27 Şubat 2012 Pazartesi

ağlamadan çalamaz hiçbir saz

ben aslında müptelası değilim şarkıyı söyleyen sanatçının ama bu bir tema olarak hoşuma gitti çünkü oynayalım eğlenelim şarkılardan çok böyle ağlayan ağlatan şarkılar müzikler seviyorum ben :(
ama yok , genel olarak keyfim yerinde bu aralar Maşallah diyim , bir annemin kutsal topraklara ziyareti mevzusu var kafamda şimdi onu tek başına uzaklarda düşünmek içimi daraltıyor . Bu 23 nisan gezisini de iptal demek çünkü onuru ona bırakıp kaçamayacaksak gitmenin bir anlamı yok evde daha iyiyiz
cumartesi bir restorana gittik nerdeyse datçadan sonra ilk defa evden dışarda yemek yedik üçümüz ve datçada bir babası kucakta gezidiriyor bir ben şeklinde yapmıştık bu sefer üçümüz oturabildik masada hala etkisindeyim şok oldum resmen .
bizim alt komşu yeni bebeği oldu haliyle bu aralar hassas ve gürültüden şikayet ediyor , o da haklı kendince ama onuru durduramıyorum kanepeden atlıyor arabasını yere atıyor koşuyor derken illa gürüldüyor ev . konuştuk uzun uzun onurla.
babaannesi sessiz ol dedi sabah yine onur da ne cevap verse beğenirsin : - " biliyorum babam anlattı bana " babane sorar : - " ne anlattı baban " ve onur : -"aşağıda bebek var onu anlattı"
bu kadar biliyor farkında ama tutamıyor kendini oğlum.

23 Şubat 2012 Perşembe

değdi saçlarıma bahar gülleri...

bazen bu hikayelerim yüzünden başıma bir iş gelecek diye korkuyorum ama yaşananları hayal edilenleri ve hiç yaşanmamış hayal edilmemiş o an kelimelerin getirdiklerini harmanlayıp yazıyorum işte öyle birşey. biraz romantik komedi izlesem iyi olacak ben yoksa kendimi hikayelere kaptırıp gideceğim . film izleyip acıkan romantizm duygumu doyurabilirim belki. özlüyorum ne yapayım
içim kıpır kıpırdı ya hani onları özlüyorum
o kıpırtıları en son 2003de bırakmışım.
eşimle 26 nisan 2003de tanıştık
9 yıl
ona bazen hayatımın 10 yılı diye bakıyorum
ben onunla en çok gezmeyi seviyorum akşam bir plan yokken sabah gün ağarmadan arabadayız ya işte o anlara bayılıyorum . çocuğumuz küçük olduğu için artık bu kadar çat kapı evden çıkamasak da cemreler düştükçe yerimde duramaz oldum , 23 nisan tanışma yıldönümü diye etiketlenebilir tarih yakın ne de olsa ve o tarihte bir otelde yer ayırtıp ver elini akdeniz demek ne hoş olur. dur bir bakayım tatil sitelerine...

16 Şubat 2012 Perşembe

kendimden kaçak...

buz gibi bir kış günüydü
sıcacıkk bir öpücük uğruna işyerindekilere ve de anneme yalan söyleyerek akşamüstü otobüse binip gittim onun şehrine.
ismi içinde barındırıyordu tüm "kor" ateşleri
ve gizlilik körüklüyordu arada bir közlense de alevi
kimse bilmeden kendimden bile kaçarak vardığım bu sevgiliyle süper bir konseri birlikte izledikten sonra sabahın dördünde yola düştük yeniden.
benim tekrar otobüse binmem gerekiyordu
oraya kadar el ele yürüdük ve ayrıldık
ben kendi soğuk şehrime giderken o sıcacık ellerini salladı bana

her buluşmamız keyif her ayrılığımız hüzün doluydu
kimseyle dans etmedim ben kulaklıkta çalan müzikle yol ortasında
onunla ettim
kimseyle ezginin günlüğü konserinden çıkıp arabada yine aynı şarkıları bağıra bağıra söylemedim
onunla söyledim
kimseyle frappe içmedim köpük köpük
onunla içtim

ben ; kendime
kendim gibi bir sevgili bulmuştum
eğlenen gezen dans eden yiyip içen
ve bunlardan çok ama çok keyif alan
onu bunu takmadan yol ortasında öpüşebilen
uykusunu feda ettiği seni uykunu bölerek her gece arayabilen
şiirler şarkılarla seni besleyen

