.Oradan perdeciye gidiyoruz. Koca evi beşyüz liraya güneşlik artı tül perdelemeyi başarıyorum hem de beğenerek. Sonra nişanlımla bir beyaz eşyacıya gidip önümüze ilk gelen standart özelliklerde birer tv buzdolabı alıyoruz ; çeeek kredi kartından taksitler onsekiz ay.

Bana fırınımı bir dayım alıyor , öbür dayımın verdiği parayla salona aynalı konsol alıyorum. Alışverişlerin çoğunda yalnızım. Sadece yemek masası ve sandalyeleri ; damatlığı almak üzere geldiğinde gösteriyorum bunları beğendim diye o kadar. Kendim karar verip alıyorum. Bu durum anadolunun küçük şehirlerinde çok rastlanır bişey değil.Ama ben yaptım oldu.Erkek tarafı şunu kız tarafı bunu alır gibi bir kurallar silsilesi varken siliveriyorum hepsini. Biz aynı tarafa geçmiş olmasak evlenmezdik diyorum , o da bana katılıyor canı gönülden.

Sonra annemin evindeki ufak tefek bana ait ne varsa kolilere dolduruluyor. Bir liste yapıyorum bu esnada ben ; kutulara yerleştirdiklerimi düşerek ; ne eksik kaldı listesi. O listeyle beraber bir züccaciye mağazasına giriyoruz. Mandaldan leğene,tepsiden lavabo fırçasına kadar.Hatta huni bile almışım ve eşim dumura uğruyor. Evlendiğimizde neredeyse hiçbişey eksik değildi. Eee fırsat ele geçmişken alayım dedim sonra ne olur ne olmaz. Onları peşin ödedik, ciddi bir indirim yaptılar bu sayede , aldıklarımın yarısı bedavaya geldi.

En son aşamada mutfak masa ve dört sandalyesi vardı. İşte onu eşimle beraber seçtik. Sanırım en zor karar verdiğimiz eşyamız da onlar oldu. Hatta sırf sandalyelerini görmek için tatlıcı tombağa gitmiştik onları nerden aldınız demeye . O anda anladım ki diğer eşyaları eşimi beklemeden kendim pat pat alıvermekle en doğru kararı vermişim. Sandalyelerin parasını arkadaşlarım ödeyerek düğün hediyesi yapacaklardı ,düğünden önce beğenme meselemiz halloldu neyse ki şimdi evimde herbiri bir arkadaşımın adına kayıtlı dört sandalye var :)

Kredi kartlarını nasıl ödediniz diye sormayın. Ne takılar yetti nebişey.Eşim işten çıkarıldığında aldığı tazminat ile ödedik.Yani işten çıkarılması işimize bi o konuda yaradı.

Herbiri farklı zamanlarda farklı markalardan alınan mobilyalar , uyum içinde , aferim diyin bana. Halılar ve perdeler de onlara uyum sağlamış. Hatta tümü o kiralık eve uyum sağladıkları gibi hepsi şu anda yaşadığımız kendi evimize de uydular.
Allah ağız tadıyla sağlıkla oturmak nasip etsin dua edin de...

Gelinlik alışverişim başka bir posta kaldı :)

9 yorum:

fikriminincegülü dedi ki...

Allah o eşyaların içinde huzurla, neşeyle, sağlıkla ve sevgiyle bir ömür nasip etsin size... aminnn.

Ve evet en zoru erkek kişileriyle birlikte alışveriş yapmaktır ki, asla tavsiye olunmaz.:))

Emre dedi ki...

Kıs öslemmmmmm valla hemen hemen yaşadıklarımız aynı sadece mekanlar farklı, bizde herşeyi kendimiz yaptık çoğunuda ben yaptım git beğen seç al öde, allahtan bende işten atılmıştım da gerçi tamzinatıda güç bela aldım ya neyse işe yaradı bi şekilde, kocamda evlendikten sonra işe girdi buda zorladı biraz bizi kısaca 1:0 mağlup başladık ödemelere, anca topralanıyoruz işte aman böle işte ayrıca banada beklerim he:)

banadair_berrin dedi ki...

evet allah agız tadı versın..

bu tıp hazırlıklar benı cok yorar ve sıkar..zor ıs vesselam :)

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Yaşam a dan z ye hazırlık.
güle güle mutlulukla oturun.
Sevgiler,

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Sen hepsini içine sinerek beğenerek almışsın ya gerisi boş.. Güle güle ve huzurla otur uzun yıllar.:)Ah o hazırlıklar unutulmaz unutulmaz...

Archi*Sugar (Esra) dedi ki...

Saglikla, huzurla, mutlulukla oturun insallah. Agzinizin tadi hic kacmasin.
Yalniz her paragraf sonunda yazdigin "cek kredi kartindan, 18 ay taksit"e cok guldum. :-)))
Kredi kartiyla odeyince bedava gibi geliyor insana once, degil mi...

:-P

Geveze Kalem dedi ki...

Özlemciğim o kadar tanıdık geldi ki bu süreç bana.:) Yani alışverişin birçoğunda eşimle beraberdik ama sağolsun zevkime saygısından ben ne beğenip planladıysam o alındı. Hatta tam da sizdeki durum gibi evlendikten sonraki gün evde hunimiz bile hazırdı.(Belki biri erken delirir falan:P) Ama bunun kötü tarafı ne biliyor musun, sonrasında insan keyifle yeniden ev için alışveriş yapamıyor, her şey tam çünkü.:( Daha bu sene 8 seneden sonra ayaklı abajurumuzu değiştirdik, ancak eskidi yani.:(

Ağzınızın tadı bozulmasın arkadaşım, mutluluğunuz daim olsun..:)

barb michelen dedi ki...

Hello I just entered before I have to leave to the airport, it's been very nice to meet you, if you want here is the site I told you about where I type some stuff and make good money (I work from home): here it is

etki alanı dedi ki...

Sevgili Özlem,
Kızıma ,evlilik konusunda verdiğim tek tavsiye şudur:
Önce evinizi alın,kira öder gibi taksitlerinizi ödeyin.Geri kalan zamanda eşya nasıl olsa alınır,hem de zamana bırakarak,istediğin gibi,zevkinize uygun yerleşerek..
Başkasının evine göre eşya almak gerçekten çok akılsızca geliyor bana..Tecrübe ettiğim için..Her yeni eve taşındığımızda ya yenileri alındı,ya da çoğu atıldı..Ama insan evleneceği zaman,bunları göremiyor maaleseff..
Bir çoğumuzun yaşadığını yaşamışsın..
Ama 18 ay esprisi muhteşem bir tanım..Epey güldüm..
TüTü