16 Temmuz 2008 Çarşamba

mavi

kirpikteki gözyaşı bana "eee?" diyene kadar , blogumu açıp şöyle bi bakıp kapatıp tekrar gidiyordum. yazmak için konsantre olacak fırsat bulamıyordum , akşam nasıl oluyor anlamıyorum. gün oluyor bir bardak çay molası vermeden eve gidiyorum. eve gidince bişeyler yiyip vurup kafayı uyuyorum artık sabaha kadar deliksiz , o derece yoruluyorum işyerinde. klima bütün gün açık ve beynimi uyuşturuyor omzum tutuluyor değişik değişik rahatsızlıklar veriyor bana klima ama kapatınca da çokkkk sıcakkk oluyor.
evde meyveci dükkanı açtık , aylardan sonra ilk kez pazara giden eşim aklına ne geldiyse almış
böyle rengarenk , bu ne kadar güzel bir mevsim böyle :) üzümler şeftaliler kaysı kiraz armut aklıma gelenler bunlar şimdilik. ve kavunla karpuzu da unutmamak gerek.fakat eve gidince uyuduğumdan yemeye fırsatım olmayınca ben de işe getiriyorum bi iki tane , süper oluyo masamda bi güzel atıştırıyorum onları.

İhsan Oktay Anar 'ın Suskunlar kitabını okuyorum akşamları uyumasaydım bitirirdim ama uyuyorum ve olmuyo, okuyamıyorum. Bu pazar sabah kalkıp yarısını okudum önümüzdeki pazar da bitirirsem süper olur .Osmanlı zamanında geçen olayları anlatmış ve değişik değişik kelimeleri var , anlamasam da seviyorum benim tarzıma uyuyo bu kelimeler. Geçen gün kızkardeşim babaanne gibi konuşuyorsun dedi çünkü "kalabalığı yüreğim götürmez" demişim. siz bilir misiniz bu deyişi?

Dün akşam eşim ısrar etti uyuma film izleyelim diye , ve Prestij' i izleyip ( Londra' da 19.yy sonlarında yaşayan iki sihirbazın öyküsü ) beğendik ikimizde. Daha önceden çok sevdiğim oyunculardan olan Edward Norton'un oynadığı Sihirbaz filmini de izlemiştik birlikte .Ama Prestij'i izlemeye başlarken konusu hakkında hiçbir fikrimiz yoktu. Kızkardeşimin arşivinden gelmişti bize ve o tavsiye etmişti izlememizi , bu nedenle arka kapağını bile okumadan izlemeye başladık . İki filmden sonra hala bir üçüncüsü olsa izlerim dediğim bir konu çok sevdim doğrusu.

Kızkardeşim işe yerleşti , ağustos 15te başlayacak o zamana kadar tatilde. bizimle tatile gelmesini istemiştim ama o incedir siz başbaşa olun diye gelmedi. belki ilerde o da eşiyle katılır bize ve dördümüz gideriz.

Antalya , Kaş, Ölüdeniz ve Marmaris Turunç'a kadar uzanan sahil şeridinde gezdik .Kaş ve Ölüdeniz 'i beğendim. Bu tatili her birinde bir gece kalıp hatta gündüzleri de tekne turuna çıkarak geçirdiğimiz için doyumluk olmadı tadımlık oldu. Yine de tekne ile koylara ulaşıp oralarda denize girmek çok güzelmiş.Şimdiye kadar hep kumsalda yüzen birisi için mütiş bir deneyim oldu. Foto çekme alışkanlığımız olmadığı için paylaşamıyorum sizlerle , ama aklım orada kaldı doğrusu. Artık gelecek yıl bir başka kıyı şeridine tanıtım turu düzenleriz ,mesela bodrum kuşadası çeşme gibi ? neden olmasın...

6 yorum:

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Ohhh sonunda yazdın:))) Tühh fotoları merak ediyordum ben de. Sağlık olsun! Bu sıcaklarda çalışmak zor! Ben yine tatil hayalleri kuruyorum...Bir de kış gelsin istiyorum;)

[ fiкяiмiи iиcє güℓü ] dedi ki...

Sanırım tüm çalışanlar aynı durumda. Avrupadaki gibi, yaz boyu kapatsak ya işyerlerini biz de. Hem Avrupa Birliği sürecinde, göz doldurucu bir reform olmuş olur. Olmaz mı yoksa. He iyi.:))

sessiz balik dedi ki...

seblacım
ikinci tatil için ben de hayallere başladım , ramazan bayramına kısmet olursa :)

fikrimin ince gülü
yaz boyu kapatmasak bile cumartesileri çalışmasak ona da razıyım :)

KOZA dedi ki...

Sevgili Özlem,
Sobe oynamaya var mısın?
Kabul edersen elim sende...

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Biz de önümüzdeki hafta Kaş yolcusuyuz. Birilerinin tatili biterken birilerininki de başlıyor işte böyle. Sihirbazı çok beğenmiştim hele de finalini. Sevgiler size

Asortik Krep dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.