24 Mayıs 2008 Cumartesi

haftaiçinde bir iş görüşmesine gittim.gitmeden önce görüşeceğim kişi arandığından (torpil mi diyelim referans mı ) çok rahat bir görüşmeydi.ama ben artık hiç heyecan yapmıyorum ki iş görüşmelerimi.en az on tane olmuştur çünkü .bana bağımlılık yaptı iş değiştirme konusu , zaten işimden memnunum ama insan biraz daha kurumsal bir yapıda yer almak istiyor cümleleri ile ... hatta bir seferinde öğle arasına bir görüşme sıkıştırmışım ; randevudan da onbeş dakika önce gelmişim ,bekletiyorlar da bakletiyorlar.beklediğim yer ise normal orada çalışan herkesin ortasında bi sandalye. iyi de oluyor müstakbel iş arkadaşlarımı ve iş ortamını analiz etmek bakımından. yarım saat de randevu saatinden sonra bekliyorum oldu mu sana kırkbeş dakika.eyvah öğle tatili bitti diyorken ben içimden çağırılıyorum bir toplantı odasına. ilk görüşmeyi patronun oğlu yapacak , başlıyor sorulara. bir yerden sonra ben kopuyorum ve
" bunların hepsi zaten Cvimde yeralan bilgiler beni kırkbeş dakika bekletirken bu arada iki dakikanızı ayırıp Cvmi okusaydınız da görüşmeyi daha ciddi sorularla yapsaydınız " gibi bir cümle kurdum ve çantamı alıp çıktım. işsiz güçsüz olsaydım bunu yapabilir miydim bilmiyorum ama yapmak da lazım . fakat o zamanlar çok amatör ruhluydum hayata karşı. erkek arkadaşımla ilişkimde de böyle aklıma geldiği gibi konuşurdum , erkek arkadaşlık mertebesinden hiç yükselen olmayışı da buna bağlanabilir. şimdilerde yaşım hafif hafif orta yaşa kaydığı bu günlerde bir cümle okuyor ve evet bu benim diyorum. Latif Demirci söylemiş bu cümleyi "Çıkıntılarını photoshop’la düzeltmiş, günlük hayatı ıskalamamaya çalışan, gerekiyorsa sosyal olan ama esas olarak kendiyle muhabbeti olan bir ruh hali diyelim"
gerekiyorsa sosyal olan ama esas olarak kendiyle muhabbeti olan kısmı ise en sevdiğim oldu. gereklilikler bizi belki de öyle yaptı ama tercih de ettim kendimle muhabbeti sıkılaştırmayı. yalnız kalmak en büyük zevklerimden biri. ben tatile çıkmak istiyorum ya mesela hani hep söylüyorum benim tatilden anladığım kendime olan özlemimi gidermek.

2 yorum:

cinar dedi ki...

Ne kadar hoş bir yazı olmuş,çok samimi, dosdoğru, olduğu gibi...
Günlük haaytımızdaki koşturmada en çok kaçırdığımız da kendimizle olan muhabbetimiz galiba. Belki o yüzden bu kadar çok sıkılıyoruz koşuşturmacadan.
Yüreğine sağlık Sessiz'im Balık'ım :)

Asortik Krep dedi ki...

Fikrimi değiştirdim bana adresini gönderirmisin..? :)
Olmayanı sende birilerine gönderirsin...
asortikkrep1@gmail.com