3 Mayıs 2008 Cumartesi

yanılmışım

önceki yazılarımdan birinde düğün hazırlığımdan bahsetmiş ve gelinlik konusunda da daha sonra bişeyler yazacağımı söylemiştim ; gün bugündür. acaip sıkıcı bir cumartesi saat onaltısı oldu ben ellisekiz yaşıma kadar cumartesi çalışarak yaşayabileceğimi sanmıyorum ama neyse bugün da biterse toplamdan bir (rakamla 1) eksilmiş olacak sen ona bak özlem:)
zet.i.na dikiş makinası kadar olmasa da bir nevi rüya değil midir genç kızlar için gelinlik hayır benim için kabus.onca güzel kıyafet dururken neden illa o kazulet şey giyilecek anlamış değilim. hayır çevresel şartlar elverse resmen giymeyeceğimi ilan edeceğim ama benim ailemi hallettik diyelim kocamgiller bu durumu kaldıramaz ; zaten kırmızı kuşak takmayışım bile dikkatlerden kaçmadı. artı kına gecesi yapmayan ilk aile gelinleri de ben oldum sayın seyirciler alkış bana.sizin oralarda nasıldır bilemem ama benim yaşadığım yerde bu gerçekten sıradışı bir davranıştı.
neyse gelinlikçiye gidip kısa - tarlatan gerektirmeyecek - kocaman olmayan bir gelinlik var mı diye sordum.yüzüme uzun uzun baktı. ona gelinlik denmez ki dedi. diker misin böyle bişey dedim. satın alacaksan dikerim dedi.satın almak da nerden çıktı kiralayacağım diyince dikmem senden başka kimse giymez ki onu dedi. neyse ben biraz düşüneyim diyerek çıktım. bir sonraki gün kızkardeşim ile çarşıya çıktık.maksat kendisine benim düğünümde giymesi için bir elbise almak.benim gelinlik henüz hazır değil fakat işe bakın kalan herkesin düğün kıyafeti hazır.ona elbise baktığımız reyonda böyle beyaz kelebekler gibi bir elbise buldum. ben bunu alıp gelinlik diye giyerim dedim.üzerimde de denedim ama kızkardeşim bi de annem görsün dedi.annemin ayağı alçıda olduğu için gelemedi ( bileğinde bir rahatsızlık vardı doktora gitti o da alçıya almış tam düğün vakti ama neyse iyileşti ) yerine bir arkadaşını gönderdi. o arkadaşı da ısrar ediyorsan peki bu elbiseyi gelinlik diye yuttur bize ama duvaksız olmaz dedi. elbiseyi aldım oradan da gelinlikçiye gidip duvak alacaktık ama elbiseyi taşımak zor olacak diye akşam erkek kardeşimle arabayla gelip almaya karar verince geri verdim ve çıktık o mağazadan. (ben evlilik hazırlıklarında her işimi damadım olmadan tek başıma yaptım demiştim di mi ) gelinlikçiye gidip bir duvak istedik. gösterdiklerinden birini beğendim. çiçek de beğendim. tam o sırada annemin arkadaşı olan kişi bana "sen hiç gelinlik giydin mi ki" dedi. hayır giymedim dedim. elbirliği ile bana ordan herhangi bir gelinliği giydirdiler. ben de çok sevdim. kiraladım. düğünümde de onu giydim. üstelik herkes çok beğendi . ben kına gecesi de mi yapsaydım acaba ?

9 yorum:

cinar dedi ki...

:) Ben de kına gecesi yapmayan nadir insanlardanim sanırım. Ve de gelinlik altına tarlatan giymeyen ucubelerden :))
Bu anı hangi zamana ait bilemedim, yakın da olsa uzak da olsa mutluluklar diliyorum size. Hiçbir zaman geç değil bu dilek için değil mi? :)
Sevgilerimle.

Öykücü dedi ki...

