21 Temmuz 2008 Pazartesi

sarı

bilmiyorum pazartesi sağ omzumdaki feci ağrı ile işe gelmek zorunda kalmanın eseri mi ;
yoksa haftasonu haftasonu diye dört gözle beklediğim şeyin tek bir pazar günü olup içine hiçbişey sığmayışı mı beni demoralize eden ama keyfim yok
haftalardır pazar günü evde değildik , bu pazar da çok canım çekti gezelim diye ama dişimi sıktım ve evde kaldık çünkü:
yatak takımlarını değiştirdim , artık yorgan örtülmüyor dün itibariyle pike kullanmaya başladık
evi süpürüyorduk ara sıra akşamları ama silmeye vaktim olmuyordu yerleri sildim
kayınvalidem reçel ve kendi yaptığı peynirleri vermişti , buzdolabını yeniden düzenleyip onlara yer açtım ve yerleştirdim
sığmadığından kavanozları değiştirmem gerekti daha küçük olanlarına boşalttım ve böylece elde yıkamam gereken epey bi bulaşık birikti
hepsi bittiğinde ben de bitmiştim
hala omzumun ağrıması bu sebepten
ve sırtımı yere koyup dinlenmek istediğimde de bizi çağırdı , "pişi" yapmış;hani üç aylar başladığında yapılıyor , kalktık ona gittik
eline sağlık pişilerde mis gibiydi ,çayla yedik geri eve geldik

bu arada annem ve kızkardeşimin bana gelmesini istemiştim , boş boş oturacaklarına buraya gelsinler de görüşelim demiştim. Onlar da siz gelin dediler
Ben de kaç haftadır pazarları evde değildim işim var dedim. Ne onlar geldi ne ben gittim, Aramızda mesafe o kadar uzak değil en fazla 2 saatte varılıyor
onlar gelmedi veya biz de gitmedik diye de moralim bozulmuş olabilir.

Gelecek hafta bu hataya düşmeyeceğim , evdeki işleri takmak yok , ya annemlerin yanına ya da başka bir yere mutlaka gidelim veya onlar gelsin bize
bana tatil günü evde oturmak yaramıyor
mevsim kış olsa sorun değil , ama hava böyle güzelken , günler uzunken gezmek istiyor canım
yaşadığımız yerde bir çay bahçesi bile yok gideceğimiz
bu yüzden de biraz dışarı özlemim

gazetede bir yazı okudum : ayakkabı ile ayakların savaşı
eve geldiği anda ayaklarını çorapsız yere basma ve terlik giymeden çıplak ayak yürüme adeti olan birisi olarak ; okur okumaz evet ya dedim.ben haklıymışım.

4 yorum:

Emre dedi ki...

öslemmmmm, özlemişim seni, iyiki böyle bir ismin var bayılıyorum şahsen valla bak,

ev işlerinden bende sıkıldım ve yıpranmaya başladım, bıraksam yapmasam bu sefer ipin ucu kaçıyor yapsam yoruluyorum erkeklerde pek yardımcı değil bu konuda,

yoruldum desen e yapma o halde diyor yapmasam yardım etmiyor ve hatta umursamıyor evin halini, e bende aylık evi temizlemeye birini alalım deme lüksüne sahip değilim henüz kısaca bir kısır döngüdür gidiyor bende bu döngüde bi o yana bi bu yana savrulup gidiyorum ayy daha çok şey vardaaaa.....

Bide iyiki sende varsın

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Ctsi çalışmak böyle birşey işte! Ne kendine ne eve vakit ayırabilirsin! Birini yapsan öbürü kalır. Yıllarca çalıştım nasıl olduğunu bilirim. En iyi sen haftaiçinden bazı işleri hallet! Başka türlü zor! Allah kolaylık versin canım!

Benim Hayatim dedi ki...

Bence ev işlerine takılma akşamları yavaş yavaş hal et. Doğru sevdiklerinin yanına acayip iyi gelecek bak söylemedi deme :)

[ fiкяiмiи iиcє güℓü ] dedi ki...

Şehrin insanı nasıl yuttuğunu, nasıl sadece bir yap-bozun küçük parçası olduğunu hissettiriyor şehirden kaçışlar. Özgür olmak bir nevi.