11 Aralık 2009 Cuma

geldim

merhaba blog merhaba arkadaşlar
yazmak istiyorum hem de çok o kadar çok şey birikti ki anlatacak gerçi birikenlerin çoğu duygularım heyecanlarım umutlarım kaygılarım sevinçlerim yani tam anlamıyla kelimelere sığmayacak mevzular olduğundan yazma kabiliyetim yetmeyecek ama deneyeceğim
ben 14 ağustosta izne ayrıldıktan sonra annemin yanına gittim , evlenmeden önce kaldığım odayı oğlumla beraber istila ettik saatlerce uyuduk o odada ağustos sıcağında serin serin . Onur karnımda iken hep sakin bir bebekti son ay bile :) mümkün mertebe de gezdim ; akşamları felan dondurma yemeye gittim sağa sola bana hep bir fazla top veriyorlardı onur için. çok mutluydum çok heycanlıydım .babamız haftasonları geliyordu hafta içi merak içinde kalsa da iş nedeni ile yanımızda olamadı.
neyse bizim gelin yani erkek kardeşimin eşi de hamileydi benden 10 gün önde . biz beraber aynı doktora gitmeye başladık . ama zaman geçiyor yeğenim gelmiyordu. annesi şişmiş karnı ile ufluyor artık doğsana diye karnına sesleniyordu .

bir sabah kendimi farklı hissederek uyandım bir ağrı vardı ama ne ağrısı bilemedim . tam o sırada erkek kardeşim hanımın sancısı geldi diye haber verdi.annem de ablan da iyi değil siz gidin de arkanızdan ben gelirim dedi.aklımıza gelmiyor ki benim sancımın da geleceği , daha vakit var en az on gün. doktor gelini yatırmış sancılar çoğalsın diye beklerken kardeşim ablam da rahatsız deyince git ablanı da getir demiş . zaten biz sezeryana karar vermiştik eğer ağrılar doğum ağrısıysa gecikmeden ameliyata girsin demiş. kalktık gittik hastanaye doktor muayene etti nişan gelmiş dedi hadi ameliyata . eşimi aradım doğuma gireceğimi söylemeden ; gelmesi için bir başka bahane buldum kendimi iyi hissetmiyorum gel de hastanede buluşalım dedim. annem ve erkek kardeşim bir benim yanımda bir gelinin iki ayrı odadayız .o normal doğum sancı bekliyor ben ameliyat sırası. günlerden dokuz eylül.ben yeşil elbiseyi giydim ve gözlerimi kapattım , uyandığımda bağırıyordum çığlık çığlık eşim elimi tutuyordu. odadaydık. biraz sakinleşince bebeği verdiler kucağıma konuşamadım durdum . ya eşim ... hastanede buluşacaktık diye gelmiş beni aramış telefona kardeşim bakmış , 209 nolu odaya gel demiş ama benim doğuma geldiğimi hala anlamayan eşim ben hastalandım sanmış odaya bir girmiş bir bebek var başında annem kardeşim aa babası geldi demişler , kimin bebeği diye sormuş ister istemez beklenen kardeşimin bebeği benimkine daha var.onlar demişler senin bebeğin.çok büyük şoka girmiş adamcağız. neyse o arada ben de gelmişim ameliyattan.allahtan uyanırken onu gördüm de bana moral oldu. sonra sıra geline geldi sancılar artmayı bebek de zaten 40 haftayı çoktan doldurduğundan o da sezeryan. o akşam annem hem anneanne hem babaanne olarak dolaştı hastane koridorlarında bi o odada bir bu.ertesi gün çıktık hastanaden.7 gün sonra oğlm sarılık teşhisiyle yeniden yattı biz de beraber 1 gün kaldık

sonra ...
9 aralıkta 3 aylık oldular oğlum ve yeğenim ( yeğenim kız :)
sık sık beraber olduk , bunu biraz da çocuklarımıza borçluyuz aynı gün dünyaya gelmeye karar veren iki kuzeni ayrı tutmak bize yakışır mı ? bundan sonra da kardeş gibi büyütcez işallah
emzir agz çıkar bez değiştir , süt olsun diye süt iç su iç meyve suyu komposto iç gibi rutinlerle geçti üç ay. bebeğim gözlerime bakıp güler oldu agu agu diye konuşur oldu ama gel gelelim işe de başlamak gerekti
annem geldi biraz kalacak ama ne kadar belli değil o gitmeyi düşündüğünde de bir bakıcı arayacağız henüz değil
henüz bebeğe benim sütüm yetiyor sağıyorum öğlen de gidip emziriyorum , bakalım nereye kadar?

imkanım olsa oğlumu dünyaya getirme sürecimi ilk andan hani o çubukta çift çizgi gördüğüm andan başlayıp işe başladığım güne kadar bin milyon kez yeniden yaşamak isterim. ama işbaşı yapmak zor oldu çok zor.

şimdilik bu kadar

sizlerde ne var ne yok
tek tek bloglara bakamıycam vakit yok
bana yorum yazarsanız kendinizden de haber verin son 4 ayda değişiklik oldu mu evlenen bebek haberi alan var mı ?