27 Ağustos 2014 Çarşamba

559 sayfa

sevgili öykücü ; monte kristo kontu benim için çok güzel bir tecrübeydi.hayatımın en eğlenceli 559 sayfası diyebilirim. ama beklentiler her kitapsever için farklıdır ; herkeste aynı etkiyi yaratır mı ? bilinmez...
kitapta öyle bir kurgu var ki ; başkarakterimiz ve etrafındaki yan karakterler öyle güzel bir kurgu ile birbirlerine ilişkilendirilmiş ki bazen gerçekten eğlencenin dozu komediye doğru kaçmıyor değil.yok artık tesadüfün bu kadarı da ? cümlesini kullandım ama battı mı ? batmadı. yine okurum yine okurum . yok aynı kitabı değil ama aynı tadı alacaksın dedikleri her kitabı 559 sayfa da olsa okurum.

onur düğünde misket havası oynamadı , düğün otelin bahçesinde yapıldı yanına bir arkadaş bulup çimenlerde yağlıgüreş yaptılar hah hah hah :)

sevgili sevinç ; murathan mungan'ı sipariş ettiğim anda da aklımda sen vardın ve senin onun kitaplarını ne çok sevdiğini bildiğimden okumuştur muhakkak diye düşünmüştüm.seni özledim ,biliyorsundur zaten

şimdi Hıfzı Topuz'un Nazım Hikmet'i anlattığı Hava Kurşun Gibi Ağır isimli romanını okuyorum . Sevdiğim biri hakkında sevdiğim bir üslupla yazılmış , gayet akıcı hiç sıkılmadan bir solukta 109 a gelmişim. Baktım bitecek hemen gittim yeni sipariş verdim .Yeni kitaplarım gelecek , yuppi.

başka da bişey yok ha bu arada 17 haziran da ilk defa teyze olmuştum .25 ağustos ta ikinci kez hala oldum . bu aralar minik bebekler hayatımızın neşesi.

iyi ki kitap okuyorum yoksa bir blogu yaşatacak , yazacak anlatacak hiçbişeyim olmayacakmış

22 Ağustos 2014 Cuma

eldivenler,hikayeler

çok uzun aradan sonra bir murathan mungan kitabı okumak iyi geldi. yeni türkü'yü çok seven bayılan şarkıların ezgilerine olduğu kadar sözlerine de çok çok hayran biriyimdir. murathan mungan ismi ile o şarkıların bazılarını yazmış bir şair olarak tanıştım.sonra birkaç kitabını da severek okudum. eldivenler,hikayeler kitabını da beğendim.özellikle ilk öykü olan eldivenler'de bir evlilik kurumu tarifi ve kurulması olayı vardı ki değinmeden geçemem.
" ölmek değil bedenimden çıkmak istiyorum, çok eskidi " cümlesini alıntılamışım bir hikayeden.ama çok güzel başka cümleleri de var elbet.
pazar akşamı eşimin kuzeni evlenecek nasıl becerdilerse aylar öncesinde karar vermiş olmalarına rağmen cumartesi değil pazar gecesine organize etmişler düğünü. neyse , ben onur'la bir düğüne gidip rahat ettiğimi pek hatırlamıyorum .bu sefer de anneme rica ettim gelip bi akşam onur'la kalabilirmisin biz düğündeyken dedim .Ok dedi. Ama şöyle de bir durum var pazar akşam düğün pazartesi sabah sekizde de erkek kardeşimin eşi hastaneye yatacak sezeryan için gün aldılar bebek geliyor .annem de orda olmalı tabii. bunun için sabah çok erken bizden kalkıp oraya gitmesi gerekecek hepimize zor olacak. sonra dün akşam tv de keloğlan çizgi filmine bakıyorduk bir misket havası başladı çalmaya . çizgifilmdekiler oynarken benim oğluım da kalkıp oynamaya başlamasın mı ? babası babaannesi hepimizin çok hoşuna gitti. düğünde de oynıycanmı falan dedik.eeee dedim bu da bana evrenden bir mesaj çocuğu düğüne götür anneni de buralara yorma.

işte böyle şimdilik cuma sevincime elimde bayıla bayıla okuduğum 558 sayfalık monte kristo kontu kitabımla geçireceğim bir haftasonu hayali eşlik ederken ayrılıyorum huzurlarınızdan

