16 Haziran 2010 Çarşamba

ben ve o
hep yalnız kalmayı hayal ediyorum onunla
özellikle uyandığı anda yanında başucunda beni görmesini
sessiz kıpırtısız bir evde öyle sessiz bir uyanışta ve iliklerine kadar yayılan o ılık gülümsemeyle karışık gözlerin mahmurluğuna bulaşmış çapak çapak aşk dolu bakışlara yakalanmak istiyorum sonra
kucaklaşmak yılların hasretini söndürmek istercesine
sonra yatakta bir o yanak bir o yanak bir gıdık bir bacak bir ayak
çoraplarını çıkardığım anın tadı dudak kıvrımlarında gizli
minicik ayak ağzımı bile doldurmuyor ama ısırıyorum o gülüyor
kıkır kıkır
ben ve o
biz başbaşa kalmayı çok özleyen anne oğuluz.
bu özlemden olsa gerek belki de hep babamızı kırıyoruz
sanki o üçüncü kişi
aşkın katili.

11 Haziran 2010 Cuma

bebeğin ilk günleri ve tecrübeler

bebeğin ilk günlerinde ; daha önce internette turlayıp anne bloglarında bulduğum ve çıktısını alıp eve götürdüğüm bazı bilgileri kullandım , çok faydalı oldu. en çok da bir kaç ayrı annenin " zor günlerdi ama geçti" manasına gelen cümlelerini okuyunca biraz sabır geçecek bitecek diye kendime telkinde bulunma imkanım oldu.
bir de benden olsun dedim:
1. kırkımız çıktıktan sonra aklım başıma geldi benim niyeyse ve süt sağmaya başladım oğluş 9 aylık oldu hala sağıyorum. neyle derseniz "medela" küçük bir pompa verdi bir arkadaşım , onunla.
-- okuyorsa burdan çokkk teşekkürlerrr yeniden - -
doğum iznindeyken oğluş beni emiyordu ben hoop kalanı gidip sağıyordum,kaldıysa tabii çok azdı sütüm. damla damla süt biriktirdim ben. gün oldu 10 ml koydum gün oldu 100 ml. hepsini no frostda beklettim ve bu sayede hem sütüm arttı hem de oğlum istediği an benim sütümü içebildi. sıpa tadını biliyor ama taze sağıp bıraktığımı severek içti ama buzluktan çıkana burun kıvırdı ise de mamasız büyüdü yani bu depolama sayesinde. depolama için medela kaplardan aldım ama yetmez diye tek kullanımlık poşetlerden de aldım değişik markalarda var piyasada .
emek vermesem uğraşmasaydım sanırım mamaya çoktan başlardık. başlamadık da ama anne sütü diye de hiç takıntı da yapmadım ben sadece takmak yerine çalışmak fiilini kullandım. çünkü süt için herşeyden önce psikoloji önemli dediler. ikinci olarak da su iç diyorlardı ben de sürahiye sıcağa yakın ılık su doldurup kucağıma alıyordum ,bir iki bişey atıştırıp en çok da tane ile hurma arkasından bardak bardak su içiyordum , süt içiyordum , onu içemezsem ayran , ayrıca rezene çayı ve kaynar ( yeni bahar tarçın zencefil kökü felan bişeyler var gaza iyi geliyor bebek sizden alıyor ya anne gaz önlerse bebek de iyi olur )
2. bebeğin ilk günleri bir şans oldu ve bize kimse gelmedi , ben sezeryan yapmıştım , yerimden fazla kalkmadım bu sayede yaram dikişim kolay iyileşti .imkanınız varsa ilk günler az hareket edin.
3. küçük bir fanlı ısıtıcı aldık , altını açarken soyup giydirirken ve banyo zamanı yaktık , kaloriferler yansa da rutin sıcaklık yetmeyebiliyor bu şartlarda
4. akşam saat sekizbuçuk ya da dokuzda ben uyuyordum , kaça kadar dayanırsa artık 11 belki 12 işte o saate kadar babası bakıyordu bebeğe ve böylece uykuda sütüm çoğalıyordu benim , işte o saatte bebeği emzirince bu sütle ufaklık gece fazla rahatsız olmuyordu. her gece sökmez bu taktik ama denemekte fayda var.
5. ben bebeğe su verenlerdenim. kaynamış sudan her emzirme sonrası bir iki çay kaşığı içirdim , ağzında pamukçuk olmasını engeller diye... ayrıca benim memebaşım da yara olmadı hamileliğin sekizinci ayında lansiloh kreme başladım ve emzirirken de devam ettim. emzirmeye başlamadan önce de bebişin ağzına bir damla ve meme başına bir damla su ile ıslatarak kuru kuru emmesini önledim.hem benimki çok acemiydi ağzını açmıyordu kolay kolay o bir damla su ağzını açtırmayı kolaylaştırıyordu.
ay işte böyle ufak tefek şeyler takmaya değmez de yazdım işine yarayan olmazsa ben bakarım ikinciyi doğurursam unuttuklarımı hatırlarım değil mi :))))

