24 Şubat 2015 Salı

pazartesi

farkındayım bugün Salı


ama ben son zamanlarda neden bu kadar yoğun pazartesi sendromları yaşamakta olduğumu sorgulamaktayım . hal böyle olunca sorgulamaya ve cevaplamaya buradan devam etmekte bir sakınca görmedim


ne kadar özlesem de "ohh bekarım gezer-tozarım" günlerimi ; bak o sıralar bu pazartesi sendromuna gülüp geçecek kıvamdaydım ancak şimdi Onur dolu bir haftasonunun ertesinde işe gelip onu özlemek sebebi ile ağlıyorum resmen , her pazartesi bir işkence oluyor . Şu yaşları kendi ihtiyacını büyük ölçüde giderecek kadar büyüdüğü ama küçük bir çocuk tatlılığı ile cıvıldadığı yaşlar . Evde veya dışarda arkadaş gibi davranabilmekteyim ama minik çenesini ısırmaktan da geri durmuyorum. İlerleyen yaşlarında bu sarmaş dolaş hallerimiz kalmaz olunca belki farklı hissedeceğim


mesela ben  anneme bakınca hiç mi hiç tensel iletişim kurmamışız gibime geliyor yani hatırlar insan değil mi ? ona uzaktayım hem mesafe hem duygusal bir uzaklık şu sıralar zaten kimseye Onur dışında , bir yakınlık hissetmemekteyim . yalnızlığımın tek yoldaşı o . evet babası da dahil





2 yorum:

cinar dedi ki...

içimdekileri yazmışsın sanki özlemcim. ben de çınar a bakıp bakıp seneler sonra bu gülüşmelerimizi öpüşmelerimizi hatırlamayacak olması ne acı diye iç geçiriyorum hep. ama çınardaki mızmızlık hala devam ettiği için öyle pazartesi sendromu falan da yaşamıyorum. yaşasın okul yaşasın iş modundayım daha çok :)

Öykücü dedi ki...

Yalnızlığımın tek yoldaşı.Ne güzel bir tanımlama.