25 Ağustos 2015 Salı

serin

sabahları bir hırka giymeyi gerektirecek kadar serinledi havalar , gezmeye tozmaya doyamadan yaz bitiyor mu ne ? ama bir şey söyleyim mi evimi de özledim şöyle tek başıma bir iki günü evimde geçirmek istiyorum odalarında dolaşmak kitabımı sereserpe okumak camdan boşboş etrafa bakmak iyi gelecek bana.
güneşlenmek gibi bir adetim yoktur ama yüzerken ya da onurla oynarken falan güneşin ışıklarına maruz kalınıyor ister istemez . yüzümde güneş lekeleri oluştu ve canımı da sıkıyorlar .
Güzellik meraklısı biri değilim fakat yıllarca aynada gördüğüm yüzün değişmesi de hoş değil. hiç bişeye kafayı böyle takmamıştım buna taktım .
derken bir krem önerisi çıktı karşıma bir haftadır kullanıyorum ve ilk defa bir şeyi kullanmayı aksatmıyorum . genelde düzenli olarak ilaç kullanmayı başaramam veya lenslerimi çıkarmayı unutabilirim ama bu bir hafta boyunca yatmadan önce o krem hep sürüldü düşün nasıl kafaya taktım o lekeleri .sonuçtan haberdar ederim.
hayaller el.çin san.gu
gerçekler ...


buraya bir foto eklemeliyim galiba
:)


:)





19 Ağustos 2015 Çarşamba

okul yolu

son iki yıldır onur anaokuluna gitti bu sayede onun okula gitmeye alıştığını umuyorum
bu yıl ilkokula başlayacak
kendisi farkında mı bilmiyorum ben okuma yazma öğreneceği oyun oynamayacağı eve gelip ödev yapacağı gerçek bir okula gideceğini bildiğimden pek bir heycanlıyım
onurun sadece karyolası vardı odasında kalan alanlar 0-6 yaş grubu oyuncakları ile doluydu kamyonlar kepçeler arabalar trenler ne ararsan var
bunlardan iyi durumda olanları bir kenera ayırdım ve kalanları ki zaten kırık dökük olanlardı attım burda bir cümle olarak yazılan bu uğraşı benim bir günüme maloldu odanın boyanması bile daha kısa sürmüştür .evet duvarlarında kara kalem ve keçeli kalem resim çalışmaları bulunan odayı boyayıp adam ettikten sonra bir de masa aldık internetten sipariş verip ve oldu sana genç odası , oyuncak yok duvarlar temiz ve bir çalışma masası var bir de kitaplık alınca olay tamamdır . hazır elimiz değmişken oturma odamızı da boyadık iki kanepe bir tv den oluşan eşya azlığı boya işini çok kolaylaştırdı fakat boya yaptğımız akşam ve sabah on kilo fasulyeyi yıkayıp kurutmalık olarak dilmeyeydik iyiydi işe alışkın olmayan bünyem iflas etti belim ağrıyo feci durumdayım .bir de üstüne pikniğe gittik iyi mi dokuz yıldır evliyiz dokuz kere pikniğe gitmemişizdir ben hele yerde oturmayı hiç sevmem oturmayı değil de oturup kalkmayı tam oturursun ateşe odun lazım su lazım peçete ver etin tuzunu getir soğanlar oldu soy ... otur kalk otur kalk hazta oluyorum .çekirdek ailemizi piknikte eğledikten sonra eve gel tabak çanakları yıka üstü başı yıka ser millet otursun sen hala koştur " evde makarna yiyelimmm" daha iyi be . üç köfte yedim burnumdan geldi valla . piknik sevmiyorum nokta net
yeni kitaba başladım öğle arası olsun bir kafeye gidip okumaya devam ediyim diye dört gözle bekliyorum çok sevdim " bülbülü öldürmek"

17 Ağustos 2015 Pazartesi

kitap zamanı

sabah bitirdim elimdeki kitabı , sevgili Öykücü aklıma da sen geldin çünkü kitap 18 YY Paris'inde geçiyor ismi SAF ( Andrew Miller )

Böyle "dönem kitapları" nı okudukça bugün burda bu zamanda yaşadığıma seviniyorum , Paris'te geçen bu kitap herşeye rağmen beni oldukça gerdi . Tuvaletin bile olmadığını düşünün

zaten gerginiz memleketin hali malum benim ev ve iş durumları da zaman zaman negatif seyrediyor e zaten ben bardağın boş kısmını görmekte ustayım bir de ruh daraltıcı kitaplar geçti mi elime sormayın gitsin .

bundan önce okuduğum kitap Geceyle Gelen , işte onu bayağı sevmiştim . Sanırım platonik aşklar beni etkiliyor ayrıca şehir dışında bir yaşam da çok ilgimi çekiyor masabaşı bir işim olduğu için olsa gerek.

geriye doğru gidiyorum , Konstantiniye Oteli  tatilde okuduğum bir kitaptı. Zülfü Livaneli Seranad 'ı , Son Ada yı , Kardeşimin Hikayesi'ni yazdı ise bu  kitabı kim yazdı acaba . Ordan burda şurdan beslenen ille de bu konudan da bahsedeyim diye her şeye değinilmek için öyküler ve kişiler birbiriyle zorla ilişkilendirilmiş gibi duran bir kitap oldu benim için.

bu arada Sırça Fanus u da okudum , psikiyatri ilgimi çekiyor ve beğendiğim bir kitap oldu bu nedenle

bitiremediğim bir kitap var sırada Katre-i Matem . Kitabı annemde unuttum o yüzden bitiremedim fakat Osmanlı devri saray hayatı falan bana artık çok çekici gelmiyor bu nedenle yeni bir kitap alırken dikkat etmeliyim sanırım .

ne kadar geriye gittim bilmiyorum kitap okuma hızım yavaşladı çünkü bundan önce ne okudum anımsamıyorum bir önceki kitap yazımda bahsettiğim Lizbona Gece Trenine kadar gitmiş olabilirim ...



7 Ağustos 2015 Cuma

yol

yol halini yolculuk halini severim . olay şu : o anda alternatif hiç bişey yapamazsın yoldasın çünkü kaçırdığın bişey yoktur. ama mesela tv izlerken aslında kalkıp temizlik yapabilirsin veya evde yemek yapmak için saatler harcamak yerine mesela pizza söyleyebilirsin hep başka bir seçenek vardır
( boş vakitlerimiz için konuşuyorum işte olmadığımız zamanlar için )
biz şimdi yarın yola çıkacağız  belki dört saat gideceğiz bir gece kalıp geleceğiz ama olsun ben seviyorum yolculuğu müzik dinler oğlumla bağıra çağıra şarkı söyleriz " dudak benim başka kimse öpmesin" gittiğimiz yerde yapacaklarımız kadar gidişimiz de beni heycanlandırır
bugün cuma kırmızı giydim keyfime diycek yok yarın seyahat var kızkardeşimi özledim bi de ankaraya gitsek tam olacak ama kocam gelmese onu ağırlamaktan biz kardeşimle vakit geçiremiyoruz adam ağır misafir oluyor gittiği yere mesela kızkardeşimin kocası öyle değildir çekilir köşesine bilgisayar defter kitap kendi haline vakit geçirir ama bizim bey eski zaman adamları gibi salonda oturur çay kahve ikram bekler (: