15 Nisan 2014 Salı

kutsal gece

kutsal gece ; yazarı Tahar Ben Jelloun
kitabı okurken bi kuzey afrika havası alıp gelmedim desem yalan olur . Zaten hep gidesim vardır benim , gideyim gezeyim göreyim severim hep seyahati ama henüz yurtdışına gitmek nasip olmadı. gidecek olsam ilk işim fas tunus cezayir mısır olmaz heralde ama elime geçen bazı kitapların etkisinde kaldığımdan uzaktan sevdim oraları .
kitabı çok uzun süre elimde gezdirdim son zamanlarda en yavaş okuduğum kitap buydu .kendimi diyete verdim , 92den 84e düştüm , boş vakitlerimde ne yiyeceğimi düşünür oldum çünkü ben günde 2 öğün yiyordum artık 5 öğün yiyorum ve hazır yemek değil de evde hazırlayabileceğim sebze türlerinden getiriyorum işyerine , sabah yarım saat ev içinde dans ederek öğle arası da yarım saat yürüyerek aktivite katmaya çalışıyorum hayatıma ve de akşam erken yatıp sabah erken kalkıyorum .her daim bir iki sayfa okusam da bir gecede kitap bitirme durumlarım artık yok.
sıradaki kitabım Gabriel Garcia Marquez , Yüzyıllık Yalnızlık. Henüz kapağını açmadım .


 

10 Nisan 2014 Perşembe

sade

Günlerden sadeymiş ogün


Şekersiz tatsız birgün

Sabah bulut yokken bile güneş

Kendi gölgesine saklanmış

Uyanmış bizim prenses

Serin ve sade bir güne

Diline ne bir şarkı dolanmış

Ne de almış eline tarağı o sabah

Kırılmış çünkü

Kalbi

Sevdiği , sevildiği

Eline yüzüne çilek reçellerinin yapış yapış bulaştığı

O tatlı bahar günleri yokmuş artık

Koyu sade bir sessizlikte bürülü

Kalın yorganlar altında saklanmayan uykular gibi

Gelivermiş yalnızlık…

Günler günleri kovalamış

Yollardan yolcular gelmiş geçmiş

Kaç bahar kaç güz ağaçlar soyunup soyunup giyinmiş

Karların daha dağbaşlarında göğü seyredurduğu bir ilkyaz sabahında

Güneş bu kez gölgesini bırakıp eğilmiş aşağıya

Prensese ses etmiş “uyan “

Ardından badem ağaçlarının çiçekleri

Gelip takılmışlar prensesin saçına

Kuşların şarkısına eşlik etmeye başlamış prenses bir anda

Yüzünü görmese de bir sevda oturmuş yüreğine

Tadına bakmasa da bir kavanoz reçeli yemişcesine

Sevmiş , Sevilmiş















4 Nisan 2014 Cuma

TEMİZLİKÇİ

kendimi evlere gündeliğe giden temizlikçi gibi hissediyorum . Ruhunda örümcek tutan yerlerin bir bir tozunu alıp yerine mis kokular bırakıyorum . 

oysa


Onu seviyorum


İsminden başlıyorum sevmeye

Uzağı ifade ediyor

Uzağı sevmezsin oysa



O da beni seviyor , biliyorum

İsmimden başladı beni sevmeye

Ayrılığı ifade ediyor

Özlem’i sevmezsin oysa



Geçmişten geliyor sevdalar

Ve bekliyor kalp kutularımızda

Bir zaman

Beklemeye dayanamazsın oysa



Dayansan

Bir beklesen

Bir özlesen

Uzak kalmaz

Dokunursun ufuk çizgisine bile



2 Nisan 2014 Çarşamba

deniz

biliyorsun denize bakmak güzeldir
denizi koklamak
denizi dinlemek
hep güzeldir

günün ilk ışıklarında
pırıl pırıl bir öğleden sonra
ya da günbatımında
hele ki yakamoz akşamlarında
deniz hep güzeldir

ya dalmak
o bakıp kokladığın
denizin içinde olmak
pırıl pırıl sularla kucaklaşmak
yakamozun ta kendisi olmak

biliyorsun sana hasret kalmak bile güzeldir
ya senle olmak ?