23 Şubat 2009 Pazartesi

kadar sevdim ki resmini işte bugün konuştu benle...
yorulmuştum çalışmaktan karda uzun yürüdüm senle


belki biliyorsunuzdur yeni türkünün bu şarkısını ; çok çalışıp yoruldum ve bir mola verip şimdi tam da içimden bebeğime seslenirken aklıma geldi bu şarkı ; hani onun şarkıdakinin de aksine daha resmini bile görmediğimi ama onu sevip onunla konuştuğumu ; onun da benimle ... farkettim de

bana “annecim sakin ol , sıkma dişlerini “ diyor sanki. Onun sesini duyunca bırakıveriyorum elimdeki o sıkı sıkı tutmaya çalıştığım ipleri , zaten ben ipleri tutup çekmeye çalıştıkca ucundaki benden iyice kaçıyormuş : bak bırakınca daha iyiymiş.

haftasonu tembellik yaptım , dinlenmiş olmalıyım ;ama benim pilim buraya kadar dayandı . çok uykum geliyor biliyor musunuz . kalsiyum kaynağı diye süte yoğurta ayrana dayandıkça beslenmem mevcut uyuma potansiyelimi aştım gibime geliyor. Eski hali bile içler acısıydı , şu andakini düşünmek bile istemiyorum.

Hayatla çok az bağım vardı zaten onlar da kopmuş gibi. TV radyo gazete internet film sinema müzik dergi .... hiç ama hiçbiri yok. Kızkardeşim kitap toplayıp geliyo bazen onları okuyorum kendim almayalı yıl oldu . Ayşe Kulin okudum bikaç tane , bi de Amat ; Bir de afgan yazar Khaled Hosseini’nin iki kitabını okudum beğendim tavsiye ederim gerçekten. Issız Adam ı seyretmiştim ; gerçekten ağladım gerçekten etkilendim ; Cemal Hünal tip olarak eski bir defteri açtırdı bana ve de sonuç tam da buydu zaten. Ayrıca o tam mevsiminde İstanbul , beyoğlu ; yemek ;şarap, hoş mekanlar eşliğinde SÜPER müziklerle film tam benlikti. Bir de Devrim Arabaları ‘nı seyretmiştim . oldukça etkilendim o filmde de. Ama sonunu bildiğim için etki yarılanmıştı.

Şimdi bunlar iyi günlerim ;biliyorum . Arkadaşlarım var bana bunu sürekli tekrarlayan. Kıymetini bil diyorlar , gez dolaş eğlen diyorlar.Ama zaten depolanmıyor . O anda canı çekiyor insanın. Neyse zaten ben 33üme kadar gezdim gezeceğimi artık dizimi kırıp büyüteyim kuzumu

20 Şubat 2009 Cuma

bir: dil sınavını geçtim ; hem de 2.derece .

iki: bebeğe ezginin günlüğünden zerdaliler dinletiyorum kış günü iyi gider di mi

üç : annem bu hassas dönemimde beni unuttu resmen .biraz da gelinden kıskanıyorum onu . bazı sebeplerle erkek kardeşim ve eşi annemin evinde kalıyorlar nereye kadar gidecek bu bilmiyorum ayrıca gelin işten çıkarıldığı için evde bütün gün annemle ikisi ne yapıyorlarsa artık annem arayıp sormaz oldu beni .hatırlatırım gelin de hamile. ona pişirip pişirip yediriyordur. ben hem işe gidip geliyorum hem de evde bir tas çorba yok. gel iki gün kal bana bi destek ol ; değil mi .ama nerdeee. bi de çağırınca bana " misafir telaşın olmasın sen dinlen " diyor .... misafir ne demek ?

16 Şubat 2009 Pazartesi

şiirlerimi okuyanlar olmuştur belki bir dönem blogumda kendi yazdığım şiirleri paylaşıyordum . benim şiir yazdığım zamanlarda onları ilk okuma şerefine sahip bir arkadaşım vardı ; istanbula gittiğimde onunla görüştük. bana neden artık şiir yazmadığımı sordu.
nedenini bilmiyorum dedim ama evet , yazma dürtülerimden kurtuldum sanırım. "kurtulmak" iyi bişey gibi, evet iyi bişey .ben kendimi iyi hissettiğimde yazmazdım çünkü. kendimi kötü hissetmem gerekliydi yazmak için ve şiir yazmayışımdan anlıyoruz ki iyi hisler içindeyim. ama edebiyat dünyası beni kaybetti bu yüzden ,tühhh... :)))) onların da çok umrundaydım ya.
bebeğim için bişeyler yazmaya çalıştım ama olmadı. henüz bir meraktan öte de gidemedim zaten. kendimi merak ediyorum ; çünkü her halimi tahayyül edebilirken ben anne halimi edemiyorum.

11 Şubat 2009 Çarşamba

insan oğlu kuş misali ;dün istiklalde ağa lokantasında akşam çorbamı içtim ama evimde kendi yatağımda uyudum . ne kadar uzak bir mesafe oysa . bu lokantayı bir arkadaşım tavsiye etmişti , beğendim herşeyiyle , tavsiye ederim . yorgunluğu bir yana kuzucuk beni rahatsız etmedi yolda umarım ben de onu bu yolculuklarla rahatsız etmemişimdir ama aslında herşey onun için , maaşımıza ekstra para katarsak ona ciciler alırız değil mi
(bankanın dil sınavı idi gidiş sebebi ,kazanırsak ücret artışı var )

babamızla aramız soğudu , duygusal manada değil o konuda gayet yakınız ama hamile kalmadan önce yapışık ikiz gibi sarmaş dolaş iken şimdi hiç sarılıp koklaşasım gelmiyor afakanlar basıyor. zaten sık sık daralıyorum . böyle kalbim hızlı atıyor gibi oluyorum. gün içinde böyle kendimi tarlaya bayıra atasım geliyor odadan çıkıp , o dereceye geliyorum bazen. neyse konuşup anlattım babaya bu uzaklık hissimin kaynağını. umarım anlamıştır.

bi de istiklalde yürürken malatya pazarı diye biyere girip dut kurusu ve üzüm pestili aldım . azcık bişey .ama kendimi mutlu etti bu hediye. burada hiç görmemiştim. ama bu tatları biliyordum bi yerlerden( önceki hayatımda malatyalımıydım ? )görünce atladım resmen.

5 Şubat 2009 Perşembe

yeni (aslında eski ) doktorumuza gidebildik ; en son mayıs ayında bizi yumurtlama hapları ve çatlatma iğnesi ile gönderdiğinden beri uğramamıştık şimdi bebeğimizle beraber gidip doktorumuz olmasını istedik , çok iyi geldi bana bu doktor ,çünkü ne kan testi istedi ne hap yazdı :) konuştukları da içime iyi geldi. mesela bebeğimizin özel bir tarihte doğabileceğini ( 09.09.09 veya 20.09.2009 ) söyleyip güldürdü bizi ...

sonra bizim 11 mm lik fasulyenin " bu kalbi bakın atıyor " diyerek artık içimde bir canlı olduğunu da hissettirdi .

sakinleştirdi beni ; ve sakinlik bana çok iyi geldi.

hımmmm; böyle keşke ben hep hamile olsaydım dedim.

onun dışında bizi sabah uçağı ile istanbula gidiş ve o akşam uçağı ile dönüş gibi saçma bir maraton bekliyor. hem de hafta içi ... hafta sonu olsa bi dinlenir bi gezerdik ama ı ıh. neyse gezmeyi seviyorum ve bu gidiş gelişi de "gezme" kategorisine zorla koyarak içimdeki gülücükleri küstürmemeye kararlıyım.

havaalanı alışveriş merkezi gibi kapı girişleri xrayli olan yerlerde ne yapmam gerek ?

2 Şubat 2009 Pazartesi

ben son post 'dan beridir yeniden kontrole gidemedim ; ayrıca hap felan da içmiyorum gıcık olurum ben hap içmeye . kan tahlili yaptıracağız bi bakalım duruma göre doktoru da değiştircem zaten ne o bakmadan hapları dayadı .yarın akşam bi başka doktora gitcea aslında taa mayıs ayında biz bu doktora giderek bebeğimizin ilk tohumlarını onun yardımıyla atmışız çünkü kullanılan yumurtlama hormonları bir dönem ki altı yedi ay gibi bir dönem hala etki ediyormuş. iki haftasonudur ankaradaydım yoruldum bittim bu bikaç gün içinde de bi istanbul olayı var iş için bunlar hep
bugün müdürüme söyledim çok güzel tepki verdi sağolsun moralimiz yerine geldi .
yeğenimin kalp atışları duyulmuş sanırım bizden bir hafta büyük olacak biz henüz duyamadık .