Kına gecesi ben de yapmadım.Düğün istemiyoruz dediğimizde ikimizin de ailesi ayağa kalktı.Annem "dul kadın mısın sen" dedi.Kocamın babası da "tek oğluma düğün yapmayacak mıyım yani" dedi.Mecburen hatta zorla düğün yaptık:)

Kuşak bağlattım ama.Bence düğündeki en hoş adet.Kardeşim çok beceriksizdi bağlarken,komiktik yani ama bilmiyorum ben çok duygulandım..

Hikayen çok beklenmedik bir şekilde bitti:)))O beyaz elbiseyi alacaksın uygun bir duvakla giyeceksin zannetmiştim:)))

Çok öptüm:))

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Eğer almasaydın sonradan çok pişman olurdun. İyiki alıp giymişsin.Kına gecesi yok gelinlik tarlatansız olurmu hiç?
Sevgiler..

sessiz balik dedi ki...

sevgili yaşamın kıyısında
evet bunlar çok hoş çok güzel adetler ama iş uygulamaya gelince ben çok hevesli olamıyorum. küçüklüğümden beri hayalini kurduğum şeyler değil bunlar , sanırım annemin etkisi var.onun da bu tür konulardan hiç hoşlanmadığını biliyorum.

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili sessiz balık,
bende senin gibi düşünmüş hatta giyineceğim modeli bile seçmiştim.gösterdiğim herkes beğenmek yerine bu ne böyle yemeğemi çıkıyorsunuz dedi.Sonunda gelinlikçide aklımı çeldiler.Nikah olsun düğün istemem o ne öyle diye tutturdum biraz zor oldu ama herkesi iknada ettim ama bugün diyorum ki keşke düğün olsaydı ve ben o gelinliğimin içinde birkaç saat daha fazla zaman geçirseydim,oynasaydım,dans etseydim,salınsaydım şöylee;).Aman ömründe bir kez oluyorsa biraz daha özenli olmak gerekiyormuş onu öğrendim

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Özlemcim bence yapsaydın;) Biz kına gecesini evde yapmışık. Aşırı kalabalık da yoktu. Saatlerce oynamıştım. İlk defa görenler çok şaşırmıştı:) Bütün kurtlarımı dökmüştüm:)) Gelinlik konusuna gelince ben netten bir tane beğenip, onu diktirmiştim:) Tam istediğim gibi olmuştu. Kuyruksuz, sade. Hatta beyaz değil ekruydu:) Öptüm kocaman:))

KOZA dedi ki...

Merhaba
Ben de kina gecesi istememistim ama aksam olunca samimi bir kac komsumuz ellerinde kina tepsisi baskin yaptilar iyi de yapmislar. sanirim annemin kina sarkisi esliginde doktugu goz yaslari icin bile degerdi.Biz hem nikah hem dugun yapmistik curcunayi anlatamam.
Ama anne olduktan sonra boyle gelenekler o kadar anlamli gelmeye basladi ki kirk ucurmalar, dis bulgurlari vs... bence lazimm

Geveze Kalem dedi ki...

Özlemciğim sen annemin "bunlarsız olur mu?" dediğine bakma, iki kızı da kına gecesi yapmadı. Hatta birçok geleneği yerine getirmedi.:))
Kırmızı kuşak bence son derece AŞAĞILATICI bir gelenek. Niye erkeğe bağlanmıyor peki? Ben ne zaman kırmızı kuşak bağlamış gelin görsem tüylerim diken diken olur. Kadın kendi acizliğini baştan kabul etmiş oluyor bence. Çok uzatırım aslında bu konuyu ama keseceğim.

Özlemciğim 3 kadın sobesi için teşekkür ederim. Aslında ilk başta sobelenseydim yazacağım kişiler belliydi ama herkes yazdı onları.:( Yeni birilerini bulduğumda yazacağım.;-)

cinar dedi ki...

kuşak işine ben de olumlu bakmıyorum. sebebini düşününce benim de içim bir garip oluyor.. bazı yerlerde çarşaf asma adeti var bir de. bir şeyi sırf adettendir diye yapmak değil kendimize mantıklı geliyorsa yapmalıyız bence. ona buna göre değil kendi zevkine göre yaşamalı insan. ben de her zaman bu şekilde yaşayamıyorum ama öyle yaşayabilenlere imreniyorum doğrusu..