23 Aralık 2011 Cuma

Sunay Akın dan bir öykü aktarıyorum

Karı koca uyumuştur çoktan.daha doğrusu koca uyumuş ,karısı onun rüya denizine kulaç attığından emin olmak istiyor.yataktan usulca doğruluyor elbiselerini usulca giyerek ses çıkarmasın diye yatmadan açık bıraktığı pencereden usulca bahçeye atlıyor.Kadının gönlü başka bir adamdadır.Ve aşığı bir ağacın altında onu beklemektedir.İki sevgili kararlıdır , bu gece kaçacak kimsenşn kendilerini bulamayacağı bir yerde yeni bir hayat kuracaklardır.
Soluklanmak için verdikleri ilk molada kadın evden kaçtığından beri ayakkabısının içinde bir şeyin kendisini rahatsız ettiğini söyleyerek elini çıkardığı ayakkabının içine sokar .Kadın avuçlarında tuttuğuna inanamaz ; elinde bir tomar para vardır .
Kadının geride bıraktığı kocası herşeyin farkındadır . " Ama" der kendi kendine ; " bu kadının bende emeği var , çamaşırlarımı yıkadı banyoda sırtımı sabunladı , önüme sıcak çorba koydu . Yaban elde muhtaç olmasın." Geride bırakılan koca parasının bir kısmını kendisini terk eden karısının giderek uzaklaşan adımlarının içine koyar.

Aldım eline işyerinde kaçamak da olsa soluksuz okudum benim ilgimi çekti "bir çift ayakkabı " isimli kitabı Sunay Akın'ın.Bu hikaye de ordan. Bu kitabı okuyan var mı bir şey danışacağım da ona ...

13 Aralık 2011 Salı

reddi miras

cumartesi kısa günde bir faaliyet yapamadan akşamı etmiştik ki bana bir beyaz şarap almış gelmiş kocam , yanında da balık . ben rakı balık bilirdim ama o böyle uygun görmüş olsun keyif yaptık üstüne de kahveleri içip oturduk
uyduktan sonra gece bi kalktım karnım ağrıyo ve o ağrıyı ben sabaha kadar çektim karnımı ütüleye ütüleye bir hoş oldum sıcak uygulama yapınca ağrı azalıyor diye.
derken artık dayanamayıp acile gittik gaz sancısı var sanırım dedim doktor eliyle muayene etti karnında gaz yok senin miden rahatsız ülser olabilir gastrolojik muayene ol dedi bir iğne yapıldı gittik eve.
bu aslında son aylarda 3.kez yineleyen bir durum oldu gece sabah kadar süren ağrı durumu
endoskopiden korkuyorum diye de gidemedim uzman doktora henüz
yaşadıklarımdan sonra benim ülser olmam da gayet normal bu stres bir şekilde boy gösterecekti vücudumda .ayrıca anne tarafımdan genetik bir miras bana
baba tarafımda ise tansiyon ve kalp var

bizde maddi bir miras yok ama işte bol bol genetik miras sana

8 Aralık 2011 Perşembe

aklımdaysan o an
geceyi eli kolu bağlı arkamda bırakarak
düşerim bir yıldızın peşine
şimdi ver elini mavi rüyalar
rengi mi olurmuş rüyanın deme
sen hiç kor ateşe bakıp masmavi parladığını görmedin mi ?
düşe kalka olduysa sabah
ayrılmak sanma bunu
koklarım doyasıya ıhlamur çiçeklerini
kırmızı bir şala bürünür
ısıtırım yüreğimi

7 Aralık 2011 Çarşamba

aralık

ben severim vur patlasın çal oynasın şarkılar eller havaya yılbaşı kutlamalarını yani hayatımda bir iki kere bu şekilde olabildi ise de iyi ki oldu. deliye hergün bayram değil ki yani ben her cumartesi çıkıp eğleniyorum o gece evde oturacağım diyeceğim bir durum yok .
şurda senelerdir evde oturuyorum her cumartesi hatta hatta her gün ; kırk yılda bir kere de çıkalım eğlenelim istiyor bünye .
bakalım artık şartlar müsaite doğru meyilli giderse çıkacağız o akşam da ben şimdiden heyecan yaptım bile ya çıkamazsak diye
neyse hayat genel olarak kış güneşinde pencere kenarında kıvrılma arzusu duyarak ve fakat bunu hiç yapamayarak geçiyor hafta içi işe gel eve git haftasonu süpür sil çamaşır as topla nevresimler perdeler kıvamındayım
bir satır kitap okumuşluğum bir kare film izlemişliğim yok hey gidinin özlemi sen bu hallere geldin de bunu bile yeterli görmeyen bir adamla evlisin ben sana daha ne diyim