9 Temmuz 2012 Pazartesi

ne zaman geldin ruhum görmedim seni

hiç bir şey yapmayarak fakat saatler dolusu zaman zarfını onu öpüp koklayarak gözlerinin içine bakarak geçirmek haftasonunun adı oldu benim için. Doydum diyemem ama iyi geldi. Özlemişim oğlumu . Her akşam buluşsak bile bir günü hatta iki günü kesintisiz yanyana dipdibe geçirmek çok az nasip oluyor da.
bir süre önce ona artık bez bağlamak istemediğimi fakat bu süreci nasıl başlatıp nasıl sürdüreceğimi pek de bilemediğimi anlatmıştım. ve yine oğlum , her konuda olduğu gibi bu konuda da kendisi bu sürecin üstesinden geldi maşaallah diyim beni ve babaannesini yormadı . bir cumartesi sabahı bezini bağlamadım ve en fazla iki kaçırma dışında bugüne kadar uyku dahil bezi bağlamadan gelebildik. bir rutin yaratma bir seremoni uygulama durumum olmadı . Vakti gelmişmiş , ne kadar şanslıyım ki o vakti tutturabildim. Tek atımlık okum vardı çünkü . Bu durumda bir yaşında konuştu iki yaşında yürüdü üç yaşında çişini öğrendi diyebilirim.
henüz tatile gidemedim . ben 76 lıyım işyerimde herkes benden küçük ve nerdeyse herkes tatile gitti geldi. Benden küçükler bile dinlenme molası kullandı ben hala nasıl çalışabiliyorum siz tahmin edin . neyse geç olsun da güç olmasın diyorum .
oğlum ve işim dışında hayata dair yaşadığımı hissedeceğim bir konu olmadığından kitapmış müzikmiş sinemaymış geziymiş .... sıkıcılığını koruyan blogum can çekişse de son nefesini vermemekte ısrarcı .

Hiç yorum yok: