22 Mart 2010 Pazartesi

oğlum çok hızlı batının en hızlı silah çeken kovboyu yani bezini bağlatmıyor bana akla karayı seçiyorum onu giydirirken yedirirken
bir bakıcı bulunmadı henüz ama onu bizim gibi eğleyip oyalayıp bakacak sabırlı sevgi dolu bir teyze çıkarmı emin değilim
annem çok seviyor oğlumu elinde olsa bırakıp gitmez ama şartlar öyle gerektiriyor bir süre daha bizimle olacak ama eninde sonunda bizim kuzu bakıcıya verilecek madem öyle daha fazla gecikmesin ki alışsın huyuna suyuna dedik
dedik demesine ama sağda solda konuşuyorumda bakıcı çıkmadı henüz
annemin ona bakmasını çok isterdim , benim annem olduğu için değil gerçekten çocuk dilinden anlar şefkatlidir eğlencelidir ve fedakardır çok
onu çok sevdiğimi anne olunca daha iyi anladım kıymetini bilememişim eskiden

16 Mart 2010 Salı

hayat beni neden yoruyosun

bloglardan birinde okumuştum feysbuk ta bir grup açmışlar ser.d.a.r or.taci yoran hayat bizi ne yapmaz diye aha benim lafım .
benim kuzu annemi yormak için varım diyenlerden doğduğundan beri hiç iştahlı olmadı emzirmek için çok uğraştım çok didindim acıkınca küçük küçük çekiyor bi sonra doyuyor o kadarcık emersen büyüyemezsin kuzum diyorum ama nafile,
şimdi ek gıdalara geçtik esas sorun burda ağzını açmiyor çocuk kapatıyor dudaklarını sımsıkı
sevdiği bir tek elma püresi onu da iki kaşık
neyse benim çocuğum hareketli ve iştahsız olacak tabiii en zoru olacak ki ben yorulayım kolay olan hiçbişey gelmedi benim başıma karakter olarak zaten zor biriyim
beni özleyenler yorum yazmış canım emrecim biyocum sağolun tek tek ama daha fazla yazamıyorum keşke fırsatım olsa hem sık sık yazabilsem hem de okuyabilsem sizleri
hem oğluma ait bir günce hazırlamış olurdum burda
doğduğu zaman evdeydim izinliydim ya çok sık yazdım bir deftere nerdeyse her anını kaydettim resimlerle felan da süsledim ama işe başlayınca töbe estagfurulalh WCye bile çıkamıom ne defteri ne blogu ne kocası ne aşkı ne uyuması ne süslenmesi ne kitabı ne TVsi

10 Mart 2010 Çarşamba

arz - ı halimdir altıncı aydönümünde

oğlum
dün altı aylık oldu , kelimelerin yetersiz kaldığı bir nokta onu nasıl seviyorum nasıl birşey varlığı ailemiz için bu altı ay nasıl geçti... yazacak çok şey olsa da dedim ya kelimeler yetersiz şu noktada.
yerde yuvarlanıp duran gözlerinin içi gülen minicik elleri ile dokunuşları içimi ürperten bi küçük adam.küçücük...sevgi dolu.ondaki sevgi enerjisi hiçbirimizde yok.sadece seviyor hiçbirşeyden nefret etmiyor.hissediyorsun o pozitifliği.seni seviyor annesin. oyuncaklarını seviyor. camdan bakmayı seviyor. bebek arabasında gezmeyi seviyor . vesaire vesaire . uyumak yemek yemek hoşuna gitmiyor ya da durmak istemiyor ama bunları istemiyor olması nefretten sayılmaz sanırım.

oğlum
var hayatımda , işe gidip geliyorum , uyumak yemek yemek acele ile yıkanıp giyinmek dışında sıfırlanmış durumda hayat. neyse ki annem var ama o da artık limitini doldurmak üzere bir bakıcı bulmam gerekiyor annem evine gidecek artık ben o gidince hiç iflah olmam

babamızla durumlar aynı yaz gelsin diye bekliyor güya haftasonları açıkhavaya çıkarız hepimize iyi gelir evde kapalı kalmaktan bunalmışız ama bebekle nereye gideriz daha mı iyi oluruz yoksa daha mı kötü bilemiyorum

negatif bir yazı oldu

ben herkesi özledim bloga yazmayı blogları okumayı arkadaşlığı gevezeliği paylaşmayı... ama imkanlarım elvermiyor yazmaya okumaya özlediğimle kalıyorum bir tek bu değil özlediğim bir kitap alıp okuyamadım aylardır hiç bir sosyalitem yok ve üstüne üstlük yorgunum