14 Ağustos 2014 Perşembe

tiffany'de kahvaltı

ay ben bi bayıldım bi bayıldım

bir kaç blog gezip ne okumuşlar diye bakıp alıyorum bu kitabı da öyle aldım.ve sevdim.
hatta tesadüf bu ya kitabın konusu 1940lı yıllara dayanıyor .o yıllarda vardır ya böyle beli ince etekleri gloş elbiselerinden işte ben de kitabı okuduğum günlerde böyle bir elbise buluverdim hem de 20 TL ye .Alışverişe birlikte gittiğimiz arkadaşım da bana onu alıverdi . hediye .ben de giyiverdim herkes de pek beğendi. yıllardır çalışırım ilk kez elbise giydim işyerinde. eee dile kolay oniki kilo. bundan önce giysem elbise yakışmıyordu .mecburen düğünde dernekte giydim ama istemeden. şimdi deneyip görünce yakıştığını aldım giydim hem de işyerinde. tabi bunda 20 TL olmasının payı büyük. zaten internete giriyorum 20 civarı bişey varsa alıyorum .aldıklarım da gayet yetiyor bana şimdi 20 tl ye bej rengi topuklu ayakkabı arıyorum siyah aldım da bej lazım . kotondan 20 tl ye aldığım  dar paça kemik rengi pantolonumla giyeceğim :)

yaz , kavurucu sıcaklar , gidilemeyen tatiller , tatile gidenleri kıskanarak geçen günler

evet biz de bayramda tatile gittik ama bana yetmedi çünkü yıllık 21 gün iznim hala dokunulmadan duruyor. ona dokunmazsam içim rahat etmez benim . ayrıca haftasonları kaçamak yapacak kadar güneye yakınız. ama yapmıyoruz niyeyse :(

7 Ağustos 2014 Perşembe

KEŞİFLER

bir porsiyon baklava , iki top dondurma ve bir litre buz gibi su ( çeşme suyu ama çok güzel suları var )
güleryüzlü hizmet de artısı
kaç lira dersiniz
4
evet
4

bu yaz yıllardır Datça'ya giderken gelip geçtiğimiz Köyceğiz 'de konaklamaya karar verdik. Bunda geçen sonbahar Datçadan dönüşte Fethiye Uygulama Otelinde kalıp beğenip ya biz neden uygulama otelinde kalmıyoruz ki dememizin etkisi ile bayramda orda yer bulamayınca ; yakınlarında var mı diye araştırmaya başlayıp bulduğumuz çok yeni hizmete girmiş olan Köyceğiz Uygulamanın da katkısı çok. Yeni , temiz , geniş , ferah odalı, kahvaltsı çok hoş ve bize göre fiyatı çok uygun olan bu uygulama oteli köyceğizi merkez tayin edip yakınındaki heryeri gezmek ve denize girmek için bize ideal geldi. ama köyceğiz 'de geçirdiğimiz üç akşamın , o yemeklerin , tatlıların , mekanların , fiyatların ve esnafın tavırlarının  sonucu olarak artık her yaz geliriz senede iki kere geliriz falan diyoruz bilemiycem

sonra denize nerde girelim dedik ve ekinciğe gittik . bize orası da tam uydu. arabamızı gölgeye parkedip çam ağaçlarının altındaki piknik masalarına oturduk . yere bişeyler serip oturanlar da çoktu bi dahaki sefere biz de sergimizle gideceğiz. şemsiye şezlong dolu beach yerine böyle toprak ağaç çam kokusu ve güzel denizi ile ekincik geç gelen ama iyiki de gelen bir keşif oldu 

köyceğiz gölünden çıkığ bir gün de tekneyle iztuzuna gittik ama tekne çok uzun sürüyor bir daha gitmem sanırım o şekilde.

dört gün datça üç gün köyceğiz derken hafif uzatmalı bayram tatili sonrası eve gelip bir daha ne zaman gidebiliriz sorularını yirmidokuz ekimde çok soğuk olmazsa diye cevaplayıp beklemeye başlıyoruz. işyerinde yerime bakacak kimse olmadığı için bir haftalık güzel bir izin alamıyorum bu sebeple resmi taile bir veya iki gün eklemek suretiyle bişeyler yapma telaşındyım .bir mayıs ondokuz mayıs derken ramazan bayramı ( kurban bayramında gidemiyoruz artık bir bayramı aileyle geçirmek farz oluyor ) ve ardından yirmidokuz ekim

bu arada datçadan gelirken inbükü tabiat parkına girip orda da denize girdik , yolu biraz toprak ve bizim teker de patladı gerçi orda mı nerde patladı bilmiyoruz ama denizi güzeldi  ben koyda yüzmeyi çok seviyorum dalgasız durgun su çok hoşuma gidiyor