30 Ocak 2012 Pazartesi

bir orman bir gece kar altındayken

sanırım çoğumuz beyaz bir sabaha uyandık , cuma günü annemlere gittik pazar akşamı döndük çok şükür yollar iyiydi sadece kızkardeşim ankaradan hızlı tranle gelirken 6 saatte geldi onun stresini de çabuk atlattık kavuşmanın mutluluğu ile annem harika yemekler pastalar yapmış kereviz , patates böreği (biz deli börek deriz akıllısı su böreği oluyor ) yaş pasta , elmalı turta ,
tarhana çorbası , uf uf analtmakla bitmez.
iki düğün vardı birine uğradık fazla kalmadık diğerine geçtik.orda da biz varana dek bütün seremoniler bitmiş nikah pasta takı felan hallolmuş bize işin eğlence kısmı kaldı , oynadık da oynadık hatta gecenin ucunda yerlere oturup türkü söylemediğimiz mi kaldı , bayrak açıp onuncu yıl marşı ile salonu turlamadığımız mı ?
kuzu annemde kaldı bu nedenle rahatım yerindeydi elbette onun da rahatı yerindeydi annemi çok özlüyor kavuşunca hallerini görmelisiniz yerlerde kucak kucağa yuvarlanıyorlar anneanne torun:)
benim çok kıymetli çok eğlenceli bir arkadaş grubum var ama böyle düğün dernek olmazsa bir araya gelmek zor takdir edilir ki .
istanbul dan düğüne gelen arkadaşlardan biri dedi ki siz böyle toplanıp kahvaltılar piknikler yapıp fotoğraflarını paylaşınca ben sizi kıskanıyorum .biz de ama zaten onlar senede bir ya oluyor ya olmuyor sen bize dışardan bakınca biz hep öyleyiz mi sanıyorsun dedik.bu düğünde işte öyle fotoğraflarda yerini alacak biz yine bir düğün bekleyeceğiz birbirimizi görmek için.

24 Ocak 2012 Salı

avuçlarında hala sıcaklığım

biliyorum orjinali avuçlarımda hala sıcaklığın ...
ama bu başka.

kuzumu gece yanımda uyutuyorum , çünkü hayatta uyumaktan zevk alabileceğim başka biri yok bu şekilde. elleriyle yanaklarımı avuçluyor burnu burnuma değiyor onu bırakmak istemiyorum
biliyorum yanlış ama benim 12 saat çalışmam da yanlış hiç izin kullanamam da yanlış haftasonu ev işlerinden oğluma zaman kalmayışı da yanlış 4 yanlış 1 doğruyu götürüyor
ona hasretimi doyurabileceğim başka bir şey bulamadım uykuda buluşuyoruz

bendeki ışığa ve parlamaya gelince , zaman herşeyin ilacı ve ben zamanla yaşam tarzıma alıştım diyelim

ve bir de kimse kuyu kazmaca oynamıyorsa benimle kendi kendime kazacak değilim. eee kazılmış koca koca kuyuların etrafını dolaşıp buraya gelebildim düşe kalka
darısı gelecek günlerin başına

ama her an herşey olabilir . biz günü yaşayalım , parfümüm gelmedi kalmamış yeni bir koku bulmam lazım çok pahalı olmasın

23 Ocak 2012 Pazartesi

şafak türküsü

iltifatlar için teşekkürler .... yorumlarınız benim için candır. tek tek teşekkür ederim . katalogdan ruj ,rimel , fondöten ve parfüm sipariş ettim ,topuklu bot aldım giyiyorum, 4 yeni bluz aldım . 3 adet kolye aldım . haftasonu tek tek deneyerek kıyafet kombinlerimi yapıp hazırladım hafta içine ... tarih bunları yazsın burda lütfen .

kuzuma telefonumdan müzik dinletmeye daha karnımdayken başlamıştım , sonra uyumaya geçişlerde bu müzik uygulaması devam etti.
ben gençliğimde ve sağken rahmetli hiç "ah.-met ka.-ya" dinlemezdim elbette onu ve şarkılarını bilirdim bulunduğum ortamlarda çalmıştır ama ben bizzat gidip kasetini almış dinlemiş değildim. hamileyken onun şarkılarına aşermiştim :)))
kızkardeşim de telefonuma epey bir şarkısını yüklemişti. oğlumun uyutma müzüklerini ayrı kategoride toplamıştım geçen gün o kategoriyi artık sıkılarak dinlemediğini farkedip hepsini çal dedim sırayla çalınca araf sonra da şafak türküsü çaldı. ben de bu güzel değilmiş dedim ama o "güzel" olduğunu ısrar edip dinlemek istedi. ve sonra söylemeye başladı " saçlarına yıldız düşmüş koparmı kopar" çok tatlıydı anlatamam

5 Ocak 2012 Perşembe

kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına

burası bunları yazacak kadar gizli bir yer mi bilmiyorum ama gizli kalmasını istesem sanırım yazma gereği duymazdım . açığa vurmak içimden atmak istiyorum bunları .

son zamanlarda bir çaba içinde buluyorum kendimi . saçıma başıma kılığıma kıyafetime parfümüme hatta masamın düzenine kadar özenmeye başladım yıllar sonra . öyle yataktan kalktığım gibi işe geliyordum hemen açıp bilgisayarı akşamın körüne kadar çalışıyordum aynalara küs kendime küs öyle moralsiz bir haldeydim. bir gün içim açılsın diye makyaj yapmıştım hani şu kayınvalidemin bana büyücü dediği sıralarda
biri da bana bir iltifat bir iltifat etti nasıl hoşuma gittiyse artık alışkanlık oldu bu makyaj yapma işi bende her sabah boyanıyorum
bir de gittim saçlarımı da boyattım kestirdim felan
takı takmazdım aldım taktım bir sürü takı
tırnak uzattım oje sürdüm derken işte dışardan bakınca değiştim diyebilirim sayesinde.
hayır sebep olduğu şeyler gayet güzel ve abartılı bir şey yok zaten moda , kozmetik ve kuaför kadınlar için olmazsa olmaz değil mi , haksız mıyım ?

ama ben bunu o bana iltifat etti diye yaptım ya ilk başta işte o yüzden suçluluk duyuyorum
evli barklı kadınım ya olmaması lazım bunun benim hayatımda bu iltifat beklentisi yasak bana.

zaten gün içinde doksan kişi var muhatap olduğum kimi abi kimi kardeş kimi arkadaş kimi de işte bir iltifatı çok görmeyen nazik bir beyefendi kimi öküz kimi kazma kimi odun...

onca sıkıntı arasında bir tebessüm kondu diye yüzüme yer şimdi içim içimi benim

yemesin mi
yesin mi