1 Haziran 2009 Pazartesi

bugün 1 haziran ve yaz geldi
ısınınca genleşen maddelerden biriyim
yaz geldi mi sanki içimde hiç bişey tutmam salıveririm
doğum günüm bir yaz günüdür
düğünüm de bir yaz akşamıydı
tatiller gelir gözümün önüne yaz diyince ;gezmişim görmüşüm işte ne güzel derim
geçen yıl kaş'ta geçirdiğim kısacık günlerin devamı gelsin de başka ne isterim.
yaz mevsiminin meyvelerine bayılırım gelsin karpuz gitsin kiraz hele karadut olmazsa olmaz.
peki ya dondurmaya ne demeli ; hamişlere yasak ama buz gibi bira gibisi de yoktur yaz sıcağında
şöyle bardağın dışı buğulanmış olcak hem de .

hayallerle dolu bir haftasonuydu benimkisi ; banyoda ayaklarımı yıkamanın ötesine geçememişken ya da ne bileyim öğleden sonra bir bardak çay keyfine eyvallah derken kurulan hayallerle dolu..

boş gezenin boş kalfası olabilecek ,sırt üstü yatıp ekmek elden su gölden yaşayacak bir tip değilim , ve zaten mecburum çalışmaya ama mecbur olmasam da kendime iş güç yaratırdım sanıyorum.yaratırdım yaratmasına da yaz günlerinde biraz esnek davranırdım o kesin. bazı seyahat bloglarına bakıp bakıp iç çekiyorum

telefonda napıyorsun dedi bir arkadaşım ve cevabım oldu : duruyorum

durgunum.

hareket istiyorum

ama nasıl ?

1 yorum:

butejoy26 dedi ki...

ben yazdan nefret ederım...sıcak en sevmediğim şey...ama buğulanmış bardağıyla bira karşı konulmaz...