8 Haziran 2009 Pazartesi

oldies but diye başlasam

Eskiden sevdiğim şimdi uzaklaştığım pek çok şey var ;mesela basketbol. Nerde maç görsem izler hatta maç görmeye giderdim stadlara ki o zamanlar bayanların pek takıldığı yerler değildi oralar.
Fakat o zamanlar da başarılı olsalar da şimdi zirveye çıkmış olan hidayet ve mehmet bu aralar beni yine maçlara çekmiyor değil ,en azından haberlerde o bölümde sesi açıp acaba hidonun takımı şampiyon olacak mı diye merak edebilir oldum.
Hayat dışarda sıcak hava eşliğinde biraz yavaşlar gibi görünse de hızla akıyor. Ben içerdeyim. Nasıl yani diyeceksiniz ? şöyle ki arabaya bin işe gel klima aç akşam çık arabaya bin eve git haftasonu sıcak diye dışarı çıkma eşin gidip az alışveriş yapsın sen dolunayı bile pencereden seyret.Ben eskiden böyle miydim ? Her güneş batışında havayı koklamadan edemezdim ve her dolunayda aydedeyi koluma takar şarkı söylerdim ; ah gençliğim ah.sug,b,cim de bir şarkı yollamış blogundan nasıl iç geçirmeyim şimdi ben ?
Funda Arar evvelden sevip dinlediğim bir sanatçıdır, hani o " yanar yanar yanmaya yanmış gönül" gibi şarkılarla başlar muhabbetimiz. geçen yıl canlı performansını da izlemiştim bir konserde çok laubali olmadan samimiyet kurabilen ama sesi ve şarkıları ile zaten "samimi olmasa da olur"dedirten bir havası vardı. şimdiki "senden öğrendim" şarkısı da dilimden düşmüyor bugün söyleye söyleye çalıştım işyerinde ( kısık sesle canım öyle bağıra bağıra değil bir odam var çok şükür beni kimse duymaz) , oğluşum da annesinin bülbül (?) sesine hayran kaldı heralde tepinip durdu.
Elif Şafak ise ilk kitaplarını okuyup sonra araya mesafe koyduğum bir yazardı. gidip almadım Aşk romanını da o gelip beni bulunca ; hazır gelmişken okuyuverdim. Ben Konyada yaşadım,hala da oralardan çok uzaklaşmış sayılmam , Mevlana ya bu kadar yakın olmaktan mıdır (fiziksel olarak diyelim ) onun felsefesine hiç merak salmadım ben nedense. Kitabı da derine inmeden bir roman olarak okuyup geçtim. Ama bir yerin altını çizdim ,onda da şöyle diyordu "Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını" beni blogumdan eskiden beri tanıyanlar bilir denemişimdir bu kuralı ben :)))

6 yorum:

eti puf dedi ki...

özlem ablacım altüst meselesinde de kesişiyoruz senle ..zaten altta hayır yok ki üste çeviriyorsun ..üstte hayır yojsa da çok kaybın olmuyor...teee ingilterelere gittim okul uzattım ama neyse denedım öğrendim diyorum ya...şimdi o günleı bıle özledım...

funda arar mevzusuna gelınce seenden öğrendimi ben de çok sevdim ...hatta blogta da bahsetmıştım...sözleri çok güzel...

Benim Hayatim dedi ki...

Çok beğendim hatta blogum da bir yerlere yazacak kadar :)

sessiz balik dedi ki...

etipufum , değişim en çok senin yaşlarda yaşanır çok da ii olur

aysuncum gördüm blogda ama kural Şems e ait mevlanaya değil , gerçi birbirlerinden ayrı değildir ikisi ama yine de ...

Benim Hayatim dedi ki...

Özlemcim şimdi düzelttim. Kitabı okumayı düşünmüyorum ama bu kuralları bir yerden temin etmeliyim.

Ben hiç birşey yapmıyorum. Kendi doğrum bir şekil de bana gelecek buna inanıyorum ;)

cinar dedi ki...

çok güzel bir kitaptı bence. Elif Şafak'a karşı çok önyargılıydım. okumak gibi bir ihtiyaç hissetmemiştim ben de. ama hediye geldi. elime alıp okudum. çok da beğendim. Aysuncum sen de denemelisin bence.

evdesin ama yine de her şey yolunda değil mi Özlemcim?
öptüm.

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Bayıldım bu cümlelere Özlem! Tam bana göre çünkü ben hayatın hep istediğim gitmesini bekleyen, iniş çıkışları çok sevmeyen biriyim. Paylaştığın için sağol! Nasıl gidiyor bu arada? Dikkat et kendine ve bebeğine! Öptüm canım:)