26 Nisan 2008 Cumartesi

sobe "kitap okumak"

kitap okumak konusunda sobelemiş beni yıldız yağmurları
yatmadan önce birkaç sayfa derim.illa ki.
ama en güzeli sabah okumalarıdır .
dinlenmiş ve sakinken.
sonra elinden bırakamayıştır o kitabı.
ve kayıp giden saatlerdir.
işe geç kaldım bir keresinde.
"hayırdır özlem hanım otobüsü mü kaçırdınız diycem ama sizin ev öbür sokakta"
"e şeyy ben uyuyakalmışım da" (yalan aslında üç saattir ayaktayım ama kitaba dalıp gitmişim saatin kaç olduğunun farkında bile değilim : )
bu olayın vuku bulduğu günlerde tv yoktu evde,yalnız yaşıyordum,sıkılmıyor musun diyorlardı.oysa çok meşguldüm ben kitaplarla.
bu arada bookxcrossinge evet diyorum ben bayılırım sağda solda kitap bulup okumaya.çünkü çok kolay seçim yapıp okuyabilen birisi değilim. bunu alsam öbürü kalacak gibi.çok zorlanırım kitap seçerken ben.maymun iştahlıyım da aynı zamanda. bir yazar veya bir tür ile organik bağ kurabilmiş de değilim.bu sebeple kendiliğinden gelen bir kitap için ancak şükrederim.bu faaliyet kapsamında sadece zaman kaybı olarak tarihe geçebilecek bir kitapla karşılaşma riskim de var ama ; ekonomi ne der : risk arttıkça beklenen kazanç da artar

bu sobede sevdiğimiz yazarlar veya kitaplar ismen anılmalı mı bilmiyorum ama bir kaç isim vereceğim , daldan dala olmayacak bunlar çünkü sevdiklerimin çoğu roman .

nikos kazancakis ; zorba : okurken bi ege kıyılarına gidip geldim güzel vakit geçirdim deniz ve zeytin kokusu geldi burnuma diyelim ama kitaptaki "hayatın anlamı" diyalogları da müthişti

sezgin kaymaz ; zindankale : yazarın benim okuduğum son kitabı bu ama öncekileri de okudum. yahu şimdi bu gerçek mi değil mi arasında gide gele heyecanla okunuyor , tepe taklak olarak hem
knut hamsun ; toprak yeşerince : çok eskiden okuduğum bir kitap bu benim.bu kadar etkisinde kaldığımı bilmiyordum aslında fakat içimde bu kitap hakkında yazma isteği duyduğuma göre etkilenmişmişim demek ki.

ihsan oktay anar ; puslu kıtalar atlası : bu kitap ve yazarın diğer kitaplarını da hesaba katarak okullarda bize hep o kuru kuru tarih kitaplarını okutacaklarına biraz da böyle kitapları okutsalardı ya diyesim geldi ama demedim ben yok o tarih kitaplarımın üstüne gül koklamam
bu konuda yazmak isterlerse mücevher kutusu Aysun , Archisugar Esra ve Yaşamın Kıyısında 'yı sobeliyorum .

7 yorum:

Archi*Sugar (Esra) dedi ki...

Sobe icin tesekkurler Ozlemcigim. En kisa zamanda cevaplayacagim.

Geveze Kalem dedi ki...

Özlemciğim önce başka bir konuya değineceğim. Son zamanlarda birilerinin bloglarınd denk geldiğim yorumlarına hayranlık duydum. Sen şu sıralar yazmakla ilgili zirve dönemlerinden birini yaşıyorsun. Aman diyeyim akarken doldur, biz de keyiflenelim şöyle satır aralarında.;-)

Kitaplara gelecek olursak; okumak için işe geç kalan birine ancak hayranlık duyabilirim ben.:)
Bir de Kazancakis Zorba dedin ya, öperim alnından.:))

Archi*Sugar (Esra) dedi ki...

Ozlemcigim, sobene cevap verdim, ben de seni sobeledim. :-) Sevgiler canim...

cinar dedi ki...

Puslu Kıtalar Atlası ve Efrasiyab'ın Hikayelerini çok sevdim ben de. Ama Amat'ta aradığım tadı bulamadım. Sırada Suskunlar var bakalım..
Bir ara çevremdeki insanların çoğu okumuyordu.. Korkunç bir şeydi. Beni anlayan da olmuyordu tabi.. Neyse ki atlattık o günleri. Şimdi bloglarda bu kadar çok okuyan insanla karşılaşmak ve onları yakından tanımaya başlamak harika bir şey..
Sevgiler,

çınar.

sessiz balik dedi ki...

çınarcım;
kitabül hiyeli okudun mu? hiç kitap okumayan birinin dahi ilgisini çekti o kitap şahidim

esracım;
sobeni gördüm sihir mi desek ?

semacım;
bir zamanlar evet işe geç kalma sebebim oldu kitap okuma ama işe 9da gidiliyordu. şimdi 8 ve geç kalışıma sebep uyku oluyor

cinar dedi ki...

Bahsettiğin kitabı okumadım ama kitaba burun kıvıran birini gördüğümde tavsiyem olacak bir dahakine :)

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Yine çok keyif aldığım bir okuma serüveni;) Eline sağlık,