28 Temmuz 2008 Pazartesi

dün

Geçen Pazar evde oturunca bu Pazarı dışarda geçirme isteğimiz doruk noktasına ulaşmıştı. Ama nerde ? Hafta içinde planlarımızı yapmıştık ama bu planlar benim Cumartesi işten erken çıkmama bağlıydı .Ben de bunu başardım ,zaten her ihtimale karşın küçük bir çantaya mayo ve havluları koyup arabaya atmıştık , hemen yola çıktık.Yolculuğumuz bir güncük tatil için uzun sayılsa da akşam gün batımını denizde karşılamayı başardık.Çok güzel bir esinti vardı ; ağustos ayında bu esintiyi yakalamak büyük şans. Tek gece kalıp sabah çıkış yapacağımız için küçük bir pansiyon bulup oda anahtarımızı alıp yine deniz kenarına indik, balık lokantası bulmaya ve bulduk. Nefis bir ortamı vardı püfür püfür denizden gelen esinti eşliğinde yemeğimizi yedik ve yürüyüşe çıktık eşimle.İkimiz de çocuklar gibi neşeliydik. Daha birkaç saat önce akşam burada olup elele sahilde yürüyeceğimiz aklımıza gelmezken şimdi bunu gerçekleştirdiğimiz için kendi kendimize aferim dedik. Sabah uyanınca güneşi yine denizin üstüne doğarken yakaladım , eşim araba kullandığından ve de yine kullanacağından yorgundur dinlensin diye dokunmadım uyudu.Ama dokuza kadar durabildim sonra kaldırıp cup denize attım onu . O kadar harika bir denizdi ki ; bizi kendine aşık etti. Bundan sonra bazı zahmetlere katlanıp kendisini saha sık ziyaret edeceğimiz de aşikar ; hele öğle yemeğini yediğimiz balıkçının o lezzetlere toplam yirmibeş lira hesap çıkarmasından sonra , sırf balık ve roka salatası yemek için bile gidilir ...

küçük mutlulukların sevdiğimin de yanımda olmasına eklenince beni resmen coşturduğu bir gündü dün .

Elimden kaçırdıklarım hiç umrumda değil ; elimde olanlar bana yeter . İyi ki sevgimin ardına düşüp buralara gelmişim. Hiç pişman değilim. İş yerim , arkadaşlarım, sevdiğim şehir belki çok gerilerde kaldı ama artık “hayatım” var. Seni seviyorum “hayatım”

10 yorum:

Emre dedi ki...

Uffff çok canım çekti beeee:( (tatili tabikii):)

cinar dedi ki...

Pişmanlık yaşamadan hayata sarılman ne kadar güzel. Gıptayla bakıyorum sana. Ben birçok şeyi pişman olurum korkusuyla erteleyebiliyorum. Yaşadığım şehirden ayrılmak gibi mesela...
Şu gittiğiniz güzel denizle balık lokantasını çok merak ettim. Neredeler? :)

sessiz balik dedi ki...

emrecim
buna tatil denmez ki hepsi hepsi 24saat cik


çinarcım
taşucuna gittik hatta kulaklarını çınlattım senin çünkü palamutbükünde denizde terliklerin görünen bir resim vardı ya ; aynı onun gibi berrak bir deniz vardı :)

Benim Hayatim dedi ki...

Pişman olmadan sevginin peşinden gidebilmek. Sanırım ben bu kadar cesur olamıyorum :(

sessiz balik dedi ki...

sevgili aysun
ilk günlerde bu kadar net "pişman değilim" diyemiyordum. belki de kabullendim şartları ,bilemiyorum.

ama benim için sevgimin peşinden koşmak değil koşmamak daha büyük cesaret gerektiriyordu.

çünkü aslında bir ayrılığı kaldıracak cesaretim yoktu

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Taşucu muuu? Mersin-Taşucu mu?? Nasıl yani??? O kadar yol? Ben doğru mu anladım???

sessiz balik dedi ki...

Seblacım evet mersin taşucu ama
biz İstanbul'da oturmuyoruz ki, o nedenle yol tahmin ettiğin kadar uzak değil :))

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

:))))))))))Ben seni hep İstanbul'dasın sanıyordum...Demek oralara yakınsınız. Ne güzel! Sık sık gidin bence! Şu ctsi çalışma işi olmasa daha iyi ya!

sessiz balik dedi ki...

seblacım İstanbul 'a kıyasla yakın sayılırız ama İç Anadolu'nun bir köşesindeyiz en nihayetinde deniz bize kilometrelerce uzaklıkta , bir çılgınlık anımızda kendimizi Taşucunda bulduğumuza bakma epey yol gittik. ama dediğin gibi ctesi tatil olsa daha güzel olurdu.

uzun bacak dedi ki...

Taşucunun denizine ben de bayılırım, yıllardır denizi çok sevmemin nedeni Mersin'in denizidir. Ama mesela diğer bölgelerde havuzu tercih ederim. İlk başlarda başka kumsallarda ayağıma batması beni çok rahatsız etmişti. Taşucu Kum mahallesi denizinde her yer ince kum, deniz pırıl pırıl, balıklar zıplar vs.

Sık sık gidebilirsiniz umarım.