şimdi
yazdığım şiirleri bile bulamıyorum onun uğruna
ismini oğluma koyacaktım ; çok Türk filmi tadında buldum bu isteğimi vazgeçtim

yıllar sonra ; gidip gelmelerle yürümez diye vazgeçtiğim aşkımın şehrinde bir muhtardan ikametgah alıyordum onu yeniden gördüğümde

ben geldim sevgilim
ama artık sen yoksun...

14 Şubat 2012 Salı

bunalım

oğlumun bacağında bişeyler çıktı gittik böcek ısırığı dedi DR.
kasım ayında da çıkmıştı aynen böyle evi baştan aşağa iyice ilaçlattık 3 gün eve girmedik
tekrar edince canım sıkıldı
oğlumun çektiği sıkıntıya mı üzülsem
babasının sanki evi benim pisliğim yüzünden böcekler basmış gibi davranmasına mı üzülsem
yoksa şimdi kış günü yine ilaçlama temizleme telaşına düşeceğiz diye mi üzülsem

bilemedim

* benimle paylaşabileceğiniz öneri tecrübe ve bilgileriniz var mı acep bu tahtakurusu mücadelesi hakkında *

13 Şubat 2012 Pazartesi

benim bu derdim...

cumartesi ritüelini bozarak kahvaltıdan sonra oğluşumla beraber giyindik kuşandık hva da yumuşaktı ; bindik dolmuşa çarşıya çıktık. bir profiterol bölüşüp yedik biraz yürüdük sonra kuaföre gittik . bu ilk tecrübemizdi ve boya + kesim için lazım gelen yaklaşık bir 2 saat süresince o kutu gibi kuaför salonunda bekledi beni oğluşum .normalde cumartesileri ikimiz evde temizlik yemek vb gibi işlerle akşamı ederdik bu sefer dedim oğlumun suçu ne gezsin çocuk .Demeyin kuaföre gitti sıkıldı . Onun için farklı bir ortam bir sürü abla felan iyi geldi yani bence.
Eve gelince yedirdim uyuttum ve bir film açtım asırlar sonra film izlemek de bana iyi geldi.
tek başıma oturdum "incir reçeli" ni seyrettim ve hala şarkısı dilimde. yetmezmiş gibi akşam da "21 gram" filmini seçtik eşimle .seyredenler beni anlayacaktır çok etkilendim bir de üst üste gelince bu iki film aynı gün fena oldum
saçımın ne rengi ne de kesimi içime sinmedi , beyazlarım çıktığı için boyatmıştım yoksa renginden memnundum kendim köpük boya ile boyamıştım evde ama çok zoruma gitmişti bir de üstelik banyodaki halıya sıçratmıştım .O nedenle bu sefer kuaföre boyattım .Ona da boya alıp gidip boyatmak ayıp olacakmış gibi geldi fakat o kendi boyasından benim istediğim rengi tutturamadı. Şimdi böyle çok farklı bir renk kullanıyormuşum gibi yazdım da değil aslında saçım çok koyu kahve yani siyah da denebilir dümdüz saç işte.
günler uzadı biraz kendimi iyi hisseder oldum yakın zamanda fırsat bulup bir haftasonu seyahati yapmak ister oldum . kendim için olduğu kadar oğluşum için de. sürekli evde aynı ortam aynı konular ile meşgul ola ola çocuğun zihni bulanıklaşacak . gidelim gezelim ona yeni keşifler sağlayalım istiyorum .