1 Ağustos 2012 Çarşamba

geçip giden zamanları bir yerlerde bulsam

tatilin son günü Kaş'ta çok tatlı bir pansiyondaydık ben sırt çantamızı mayo ve havlu gibi şeylerle doldurup hazırlanıp büyükçakıl plajına gidip bütün gün su böcüsü olacağımızı hayal ederken bir kaç kez eve gitmek istediğini belirten oğlumun ısrarı babasını da yuttu ve asla yapmayacağımız bir şey yapıp o sıcakta öğle vakti yola çıktık evimize dokuz saatte geldik dur kalk.
giderken istikamet akyaka idi gece onbirbuçukta başlayan yolculuğumuz kahvaltı saati olmadan bitmişti serin serin ohhh ne güzel günümüz de kaybolmamıştı kahvaltıdan sonra denize atlamak nefisti
dönüşü de böyle yapacağız derken tam tersi oldu çünkü biz en geç sabah beş gibi yola çıkarız ki sıcağı yemeyelim
neyse eve erken geldik diye biraz da evde dinlendik haliyle tatil de yoruyor işe gelirken daha bir sağlam kafa sağlam vücut oldu pazartesi ama aklım hala orada. bayramda bile gidesim var  sonrası bir kaçamak daha yapasım var
evet sıcak ama biz deniz kenarında ya da teknede iken sıcağı hissetmedik , iki kere tekne turuna çıktık tatilin en güzel şekli tekne hali bence. bir de akyakayı sevdim beğendim ama biz tek bir yerde kalamıyoruz tatilde bu sebeple oraya gidip dönüşte Kaş ta da biraz kaldık.Akyaka hakkında tek yorumum haftasonu çekilmeyeceğidir . küçük ya o yüzden çok kalabalık kaldırmıyor ama haftasonu civardan gelen günübirlik ya da ikigünlük konaklamalı misafirler yüzünden kalabalık oluyor.
oğlum coştu bu sefer. ona can yeleği gibi  bişey almıştım tek başına yüzdü bu vesileyle bol bol . daha önce tekneden inemiyorduk şimdi hiç sorun olmadı rahatça indik yüzdük. akyaka içindeki plaj ise çok sığ zaten korkusuzca koyverdim kamyonu küreği ile oynarken girdi girdi çıktı denize tam çocuklu aile plajı orası.
Kaş taki pansiyonda kalan bir abisi için" abi gıdığına ne yazmış anne" diye sordu meğer dövmesi varmış gencin . ve oğlum kızları keşfetti küçük büyük farketmez turist yerli farketmez her kız ile konuşası görüşesi geliyor.