8 Haziran 2010 Salı

rüyamda cehape den milletvekili seçilmiştim
aday bile olmadan hem
birileri benim ismimi listeye yazmış ben de seçilmişim
aslında bu hayat tarzını benimsemeden önce yani evlenip çolukçocuğa karışmadan önce olsaydı bu rüya belki peşinden giderdim.artık oy kullanmaya bile gitmeme şükretmek lazım.
her anne baba böyle mi biz mi beceriksiz çıktık bilmiyorum çocukla bişey yapmayı beceremiyoruz.öyle iş ev arasında geçiyor vakit. yemek içmek gibi şeyler o da keyifle bile değil yasak savar gibi acele acele. birimiz yerken birimiz kucakta gezdiriyoruz. cuamrtesi gecesi onu uyutup balkonda biraz oturalım dedik , ama oturduk fakat herzaman çok güzel olan hava biz oturacağız diye bozuldu balkon keyfimiz kaçtı.oysa gündüz nice uğraşlarla kışın tüm kirinden arındırmıştım balkonu. bir sürü şey attım . nedense balkona koyuvermişiz elimize geçeni.hele o soda şişeleri. geri dönüşüm kutusuna diye beklettim beklettim sonunda götürdüm bir koca kovayla attım geri dönüşüme.
zaten son bir kaç gündür hiç keyfi yok havaların , hava güzelse gündüz kuzu dışarda biraz vakit geçiriyordu bu havalarda çıkamadı da ,gece uykusunu etkiliyor tabi gündüz gezince gece iyi uyuyordu, geceleri ağlıyor hep.diş çıkarmaları yüzünden de olabilir bu ağlamalar.üstte ortanın yanında bir dişi daha başını göstermiş.bu dişin bir eşi daha olmalı çifte gelir derler ama göremedim ben.
izinlerimi yaz gelmeden kullanmak zorunda kaldığım için şimdilik tatil hayali kurmuyorum. zaten yolculuk sevmeyen bir bebeğim olduğundan tatile gitmek değil gitmemek tatil olur bana heralde. ama yine de suyu seven yüzmeyi seven bir adı balık olan ben nasıl dayanacak bilmem. hele bir temmuz gelsin bakarız . 3 temmuz doğumgünüm belki o haftasonu kısa bir kaçamak yapılabilir.
keşke

1 Haziran 2010 Salı

ben böyle sevilmemiştim hiç...

bir süredir bunu düşünüyorum , Onur bana sarıldıkça tepeme çıkmaya çalıştıkça yanaklarımın neresi dek gelirse ısırmaya çalıştıkça , emzirme seansına geçişte yatıp kollarını bana uzatırken mümkünse bir yerime dokunmak suretiyle uykuya dalmak isterken kapıdan beni görünce akşam gözlerinde güller açarken. . .
beni bu kadar seven hiç kimse olmadı şimdiye kadar annem sevmiştir tabi ama göstermedi .
nasıl olur da ben onu çok daha çok sevebilirim diye düşünüyorum
ona cevap vermek onun beni sevdiğinden daha çok sevmek istiyorum ve de sevdiğimi göstermek sarılmak öpmek tepeme çıkarmak istiyorum.
şımarırmış umrumda değil
ben şımarmadım,dedim ya annem sevmiştir ama göstermedi diye,öpülüp koklandığımı hiç hatırlamıyorum.

şu dünyaya geldim gidiyorum bunun acısı ile
çok içime kapanık çok utangaç çok durgun oldum , zararını gördüğüm kanısındayım
onur rahat olsun
sevgimden şımarsın
özgüveni tam olsun
hiçbişeyden çekinmesin
fırlama bir tip olsun
ama akıllı olsun
onu severek açıyım zihnini
kitabını alıp okumak niyetindeyim , izindeyken tvde rastladım dr sabiha paktuna keskin benim tam idolüm , o kadar güzel şeylerden bahsetti ki
bir aile var çocuk yaramaz diye tv kanalına başvurmuşlar bu dr hanımdan yardım alacaklar.Dr hanım önce evlerine gidiyor gözlemliyor.sonra ekranda yorumlarını bizimle paylaşıyor.diyor ki " evet eviniz güzel eve çok para harcamışsınız güzel ama bunlar rahatınız ve konforunuz için değil başkalarına gösteriş yapmak için mesela perdeler koltuklar felan ama balkon ve merdivenlerde demir korkuluk yok çocuk için tehlike arz ediyor " bu tesbit işte! dedim ve dinlemeye devam ettim. . . çok beğendim çok.
sonra ay.şe . ar.man röp. okudum bu cümleyi de fena tuttum " Sevgiyle dokunulan çocuğun zihni gelişir, etrafı açılır. Zekanın ve zihnin gelişmesi için kitabi bilgi değil, inceleme ve araştırma kabiliyetini öğretmek gerekir. Bu da dokunmakla, sevgiyle sağlanır"