29 Kasım 2013 Cuma

aralandı kapılar kışa doğru

bugün eşim işyerine erken gittiği için okul saatinde oğlumu okuluna yürüyerek bıraktım ve ordan da işe geldim dolmuşla. günlerdir arabayla gidip geldiğimden mi anlamadım yoksa hava aslında bugün mü soğudu bilmiyorum ama çocuk da üşüdü ben de ... kulaklarım dondu resmen . oysa daha geçen hafta günlük güneşlik bir haftasonu idi bu haftasonu nasıl olur acaba biraz dışarı çıksak oğlumu biraz gezdirsem .

kızkardeşim hamile sanırım iki aylık falandır , üniversiteye başladığımdan beri 10yaşındaydı o zaman
aynı evde kalmadık ama hayatımda bana ondan daha yakın olan birisi yoktur . Önceleri mektup yazardım şimdilerde cep telefonu var uzun uzun konuşuyoruz. okuduk evlendik benim çocuğum oldu ama hep yanımda hissettim onu hep.. fakat işte hamile olduğunu söylediğinde birden içime bir his doğdu , ilk defa kızkardeşimle aramda bir uzaklık ve bu uzaklığın nedeninde o bebeği hissettim ( kıskandım bile o bebeği )
kardeşim bir günlüğüne bile olsa kalkıp gelirdi , ayda bir görüşürdük , sabah işe giderken konuşurduk
bence yine hep görüşüp konuşacağız ama ben o hissi o an yaşadım ve silemiyorum belleğimden.
Kızkardeşim doğduğunda 8 yaşındaydım çok iyi hatırlıyorum bir gün kucağımda anneme gidip altı aydır bakıyoruz ne zaman gidecek bu dediğimi. yani hislerimi bir süre sonra değiştiriyorum bu belli bişey :)

gelelim okumalarıma , elimdeki kitabı çok sevdim galiba biraz röntgenciyim " bir psikiyatristin gizli defteri"
evet başka hayatları okurken zevk aldığımı biliyordum roman okurken kitabı elimden bırakasım gelmezdi ama bu kitapta kısa kısa vakalarını anlatmış psikiyatrist ve bir romandan çok çok daha ilgimi çekti. Dün öğle arası bankadan çıkıp yakınlarda yeni açılan bir kafeye gittim bir cheesecake ile bir fincan kahve söyledim ve kitabıma gömüldüm ( saati gözümün önünden ayırmadım yoksa orda bir saatlik öğle arasından çok daha uzun kalabilirdim )

bundan önce Alper Canıgüz 'ün Cehennem Çiçeği romanını okudum , hızlıca bitirdim ama aynı yazarın başka bir kitabını alacağımı sanmıyorum . Engin Ergönültaş 'ın romanı ile ikisi kısa süre içinde üstüste okuduğumdan olsa gerek İstanbul'un kenar mahallelerinde geçen bir romandan uzak duracaüğım bir süre

Aslında tam da uzaklaşmaya yarar bir romanı da araya almıştım oysa ki Paul Auster "New York Üçlemesi"
fakat yeterli gelmedi sanırım .Kitabın akışı güzeldi ancak bitirişlerinde ben yine mutlu olmadım .Diyorum size gözüme çomak sokar gibi açık açık son yazılmazsa tatmin olamıyorum diye.