27 Haziran 2011 Pazartesi

biz bir gülün dikeniyiz aslında

eee gül dikensiz olmaz ama aslında o dikenlerle bir bütündür gül ve gülü seven dikenine katlanır; sorun şu ki ben dikeni elime battı dediğimde bu illa kocamın eline de diken batmış olmasını gerektirmez onun dayanıklılık alışkanlık ve beklentileri farklı benim farklı
o marstan ben venüsten
ben anlatsam anlatsam o dinler ,genel hatları ile sorun yoksa işin içini kurcalamaz çok konuşmaz

şimdi biz kararlaştırdık cuma akşamı denizi olan bir şehrimize seyahat ettik orda otelde bi oda tuttuk yattık kalktık sabah oldu deniz kenarında kıyafeti ve ayakkabısı ile oturmaya yeltendi kaldırdım orda giremezmiş başka yere götürdüm orda da gölgede yattı bana da çocuk üşür dedi çocuğu suya sokamadım başına güneş geçer dedi çocukla ben gölgelik altında durduk neyse ki kumla suyla avuttum ve ensonunda akşam oldu biz çocukla ikimiz bayıldık uyuduk o tabi bütün gün yatmıştı hadi kalkın gezelim dedi iyi biz de kalktık kucağımda bir kuzu ile bara gidemeyeceğime göre sahilde yürüdük tabi sıkıldı ofladı pufladı odaya döndük yattık
sabah oldu kahvaltı ettik arabaya bindik geri döndük ben bembeyazım hala oysa cumartesi pazar toplam 48 saat içinde insan biraz güneş görür fakat biz olunca mevzu görmeden geri gelebilirsin böyle

konuşup kararlaştırdık ama bana sen istedin diye gittik muamelesi yaptı
ben yine mutsuz oldum
ama aldırmıyorum artık
büyüsün oğlum ikimiz babasını ....

6 Haziran 2011 Pazartesi

illa biyerde okuyup yada birinden duymuştum eskiden. bunun için mi bilmiyorum önyargıyla ve bilinçaltı çağrışımla mı alakalı onu da bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey var bebekten sonra eşimle ilişkimde "mutsuzum"
evvelinden de biz tabiri caizse dip yapan borsa gibiydik sonrasında yükseliş trendine girerdik ama şimdi ben dibin dibindeyim yaşamak için sebep arar hale geldim anne olmak önemli ama bu değil aradığım sebep benle ilgili sadece beni yaşatacak şey ne?
herşeyin sebebi ben; mutlu olsaydım da bendendi şimdi de .
demek ki ben yanlış yaptım.hep kendi kararımı verdim ya bunedenle kendimi suçluyorum sanki başka bir yolu seçseydim daha mutlu olacaktım ,kim bilebilir oysa?
yutuyorum
içimde birikiyor
bugün birikenler hazmedilebilir miktarda
ya patlarsam ?
patlamaktan korkmaktan mutsuzum oysa inanmak,bu patlamayacak daha iyi olacak diye umut etmek gerekirken
yapamıyorum
eskiden beri bardağın boş kısmına odaklanırım

2 Haziran 2011 Perşembe

gül ve balık

bir blog keşfettim yakın zamanda , bu kadar zamansızlıktan dem vururken blogları keşif yolculuğuna nasıl çıktım ben de bilmiyorum ctesi mesai bile yapılıyor yani uff o derece yoğun ama ben işte yazmadan okumadan duramıyom bu blog şeysini
ne diyordum bir blog keşfettim , öyle işte , okuyorum .
öncelikle kitap okuyup bitirme mevzusunda onu kıskandım.benim hayatım kuraklık içinde de bu manada . önce sevmek lazım tabii. Elbet ben de seviyordum bir zamanlar okumayı ama kendime acıyorum okuma sevgisi bile kalmadı bezgin bekir hayatımda.
Sonra kırtasiye konusundaki çılgınlığına şaşırdım,çok düzenli olmalı takdir ettim. Çünkü ben o kadar malzeme alıyor olsam ev ne hale gelir bilmiyorum şu halimle bile gayet dağınık vaziyetteyim ki hiç bir alanda alışveriş huyum yoktur.şampuan bile biter ondan sonra acilen karşı apartmanın altındaki bakkaldan alırım mecburen.
Ve aslında en çok da ona hayran kaldım .Ben yaparım diyerek yola çıkmış , uzaklarda bir hayat kurmuş... Gerçi neye göre uzak ?
Neyse katılım gösterdiğim hediye çekilişindeki hediyeler değil aslında bu yazıma sebep sadece
yazmak istedim
dileyen için burdan : http://yolunneresindeyim.blogspot.com